İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

‘Müthiş’ Hatalar Neden?

***Metinde yer alan görüşler yazar(lar)ına ait olup, HyeTert’in görüşlerini yansıtmak zorunda değildir.***

Ahmet Önal

05.05.2021

TANER AKÇAM’ın Gazete Duvar muhabiri, Filiz Gezi’ye verdiği ve sitenin manşete çıkardığı “Gönüllü katılım olmasaydı, bu kadar insan ölmezdi” başlıklı röportaj kritik edilirken, DİKKAT edilmesi gereken önemli bazı noktalara not düşmek önemlidir.

Yazıda doğru ve yanlışların nasıl  birbirine bindirildigi, şu noktalar aydınlatırsa, röportaj daha sağlıklı değerlendirilir:

1- Kemalizm ile Talatizm hata Abdulhamidizm Soykirimlar hususunda, birbirinden kopuk değil, bir zincirin halkaları gibidir. Talat dönemini jenosid, Kemal dönemini “pragmatik milli kurtuluş” siyaseti ile tanımlamak doğruya giden yoldan düşünsel olarak sapmaktır.

2- Sosyal ve siyasal mücadeleler, olaylar, “gönül” işi değil, tarihsel veriler ile izah edilir. Olayın “Gönül” ile izah edilmesi, “Kürtler, Ermenilerin iflah olmaz, istekli düşmanlarıdır” algısından kaynaklıdır ki, bu durumu sağlıklı bir yüzleşmeye de kapalı  hale sokacağı için de sorunludur. Bunun sonuçlarını  başka tarzda izah etmenin yolu varsa, buyursunlar!

3- Sovyetler Birliğinin ideolojik yazarları, Ermeni soykırımını kabul etmedikleri gibi, Sovyetler birliğinin anti- Kürt tespitlerini de aşamadılar. Tespit ettikleri “Kürt Feodalleri” tespiti ile, Avrupa’nın derebeylik dönemindeki zihniyeti Kürtlere indirgeyerek, Avrupa’nın bazı alanlarında, derebeylik döneminde  olan, “İlk gece hakkı” uygulamasını “Kürt Feodalleri Ermeni gelinlerinin İlk gece hakkı” tespitine vardırdılar ki, Bu geçmişten devir alınan “şabloncu” geleneğin halen işlevli olduğu, mesnetsiz bir iddiadir. Kaldı ki, Türkiye solu, daha ülkemizde, feodalizm ile aşiretçiliği aynı kulanacak literatürde durmaktadır. Zira bu “hakkin” Kürt- Ermeni ilişkilerinde karşılığı yoktur. Belgelerde “şu dedi, bu demedi” bandında tartışmak yerine,  pek çok konuda yaşanan mezalim ile ilgili, Ermenilerin gerek Osmanlı sancaklarina, gerekse “Milleti Sadika” olarak Osmanlıya çokça hususta şikayetleri olurken, “İlk gece hakkı” gibi, iki halka yani Ermeni ve Kürtlere hakaret mahiyetinde olan böyle onursuz “hak” için bir şikayetî yoktur ve olmamıştır. Şikayetin olmaması, böyle bir şeyin olmamasından kaynaklıdır.

4- Savaş ve jenosid uygulamalarında, en yaygın olan, önce kadinlara, sonra çocuklara yönelik ağır tecavüzlerin olduğu gerçek iken, bunu “hak” kategorisinde değerlendirmek, uygulamayı sarpa iter, jenosid olayını genel-geçer bir mota sokar ki, bu gerçeklikle de bagdaşmıyor.. 

5- Taner Akcam, “Jenosidi, Kültürel aydınlanmayı önlemek için yaptılar. 20 yüzyılda Ermenileri, şimdi Kürtleri hedefliyorlar” demek de sorunludur. Zira, Türk Ulus yaratma stratejisinin bir parçası olarak, Yakın Doğu’nun yerleşik halklarının  imhasi  olarak sorunu ele almaması, Ittehat ve Terakiyi sağlıklı degerlendirmemesi, sistemin işleyişini de yanlış tanımlamaya vesile olduğu için, yazı yanlışa düşüyor.

Taner Akçam, Itihat ve Terakki politikalarını belgeler üzerinden ortaya koymakta önemli çalışmaları olan bir insandır. Ancak, bu yanlışları nasıl işler, bunu da tespit etmek önemlidir. Bu hataların da “müthiş” olduğu gerçek değil mi? Yazıda doğru ve yanlışlar birbirine bindirilmiştir.

Ancak, ıstıramım odur ki, konular tartışılırken, etik davranmak, hakarete düşmemek önemlidir!

***

Not: Bu yazı, “Kürt Ağası”, başlıklı yazıya, EK olarak düşünülebilir.


https://m.nerinaazad.cc/tr/columnists/ahmet-onal/muthis-hatalar-neden

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın