İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Ermeni Patriği seçimine İçişleri Bakanlığı’ndan tartışma yaratan müdahale: Türkiye’de yaşamayan Türkiye kökenli ruhbanlar aday olamayacak

Merve Özçelik

İçişleri Bakanlığı, 2019 yılı Ermeni Patriği seçimi öncesi yayınladığı talimatnameye “İstanbul Ermeni Patrikhanesi’ne mahsus Episkoposlar sınıfına dahil olmak” şartını koydu. Bakanlığın bu tasarrufuna Türkiye Ermeni Cemaati içinden itirazlar var. Konuyla ilgili İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yanıtlaması istemiyle bir soru önergesi veren HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan durumu haksızlık ve adaletsizlik olarak yorumladı. Yayıncı Yetvart Tomasyan da devletin seçimlere müdahale etmemesini istedi. Paylan ve Tomasyan ile Merve Özçelik konuştu.

İçişleri Bakanlığı 23 Eylül 2019 tarihinde Türkiye Ermeni Patrikliği’ne 2019 yılı Ermeni Patriği Seçim Talimatnamesi’ni ulaştırdı. Talimatnamenin ana hatları ve öncülleri aynı kaldı, ancak patrik seçilmek için “İstanbul Ermeni Patrikhanesi’ne mahsus Episkoposlar sınıfına dahil olma” koşulu getirildi. 1961, 1989 ve 1998 yıllarında yapılan seçimlerde böyle bir şart aranmamıştı. Talimatameye göre, Türkiye kökenli olan ancak Türkiye’de yaşamayan ruhbanlar seçime katılamayacak. 

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, getirilen bu koşulun, tüm adayların katılımı ile gerçekleştirilmesi gereken demokratik ve adil bir seçimi daha en baştan tahribata uğratacağını belirtti. 

Paylan: ‘’Karar büyük bir haksızlık ve adaletsizlik’’

Paylan Medyascope’a, bu yeni şartın büyük bir adaletsizlik ve haksızlık olduğunu söyledi: 

“Türkiye’de ruhban okulları kapalı. Ermeniler, Rumlar, Süryaniler ruhban yetiştiremiyorlar. Osmanlı Dönemi’nde Ermenilerin, Rumların, Süryanilerin binlerce ruhanisi varken şimdi ruhban yetiştiremiyoruz ve çok az sayıda ruhbanımız var. Gelecek yıllarda başka ruhaniler bulamayabiliriz. Var olan ruhbanların ciddi bir bölümü de yurtdışında görev yapıyor. İçişleri Bakanlığı ‘Siz şimdi seçim yapacaksınız ama yalnızca Türkiye’deki yüksek rahipler seçime katılabilir’ diyor. Bu büyük bir haksızlık ve adaletsizlik.”

Paylan, bu şartlarda seçime katılabilecek yalnızca üç adayın olduğunu, ama dünyanın çeşitli yerlerinde Türkiyeli olan 12 ruhani bulunduğunu hatırlattı. HDP Milletvekili, “Biz bütün bu adayların daha önce 1961’de 1989’da 1998’de olduğu gibi Türkiye’deki Ermeni Patriği seçimlerine katılmalarını istiyoruz. Talebimiz bu yönde’’ dedi. 

“Türkiye, dışarıdan gelecek adayların ‘tehlikeli’ olabileceğini düşünüyor”

Paylan, getirilen şartın ruhani kurumları zayıflattığının altını çizdi, bu kararın alınmasındaki etkenin dışarıdan gelecek adayların ‘tehlikeli’ olabileceği endişesinden kaynaklandığını belirtti:

“Türkiye’de şu anda yalnızca iki veya üç aday gözüküyor. Dışarıdan gelebilecek adayların da ‘tehlikeli’ olabileceği düşünülüyor. Oysa onlar Türkiye köklü, Türkiyeli insanlar. Türkiye’deki Ermeniler belki ciddi oranda sessizliğe büründürüldü ama dünyada milyonlarca Türkiye kökü olan ve dünyaya savrulmuş Ermeni var. Bu aslında dışarıdaki Ermenileri yok saymak demektir, mevcut zayıflamış azınlık toplumları ve onların ruhani kurumlarını daha da zayıflatmak anlamına geliyor. Bunu kesinlikle kabul etmiyoruz. Türkiye’deki bir azınlığın ruhani önderinin seçimine İçişleri Bakanlığı neden bu kadar müdahale ediyor? Neden geleneklerimize saygı duymuyor? Demokratik kamuoyunun tepki göstermesini ve hükümetin bu konuda hakkı teslim etmesi için gerekli tepkinin ortaya konması çağrısını yapıyorum.”

HDP’li Paylan soru önergesi verdi

Paylan konuya yönelik, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun cevaplaması için Meclis’e soru önergesi verdi. Ruhban Okulu kapalı olan ve yeni ruhaniler yetiştirme konusunda halihazırda büyük sıkıntılar yaşayan Ermeni Patrikliği’nin, “babadan Türk” olan yurtdışı episkoposlarının seçime girmesinin neden engellenmek istendiğini soran Paylan, Soylu’ya ayrıca şu soruyu yöneltti: “İstanbul Ermeni Patrikliği, Patriklik Kaymakamı ve Ruhani Kurul Başkanı’nın da rahatsızlıklarını dile getirdiği talimatnamenin sözü edilen maddesi, Anayasa Mahkemesi’nin 10 Temmuz 2019 tarihli din özgürlüğünün ihlal edildiği yönünde verdiği karar göz önüne alındığında, hükümetinizin Ermeni Kilisesi’nin içişlerine müdahalesine devam ettiği anlamı taşımaz mı?” 

Aras Yayıncılık kurucusu Yetvart Tomasyan da İçişleri Bakanlığı talimatnamesinin Ermeni gelenekleriyle çeliştiğini, devletin inanç hürriyeti çerçevesinde patrik seçimlerine müdahale etmemesi gerektiğini belirterek şöyle konuştu: 

“Konuyla ilgili Cumhuriyet döneminde üç kere talimatname yayınlanmıştı. Bu talimatname öncekilerden farklı olarak patrik adaylarını İçişleri Bakanlığı’nın belirlediği sonucunu ortaya çıkarıyor.”

Tomasyan, bu durumun, orijinal adı Nizamname-i Millet-i Ermeniyan olan ve Osmanlı yönetimi tarafından kabul edilen “1863 Ermeni Anayasası”yla da çeliştiğini söyledi:

“Anayasada din özgürlüğü var. Ermenilerin hangi patriği seçeceklerine kendilerinin karar vermesi gerekir. Devletin inanç hürriyeti çerçevesi içinde müdahale etmemesi lazım. Babasının bu coğrafyada doğmuş olması şartı anlaşılır bir şey ama diğer seçenek anlaşılmıyor. Müdahale edilmiş oluyor.”

2008 yılından beri sağlık sorunları yaşayan Patrik Mesrob Mutafyan’ın yerine 2010 yılında Başepiskopos Aram Ateşyan Patrik Genel Vekili olarak hükümet tarafından atanmıştı. Fakat Mesrob Mutafyan’ın 8 Mart’ta hayatını kaybetmesi üzerine yeni patriğin seçilme süreci başlamış oldu.

https://medyascope.tv/2019/09/25/ermeni-patrigi-secimine-icisleri-bakanligindan-tartisma-yaratan-mudahale-turkiyede-yasamayan-turkiye-kokenli-ruhbanlar-aday-olamayacak/

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: