İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Selay Ertem, Laçin koridorunun kapatılmasını Azerbaycan’ın “kirli oyunu” olarak nitelendirdi

Almanya’da yaşayan Türk aktivist, insan hakları savunucusu, eğitimci, Almanya merkezli Soykırım Karşıtları Derneği’ni temsil eden Selay Ertem, Laçin Koridoru konusunda Ermenihaber.am‘e özel bir röportaj verdi.

Bu röportajda hem kendi şahsi düşüncelerini hem de derneğinin yaklaşımınız ve tutumunu ifade eden Selay Ertem, Ermeni Soykırımı’nın uluslararası alanda tanınması için aktif olarak mücadele eden bir aydın olan rahmetli Ali Ertem’in eşidir. 

– Karabağ (Artsakh) Ermenilerinin hayat yolu olarak adlandırıldığı ve onları Ermenistan’a ve dünyaya bağlayan Laçin Koridoru’nun çevresel bahaneleriyle kapatılması hakkında düşünceleriniz nedir?

– 12 Aralık 2022’den beri 120.000 insanın dış dünyayla bağının kopması anlamına gelen abluka, Laçın koridorunun Azeri çıkar çevrelerince bloke edilmesi insanlık için utanç duyulması gereken bir durumdur. Yüzyıllık acı tecrübe ortada duruyorken hala Ermeni halkı üzerinden oynanmak istenen oyunları “çevre koruma”, uyduruk “çevre severlerle” örtmeye çalışmak ne büyük bir iki yüzlülüktür. Şunu hatırlatmak isteriz: Bu “çevre koruyucular” kendi yayınladıkları bir videoyla da gerçek yaşama düşman birer sevgisiz ve duygusuz “aktivistler” olduklarını gösterdiler. Barış için uçurmak istedikleri güvercinin bile bunların ellerinde canından olduğunu görmek, adeta kendi kurguladıkları senaryonun bile tutmayacak kadar sahtelik içinde olduğunu gösterdi. Bu video bile niyetlerinin okunması için ibretlik bir gösteri idi. Güvercin uçmak yerine, ölü bir yığın olarak yere düştü. Kelimenin gerçek anlamıyla yaşamı söndürdüler.

– Azerbaycan’ın Karabağ’daki 120.000 Ermeni’yi insani bir felaketle karşı karşıya bırakmasının sonuçları ne olacaktır?

– Bu tıynette olanlar, 120.000 insanın hayatları hakkında tasaya düşeceklerini var saymak safdillik olur. 44 günlük savaşta yüzlerce, hatta binlerce gencini veren Ermeni halkı ve Karabağ topraklarının kadim halkı olan Karabağ Ermenilerinin bu toprakları savaş yoluyla terk etmeyip, aksine çok cesur ve kararlı bir duruş sergiledikleri ve sergileyecekleri bilinmektedir.

Bütün bu gelişmeler dikkatle izlendiğinde şu gerçeğin altını çizmek zorundayız: Laçin yolunun bloke edilmesi ve bütün bu girişimler Karabağ’ın Ermenisizleştirilmesi için düşünülmüş bir planlardır. Ne yazık ki bu planın bozulması için harekete geçen bir kamuoyu bulunmamaktadır. Yine devletler kendi çıkarları önceliğinde meselelere yaklaşmakta. Çıkarlarına zarar gelmediği kadar ses çıkarmaktadırlar. Yani yüz yıl önce olduğu gibi yine Ermeniler yalnız bırakılmakla yüz yüze.

– Lütfen bu konuda Türkiye’nin Azerbaycan’a verdiği desteği yorumlayınız.

– Bugünkü dünyada ve Kafkaslardaki konjonktür petrol sahibi Azeri oligarkların emellerini hayata geçirmek için bulunmaz fırsatlar önlerine çıkarmıştır. Bu fırsatı fırsat bilip tarihi planlarını hayata geçirmek için aklına geleni ardına koymamaktadır. Bu planın içinde Türkiye’nin de baş rollerde oynadığını eklemek abartı olmayacaktır. “Adriyatikten Çin setine Turan” hayallerinin hayata geçmesine giden yolun önündeki “Ermenistan engelini aşmak”, “Türki Cumhuriyetlere ulaşmak” Türkiye’nin yüzyıllık halklar düşmanı politikasının bir parçası olarak hep bir şekilde gündemindeydi. Bölgedeki halkların huzurunu bozan ilhakçı ve yayılmacı Türk politikasını kınıyoruz.

– Size göre Rusya ve Batı bu krizi aşmak için somut bir şeyler yapıyor mu?

– Yüzyıl önce Batı Ermenilerinin başına getirilenlerin utancıyla daha yüzleşmemişken  şimdi benzeri bir durumun Doğu Ermenilerinin başına getirilmesine asla göz yumamayız. Böyle bir felaketin tekrar yaşanmaması için demokratik kamuoyunu harekete geçirip, yalan yanlış yapılan propagandaların karşısında tarihi gerçeklerin bilince çıkarılması görevi ile karşı karşıyayız.Rusya’nın çıkarları ve de Avrupa’nın çıkarları Karabağ Ermenilerine yaşatılanlara karşı Azerbaycan’a tavır almayacak kadar örtüşmesi, olan biteni görmemezlikten, en iyi ihtimal bir şey yapıyormuş gibi görünerek bu sürecin yaratacağı acıların derinleşmesine sebep oluyorlar.

Bunun önünün alınması için başarılı mücadele yöntemleri geliştirmek, vazgeçilmezdir.İnsani felaketin önüne geçmek, acilen ablukanın kaldırılması için insanım diyen her kesimin harekete geçmesi gerekir. Artsakh halkının kendi kaderini tayin hakkına saygı gösterilmelidir.Barışın, dostluğun ve adaletin sembolü olan Hrant Dink’in öldürülmesinin 16. yılına rastlayan bugünlerde “hepimiz Hrantız, hepimiz Ermeniyiz” demenin bugünkü anlamı Karabağ Ermenilerine sahip çıkmak ve yeni bir Ermeni soykırımının önüne geçmektir.Hrant’ı saygı ile anarken,Artsakh halkının direnişini saygıyla selamlıyoruz.Yaşasın Artsakh halkının kendi kaderini tayin hakkı!

https://www.ermenihaber.am/tr/news/2023/01/25/Selay-Ertem-Laçin-koridoru-Azerbaycan/242812

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın