İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Takva: Van el birliği ile turizm merkezi haline getirilmeli!

***Metinde yer alan görüşler yazar(lar)ına ait olup, HyeTert’in görüşlerini yansıtmak zorunda değildir.***

Bu yıl 10’uncusu düzenlenen Turizm Fuarı’nda konuşan Van Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Necdet Takva, dünden bugüne Van’ı anlatan detaylı bir sunum yaptı. Açılış konuşmasında kentin bir turizm kenti olması noktasında manifesto niteliğinde bir değerlendirmeyi dile getiren Takva, Van’ın turizm kenti olma potansiyeline sahip kadim bir kent olduğunu, farklı kentlerden oluşan bir mozaik olduğunu farklı kültürlerden örneklerle verdi. Van’ın geleceği adına atılması gereken adımları tek tek anlatan Takva, fuarın en dikkat çekici konuşmasını yapan isim olarak dikkatleri çekti. 

Ömer AYKAÇ

ŞEHRİVAN HABER- Van Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva Turizm Fuarında yaptığı konuşmasında, 10’uncu fuarında düzenlendiğini ifade etti. Takva, konuşmasında Tarihçi Havanisiyan’ın “Tarihi Kentler Van” kitabındaki söylemine değinerek, Van’ın bir turizm kenti olduğuna dikkat çekti. Takva, “Van tarih, medeniyet ve güneş kentidir. Serhat kentidir. Hoşgörü kentidir. Ülkemizin doğuya açılan kapısıdır. Zengin potansiyeli ve ekonomiye konu olacak birçok iktisadi değeri ile bakir ve sahiplenilmeyi beklemektedir. İlimiz çeşitli turizm destinasyonları ile turizm merkezi haline gelebilir. Su sporları, kültür ve tarihsel değerleri, yayla turizmi, kış turizmi, inanç turizmi, fuar ve kongre merkezi ve turizme konu olacak birçok tarihi ve doğal değere sahiptir. Ayrıca Van Kahvaltısı ve coğrafi tescilli birçok ürünümüz ile önemli bir potansiyele sahibiz.” Dedi.

TAKVA: “AKDAMAR ADASI GREGORYENLER İÇİN ÇOK ÖNEMLİ BİR İNANÇ MERKEZİDİR”

Van’ın 2 bin 700 yıl önce Urartulara başkentlik yaptığını dile getiren Takva, “Van bu tarihin ve bu medeniyetin varisi durumundadır. Oluşturulacak bir Urartu Kültür Koridoru kentimizin turizm potansiyelinin gün ışığına çıkmasını sağlayacaktır. Yine şehrimiz; Doğu Anadolu Bölgesi içerisinde Hurriler den başlayarak, Urartu’lar, Medler, Selçuklular ve Osmanlılara ev sahipliği yapmış kadim bir kenttir. Kilise ve mabetler başta olmak üzere Ermeni ve Mesihi tarihi ile ilgili birçok eser ilimizde mevcuttur. Özellikle Akdamar Adası Gregoryenler için çok önemli bir inanç merkezidir. Yine Hz. İsa’nın Havarileri Aziz Bartalamay ve ST. Bartholomeus’un ilimizde defnedildiğine dair inanış, Akdamar Adası Surp Haç Kilisesi, Havarilerden Aziz Thomas’a ait eserlerin bu kiliselerde saklandığına dair belgeler, kentimizi Ermeni ve Hıristiyanlar açısından kıymetli kılmaktadır.” Diye konuştu.

TAKVA: VAN GÖLÜ KORUMA KANUNUNUN BİR AN ÖNCE ÇIKARILMASINI SAĞLAMALIYIZ

Takva konuşmasının devamında şu ifadelere yer verdi: “Bir başka değerimiz olan Van Denizi 1640 metre yükseklikte 3.713 Km² yüzölçümü, sodalı ve tuzlu yapısı ile sağlık turizmi açısından önemli bir merkezdir. Ayrıca mavi bayraklı plajları, su sporlarına uygun alanları alternatif turizme konu bazı başlıklardır. Van Gölü havzasında yaklaşık 2.5 milyon insan yaşamaktadır. Ancak Van Gölü ile ilişiği olan hiçbir belediyemizin arıtma tesisi tam teşekkülü çalışmamakla beraber henüz bazı belediyelerimizin arıtma tesisi dahi bulunmamaktadır. Bu nedenlerden dolayı dünya mirası Van Gölü, tehlike sinyali vermektedir. Bu noktada Başkan Yardımcımız Sayın Fevzi Çeliktaş ve Van gölü Aktivistleri bu konuya dikkat çekmek amacı ile Van Gölü çevresinin karadan 430 km olan yürüyüş parkurunu günlerce, adım adım yürüyerek emek sarf ettiler. Ben kendilerine bu emekten dolayı teşekkür ediyorum. Ancak biz bu emeğin yerel değil genel bir bakış açısı ile değerlendirilmesini istiyoruz. Çünkü bu göl hepimizin, dolayısıyla sizlerin de bu çığlığa ses vermesi, bu tehlikeye dur demesi ve destek olması gerekmektedir. Bu çerçevede kanun yapıcılara yani büyük millet meclisimize, sizlerin de desteği ile bu sesi daha gür duyurmalı Van Gölü Koruma Kanununun bir an önce çıkarılmasını sağlamalıyız.”

TAKVA: “VAN GÖLÜ TURİZM İHTİSAS BÖLGESİ İLAN EDİLMELİDİR”

Van’ın turizm açısından önemli bir lokasyon olduğunu dile getiren Takva, “Bu çerçevede Van Gölü Turizm İhtisas Bölgesi ilan edilmelidir. Bu adım sadece ilimizin değil bölgenin refaha ermesine önayak olacaktır. Yapılacak iktisadi her türlü yatırım, turizm anlamında yatak kapasitesinin artırılması, konaklama alanları, yaz ve kış turizmine alt yapı oluşturacak tesislerin inşası gerekmektedir. Bu sadece Vanlıların işi değildir. Burada bulunan hazirun başta olmak üzere bütün kamu mekanizmaları siyasi ve ekonomi aktörleri bu konuyu değerlendirmelidir. Biz Van Ticaret ve Sanayi Odası olarak yapılacak yatırımlarda kentin tüm dinamiklerini harekete geçirmeyeceğimizi ve oda olarak; danışmanlık ve lojistik anlamda her türlü desteği sunacağımızın sözünü veriyoruz.” Şeklinde konuştu.

TAKVA: EMEĞİ GEÇENLERE TEŞEKKÜR EDİYORUZ

Van’a yapılacak olan yatırımların Vanlılar tarafından unutulmayacağını belirten Takva, “Çünkü Van halkı vefalıdır, misafirperverdir. Bir örnekle Van halkının karakteristik yapısını özetlemek isterim. Bugün bizleri bir araya getiren bu yapının yani Fuar ve Kongre Merkezinin, Urartu Müzesinin ve daha birçok eserin ilimize kazandırılması noktasında büyük çabalar gösteren dönemin Van Valisi Münir Karaloğlu’nu unutmamıştır. Yediden yetmişe Vanlı olan herkes Sayın Valimizi tanır ve adını nesilden nesile aktaracaktır. Yine dönemin Kalkınma Bakanı Sayın Cevdet Yılmaz’ı, Doğu Anadolu Kalkınma Ajansını ve bu yatırımları sahiplenerek aktif hale gelmesini sağlayan Van Valimiz ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekilimiz Sayın Mehmet Emin Bilmez’i de unutmayacak her zaman kıymetle anacaktır.” Dedi. T

AKVA: GUİNNESS REKORLAR KİTABINA KAHVALTIMIZIN ADINI YAZDIRDIK

Van’ın kış turizmi açısından kayda değer bir potansiyele sahip olduğunu kaydeden Takva, “Abalı ve Çaldıran kayak tesislerine ek tesisler yapılarak, mevcut tesislerin kapasitesinin artırılması kentimizi kış turizmi açısından merkez haline getirecektir. Ayrıca, İlimiz volkanik bir yapıya sahip olması nedeniyle birçok doğal değere sahiptir. Muradiye Şelalesi, Kani Spi Şelalesi, Travertenler, Peribacaları, sıcak su kaynakları ve Van Gölü sahilinde yer alan koylar bu değerler arasında yer almaktadır. En önemli kültürel değerimiz ve gastronomimizin başını çeken Van Kahvaltısını geçmeden olmaz. 1 Haziran 2014 yılında Dünyanın En Büyük Kahvaltı Sofrasında 51.793 kişiyi bir araya getirerek Guinness Rekorlar Kitabına kahvaltımızın adını yazdırdık. Bu noktada halen çalışmalarımız devam etmektedir. Her yıl Haziran ayının ilk haftasının Dünya Kahvaltı Günü olması amacı ile Birleşmiş Milletler ve Türkiye Büyük Millet Meclisi nezdinde bir takım girişimlerimiz oldu. 2020 yılının Haziran ayının ilk haftasında bugün burada bulunan hazirunu ilimize davet ediyor, bu girişime destek vermenizi ümit ediyorum.” Diye konuştu.

TAKVA: “YABANCI TURİSTLERİN YÜZDE 90’I KAPIKÖY SINIR KAPISINI KULLANMAKTADIRLAR”

Van’ın İran İslam Cumhuriyeti’ne olan 300 Km sınır boyu ile bu ülkenin vatandaşlarının giriş çıkış yaptığı en önemli olduğunu kaydeden Takva, “2018 yılı toplamında 330 bini aşkın 2019 yılının ilk 8 ayında ise 185 bine yakın İranlı turist bu kapıyı kullanarak ilimizde ağırlanmıştır. Genel toplamda bakacak olursak: 2018 yılında; 652 bini yerli 330 bini yabancı olmak üzere toplam 982 bin turist ilimize gelmiştir. 2019 yılının ilk 8 ayında ise; 184 bini yabancı 240 bini yerli olmak üzere 430 bine yakın turisti ilimizde ağırlamış durumdayız. Ortalama yıllık olarak 1 milyonu aşkın turist ilimize gelmektedir. Yabancı turistlerin yüzde 90’ı Kapıköy Sınır Kapısını kullanmaktadırlar.” Dedi.

TAKVA: KAPIKÖY SINIR KAPIMIZ 24 SAAT ESASLI ÇALIŞMAMAKTADIR

Takva konuşmasının devamında şunları söyledi: “Van ili İranlı turistleri karşılayan bir merkezdir. Yani Antalya’nın, İzmir’in, İstanbul’un yüzüdür. Bizler burada evin kapısını açan, misafiri ilk karşılayan ve dolayısıyla göstermiş olduğumuz ilk intiba ile Ülke insanımızın samimiyetini dışa vuran bir misyona sahibiz. İran sadece Van’ın değil tüm Ülkenin sınır komşusudur. Bu amaçla İran ile olan sosyo-kültürel ve ekonomik bağımızın daha çok güçlenmesi amacı ile herkesin bu konuyu dikkate alması ve destek sunması gerekmektedir. Kentimiz bunca değere sahip olmasına karşın; bölgesel anlamda birçok sıkıntı ve olumsuzluğu da beraberinde yaşamaktadır. 100 Milyon TL’ yi aşkın bütçe ile 2019 yılında hizmete açılan Kapıköy Sınır Kapımız 24 saat esaslı çalışmamaktadır. Dolayısıyla insanlarda büyük beklentiler oluşturan bu kadar büyük bir yatırımın, turizm ve dış ticaret noktasında beklenen performansı sergileyememesi eleştirel anlamda bir karşılık bulmakta ve bir tartışmaya mahal vermektedir. Bununla birlikte İran İslam Cumhuriyeti ile olan ilişkilerin geliştirilmesi elzemdir. Biz sadece bu sınırda bekçi olarak anılmak istemiyoruz. Mevcut zenginliklerden faydalanmak istiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın İran İslam Cumhuriyeti ile olan yakın temaslarının kıymetine binaen turizmde de etki yaratmasını bekliyoruz.”

TAKVA: VANLILAR KAPILARINI İRANLI TURİSTLERE AÇARAK EVLERİNDE MİSAFİR ETTİ

Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri’nin İran’a uygulamış olduğu ambargo ve benzeri engellemelerin Van’ı mağdur ettiğini söyleyen Takva, “Yine ABD başta olmak üzere Avrupa ülkelerinin sürekli olarak bölgemizdeki illeri güvenlik endişesi ile izole etmeleri kabul edilemez bir durumdur. Oysa ABD başta olmak üzere Avrupa’nın birçok ülkesinde hemen hemen her gün bir banka soygunu, bir okul baskını, cinnet haberi, gasp, bireysel silahlanma ve ırkçılık haberini medyadan takip etmekteyiz. İlimizde bugüne kadar hiçbir yabancı, adli bir vaka ile karşılaşmamıştır. Bu İranlı içinde Avrupalı içinde ABD’li içinde geçerlidir. İranlı turistlerin ilimizde yoğun olduğu dönemlerde ve otellerin yüzde 100 doluluk oranı nedeniyle konaklama sıkıntısı yaşamaları üzerine, Vanlılar kapılarını İranlı turistlere açarak evlerinde misafir etmişlerdir. Bu konu ulusal ve uluslararası medyada geniş yer bulmuştur.” Şeklinde konuştu.

TAKVA: BU BÖLGE TURİZMLE ANILMAYI HAK EDİYOR

Takva şu ifadeleri kullandı: “Bu noktada şunu söyleyebiliriz gerek devletin yetkili mekanizmaları gerekse vatandaşlarımız açısında yabancıların korunması noktasında bir yetersizlik söz konusu değildir. Avrupa ve ABD’nin bu yaklaşımları yersiz ve gerekçesizdir. Avrupa insanının burada ki doğal ve tarihi değerleri görmeye ihtiyacı vardır. Çünkü bu değerler tüm insanlığın ortak mirasıdır. Yerkürenin her noktasında yaşayan tüm insanların bölgemize ve kentimize gelmeye hakkı olduğunu ve onlarında bu mirasın sahibi olduklarını ifade ederek bu noktada herkesi kucaklamaya hazır olduğumuzu belirtmek isterim. Kentimizin, Ülkemizdeki turizm kentleri sıralamasında ilk 5’te yer alacağına olan inancımla, saymış olduğum değerlere, tüm ülke vatandaşlarının bu hassasiyete yaklaşması ve el birliği ile Van’ı bir turizm merkez haline getirmesi gerekmektedir. Bu çerçevede bu kent ve bu bölge turizmle anılmayı hak ediyor.” Takva son olarak sözlerini Yaşar Kemal’in şu dörtlüğü ile tamamladı: “Van Gölü, Van Gölü değil, Van Denizi. Öylesine geniş ki, denizden başkası yakışmaz. Zaten Vanlılar da deniz diyorlar; gümüş tasta bir sudur. Kenarları oya oya işlenmiş bir gümüş tas. Sizlerin de bu mavilikten istifade etmenizi ve keyifli zaman geçirmenizi ümit ediyor ‘Van Denizinde Yüzmeden Ölmeyin’ diyerek saygılarımı sunuyorum.”

http://www.sehrivangazetesi.com/guncel/takva-van-el-birligi-ile-turizm-merkezi-haline-getirilmeli-h61180.html

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: