İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Hoş geldin, papaz efendi! Bizim de diyeceklerimiz vardı!

***HyeTert, bu kaynağın ve/veya içeriğin yanlış ve/veya yanıltıcı bilgiler ve/veya soykırım inkarcılığı, ırkçılık, ayrımcılık ya da nefret suçu içerdiği/yaydığı kanısındadır. Metni paylaşmadan önce bu uyarıları göz önüne alarak, içeriği ve/veya kaynağı güvenilir kaynaklardan kontrol ediniz.***

 

Prof. Dr. Kenan Erzurumlu

Hadi biraz sohbet edelim..

Ziyarete gittiğin-dua ettiğin kilisenin adı, Sarı Kilise. Dağın tepesinde, kuş uçmaz, kervan geçmez yerde.. Nitekim sen bile en tepeye çıkamamışsın..

Sen mum yakıp dua etmişsin. Seninkiler 1915’te Müslüman Türk’leri yakıp; dua etmediler.

Sen Bakacak Dağı’nın Kabaçukur mevkisindeki, büyük bölümü yıkılmış halde olan, o kiliseye İl Jandarma Komutanlığı ve İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin geniş güvenlik önlemi altında, yaklaşık 20 dakikada yürüdün.

Utanmadan pozlar verip resim çektirdin.

Bilir misin, Esençay’ı? Bilir misin, İnözükoşaca köyünü? Bilir misin Dağköy’ü?

Bilir misin iki köyde katledilen 367 çocuk, kadın ve yaşlıyı?

Bilirsin; bilirsin de…. Konuşmak işine gelmez.

Yine de bilmiyorum dersen;  “youtube”dan Hasan Er’in hatırlarını izle..  Dağköy’lü Fatma Yalçın’ın hatıralarını-efsanesini oku..

Ve

Utan! Ağarmış saçından sakalından.

Utan! Nebiyan’lı Rum eşkıyanın namussuzluklarından..

Utan; derisi yüzülen çocuklardan-kadınlardan.

Utan, dağların tepesinde saklanıp, yarasalar gibi gece kan emmeye koşan soydaşların yamyamlardan…

Utan, üzerindeki kapkara urbandan…

….

1908’de inşaatına başlanıp, hiç tamamlanmadan-hiç ayin yapılmadan terk edilen Sarı Kilise…

Toplam 10 milyon nüfuslu Anadolu’da, yerleşim yerlerinde değil de, niye dağın başında, kim için ve ne amaçla yapılmaya çalışıldığı bilinmeyen kilise…

Birileri…

Ova’da değil, deniz kenarında değil, Kızılırmak kenarında değil de niçin dağın tepesinde yapıldığını açıklamalıdır.

Türk köylerine oranla yoğun Rum köylerinin bulunduğu o bölgede;

Dağın başındaki kilisenin amacı anlatılmalıdır.

Zira…

Cemaatin olmadığı dağ başında kilise, eşkıyanın toplantı yeri olmaktan öte faaliyeti olamaz.

Tıpkı, o dönemde, Anadolu’da bulunan tüm kiliselerin Pontus hareketinin destekçisi ve yatakçısı olduğu gibi….

Kimse ne kendini ne başkalarını kandırmaya çalışmasın!

Patriğin yaktığı mumlar, o yarım kilisede melanetlerini planlayan ve uygulayan Rum eşkıyası içindir.

O mağarada öldürüldüğü iddia edilen çocukların ve kadınların, oraya çıkmaları için sebepleri yoktu.

Kendi köylerinde kiliseleri vardı.

Oraya niye çıksınlar ki? Orada ne işleri vardı?

Kabul-itiraf ve ikrar edin:

O kilisede ayin yapmaya niyetleneler,

Ve nihayetinde, o mağarada öldürülenler -varsa-..

Çocuk ve kadınların derilerini yüzen RUM EŞKİYALARDIR.

Sen, ey Barthalemous!

Ve siz ey mum yakıcılar!

Siz ey üfürükçü ayinciler!..

Siz o eşkıyaların yolu, davası, mirası ve hatırası peşinde misiniz?

Soruyorum: siz, o eşkıyalardan mısınız?

Onların soyundan, ocağından mısınız?

Öyleyse…

BİZ DE DEFTERLERİ AÇIYORUZ!

Görmemiz gereken pek çok hesap;

Üzerinizde olan, kan ve can borcunuz var!

HODRİ MEYDAN!


https://www.samsunetikhaber.net/m-haber-9120.html

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: