İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Acı gerçekler

***HyeTert, bu kaynağın ve/veya içeriğin yanlış ve/veya yanıltıcı bilgiler ve/veya soykırım inkarcılığı, ırkçılık, ayrımcılık ya da nefret suçu içerdiği/yaydığı kanısındadır. Metni paylaşmadan önce bu uyarıları göz önüne alarak, içeriği ve/veya kaynağı güvenilir kaynaklardan kontrol ediniz.***

Akif Bedir

Arşiv notlarımı karıştırırken üzerine önemli diye not düştüğüm yazıyı okuduğumda ahvalin hali pür melalini çok iyi analiz ettiğini düşündüğüm için sizlerle de paylaşmak istedim.    

1935 senesinde Kudüs’te toplanan misyonerler konferansında, misyoner teşkilatı başkanı Samaul Zouimer, açılış konuşmasında şunları söylüyor:

Sizden Müslümanları Hristiyan yapmanızı istemiyorum. Sizin asıl göreviniz Müslümanları İslam’dan uzaklaştırmaktır. Doğumundan ölümüne kadar boynuna haç takmasınlar, kiliseye gitmesinler, vaftiz olmasınlar ama Hristiyan gibi yaşasınlar. Bunu çağdaşlık adı altında temin edebilirsiniz. Onları Allah’ı ve peygamberlerini tanımaz bir kişi haline getirin. Müslüman milletleri ayakta tutan ahlak, hayâ, iffet duygularından koparın. Eğer bunda başarılı olursanız, İslam ülkelerinin sömürge haline gelmesi için fetih yollarını açan ileri karakollar kurmuş olursunuz. Sevk etmeye çalıştığınız yolda yürümeleri için İslam ülkelerindeki bütün beyinleri buna göre hazırlamanız gerekir. Bu ise Müslümanları dinlerinden uzaklaştırmaktan başka bir yolla mümkün değildir.

Eğer siz onlardan Allah ve peygamber tanımaz bir nesil hazırlarsanız, büyük işlerle ve ülkülerle uğraşmazlar. Rahatı, tembelliği, parayı ve nefsini sever, arzularını ve isteklerini tatmin için her çareye başvururlar. Hatta öyle hale gelirler ki, şehvet ve arzuları hayatlarının tek hedefi olur. Bir şey öğrenirse arzu ve isteklerine ulaşmak için öğrenir. Malını şehveti için harcar, en büyük makama gelse de nefis, arzu ve şehvetinin esiridir. Bu uğurda her şeyini feda eder. Ve onları emperyalist siyasetimiz için satın almak kolay olur. Ey misyonerler! Ancak Müslümanları bu hale getirdiğiniz zaman görevinizi başarılı bir şekilde tamamlamış olursunuz.”

Müslümanı ancak Müslüman’ın yenebileceğini 8 haçlı seferiyle test eden İslam düşmanları sonunda çözümü bulmuş. Müslümanlar arasına fitne sokun, dini değerleriyle alakalarını kesin ya da zayıflatın, hayatlarına Hıristiyan adetlerini, bayramlarını, kültürünü ve ahlâkını da aşıladınız mı mesele kapanmıştır.

İslam düşmanları kılıç ile başaramadıklarını fitne fesat ile başaracağını gördü ve başardı da. Düşünün bakalım yer küredeki Müslümanların dertleri neler.

Dinden uzaklaşmak, kötü alışkanlıklar, materyalist yaşam, kültür emperyalizmi, batı hayranlığı, maziden kopma, milli ve manevi değerleri kaybetme, hayâ ve edep duygularında oluşan erozyon bunlardan sadece birkaçı değil mi?

Laik olup dinden uzaklaşıp, medeni olup hayvanlar gibi soyunmadık mı? Bizleri kendilerine benzetmek için milli manevi değerlerimizi elimizden almadılar mı? Yazılı görsel basınımız onların emrettiği gibi yayın yapmıyor mu?

Dertlerimizin tamamı “Acun’i” dertler değil mi?

Toplumsal tahribat adına İslam kültürünün genetik kodlarıyla oynanmakta, adeta genler değiştirilmeye çalışılmaktadır.

İslam toplumları popüler kültürün askerleri haline getirildi. Zihinleri kirletiliyor… Dünyamız kirletiliyor… Maneviyatları kirletiliyor… Kültürleri kirletiliyor… Bu kirlilik içinde temiz kalan hiçbir değerimiz yok.

İnsani pek çok meziyetten feragat ettik, alçalıp, küçülüyoruz. Benzemeye çalıştığımız Batı’nın bize bakış açısını bir Batılının ağzından dinleyelim ve başımızı ellerimizin arasına alıp, biraz düşünelim.

Hitler’in zulmünden kaçarak 1933 yılında Türkiye’ye gelen İstanbul Üniversitesi İktisat ve Hukuk Fakültelerinde maliye ve iktisat dersleri veren, 1952 yılında Almanya’ya döndükten sonra Frankfurt Üniversitesinde öğretim görevliliği ve rektörlük yapan, Alman Prof. Dr. Fritz Neumark’a ülkemizi ziyarete geldiğinde: “Avrupa bizi neden sevmiyor? Ebedi düşmanlığının sebebi nedir?” diye sorulur. Cevabı aynen şöyle:

Çok samimi olarak itiraf edeyim ki, Avrupalı Türkleri sevmez ve sevmesi de mümkün değildir. Asırlardır Kilisenin Türk ve İslam düşmanlığı Hristiyanların hücrelerine sinmiştir. Sebeplerine gelince; en başta Müslüman olduğunuz için sevmezler ama faraza laiklik şöyle dursun Hıristiyan olsanız da size düşman olarak bakmaya devam ederler. Çünkü sizler hangi kimliğe bürünürseniz bürünün, her zaman onların korkulu rüyasısınız. Sizi silahla yenemeyenler, sizleri kendilerine benzeterek hâkimiyet sağlamaya çalışırlar. Böylece kendilerini İslamiyet tehlikesinden korumuş olacaklar.

Sizler farkında değilsiniz ama onlar şu gerçeğin farkındalar. En az 400 sene Avrupa’da sırtımızda ve ensemizde at koşturdunuz. Selçuklular Anadolu’yu Osmanlılar ise Orta Avrupa ve Balkanları Haçlı ordusuna mezar ettiler. Bizlere medeniyeti insanlığı öğrettiler. Avrupa Müslüman olma tehlikesi ile karşı karşıya geldi. Osmanlı Arşivi tam olarak ortaya çıkarsa bugünkü tarihlerin yeniden yazılması gerekir.

Sizler gerçek hüviyetinize döndüğünüz zaman Avrupa’nın refahı ve medeniyeti yıkılır. Bunun için sizler Avrupa’nın tarihi düşmanısınız ve daima düşman olarak kalacaksınız.”


https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/akif-bedir/aci-gercekler-26226.html

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: