İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Bir dost: Murat Bebiroğlu

Yervant Özuzun

Bazı şeyler kolay elde edilmez. Ömür boyu devam eden dostluk, arkadaşlık böyle bir şey.

O Malatya Arapkir’den gelmişti, ben Amasya Gümüşhacıköy’den. Yollarımız 1956 yılında Gedikpaşa’da birleşti. 61 yıl hiç ayrılmadık. Dostluğumuz, arkadaşlığımız hiç kesintiye uğramadı. Okul, gençlik yılları, askerlik. Sonra arka arkaya evlendik dostluğumuz devam etti, çocuklarımız arkadaş oldular.

Yıllar çabuk geçti. Geriye baktığımda 61 yıllık sürede sayısız anılarımız belleğimde canlanıyor.

O iyi bir okuyan ve araştırmacıydı. Tanzimat’tan 2. Meşrutiyete Ermeni Nizamnameleri isimli ve Osmanlı Devleti’nde Gayrimüslim Nizamnameleri isimli iki kaynak kitap yazdı. Bu konuda, bu kapsamda başka bir kaynak yok.

Toplumu, toplum sorunlarını iyi bilen iyi bir Ermeni’ydi.

Murat’la hiç unutmadığım iki önemli birlikteliğimiz var. Biri Patrikhanedeki 14 yıllık danışmanlık dönemimiz. Bu sürenin 10 yılında Mutafyan Badriark’ın danışmanıydık. (Ondan önce Mutafyan Badriark’ın sırpazanlık döneminde 2 yıl, Badriark’ın hastalığından sonra da 2 yıl danışmanlık yaptık. )

Mutafyan Badriark’tan aldığımız teşekkür belgeleri en büyük onurumuz, övüncümüz oldu. Çarşamba günleri akşamüzeri bana gelir beraber Patrikhaneye giderdik. Haytert ve Hyelist o dönemde oluşturuldu. Hyelist arkadaşlarının yıllık tanışma toplantılarına Mesrop Badriarkla Patrikhane bahçesinde başladık.

Unutmadığım ikinci önemli birlikteliğimiz: 1998 de Varlık Vergisiyle ilgili bir yazı yazmıştım. Varlık Vergisini ırkçı, faşizan bir uygulama olarak tanımlamıştım. O yıllar bu gibi konular pek yazılmaz, dillendirilmezdi. Devlet Güvenlik Mahkemesi gazeteyi toplatırdı hakkımda meşhur TCK 312’den dava açtı. Murat’la haftalarca araştırma yaptık. Varlık vergisi konusunda kaynak olacak 15 sayfalık (Hyetert kaynaklarda olan) savunmamı hazırladık. Son şekli o verdi ve o yazdı. Duruşmalara beraber gittik.

On iki yıllık yeni patriğimizi seçme sürecinde mevzuatı bilen biri olarak yanlışları, eksikleri hep hatırlattı. Patrik seçim yönetmeliğimiz yoktu, bu nedenle devletin tek yönlü idari kararları geçerli oluyordu. Vakıf seçim yönetmelikleri devlet tarafından askıya alınmıştı. Hala seçim yapılmıyordu.

Murat son yıllarda bu konuları kendisine görev edinmişti. Çabaları, yönetmelik taslakları bir şeyleri değiştiremedi. Çok üzülüyordu.

Hastaneye gitmeden birkaç gün önce yine beraberdik. Kirkor Döşemeciyan, ben ve Murat sık sık bir araya gelirdik. Küçük küçük adımlarla biraz da sendeleyerek ayrıldı. Ondan sonra onu bir daha hastanede gördüm. Hastalığı beklenmeyen şekilde hızla ilerledi. Yoğun bakımdaydı, ümitler azalmıştı.

Yaşamını yitirdiğini öğrendiğimde hastanede bekleme salonundaydım. Oturdum öyle kaldım. Üzüntü, ağlama, çaresizlik, yarım asırdan fazla süren birlikteliğin sonlanması, anılar, anılar. Murat artık benim kalbimdeydi.

Saygıyla anıyorum

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: