İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Fırat’ın doğusuna bir gece ansızın

***Metinde yer alan görüşler yazar(lar)ına ait olup, HyeTert’in görüşlerini yansıtmak zorunda değildir.***

 

Mehmet Yuva

Kaşıkçı olayı Kaliforniya Eyaleti Hükümet Başkanı (Yöneticisi, Hakimi, Valisi) Jerry Brown’un Ermeni tasarısın veto etmesi ve Fırat’ın doğusunda ve batısında cereyan eden gelişmelere gölge düşürdü. Kaşıkçı olayını Ulusal kanal’a ayrıntılı izah etmeye çalıştık. “8 Ekim 2018 Ulusal Kanal Ana Haber Çağdaş Cengiz Mehmet Yuva Youtube” yazıp seyredebilirsiniz. Haftada ancak iki üç kez yazabildiğim için bazen önemli güncel konuların tümünü irdeleme şansı bulamıyorum. Bu sebeple bu yazımızda haftanın en önemli konularına yer vermek istiyorum. Önce Kaliforniya Eyalet Meclisi’ne sunulan Ermeni “soykırım tasarısı”nı ele alalım.

ERMENİ TASARISINI VETO EDEN BROWN

Amerika ve Fransa’daki bazı Ermeni grupları ABD Başkanlık ve Kongre nezdinde “soykırımı” tanıyan bir karar çıkartamadılar. Eyalet bazında bir karar çıkartıp diğer eyaletlerde Kongre’de veya Başkanlık makamında Kaliforniya Eyaleti kararının emsal teşkil etmesini düşünmüşler. Ancak bu sefer de olmadı. Kaliforniya Valisi Jerry Brown bu kararı veto etti. Meclisten tekrar çıkıp önüne gelse de onaylamayacağı aşikar. Jerry Brown Katolik ve Yugoslavya asıllı. Almanya ve İtalya faşist işgaline karşı mücadelenin önderlerinden olan Yugoslavya’nın kurucusu Hırvat asıllı Katolik Sosyalist Mareşal Tito’nun da hayranı. Her ikisinin Yugoslavya asıllı Amerikalı Katolik eşim ve ailesi ile bir ortak paydası var. Gazetelerde Jerry Brown’un yaşlanmış fotoğrafını görünce “öyle bir geçer zaman ki Allah ya Zaman dersin” dedim, geçmişe daldım;

1992 ABD Başkanlık seçimi için Jerry Brown adaydı. Katolik, Komünist Yugoslavyalı, bekar, hippi, Vietnam karşıtı protestolarda aktif yer almış, haşiş sigarası içmiş, Kaliforniya’da iki kez valilik yapmış, fukara babası, eğitim de önemli reformlara imza atmış Jerry Brown’a Amerikan amiral medyası, sermaye zümresi, İsrail Lobileri Jerry Brown’ı sevmedi. O da onlara ateş püskürttü. En nihayet beş aday arasında en popüler ve en çok destek alan aday adayı oldu. Birçok eyalette öndeydi. En nihayet diğer adaylar elendi Bill Clinton ile baş başa kaldı. Demokrat parti kodamanlarını ve ABD hegamon zümreyi korkuttu. Demokrat Parti Genel Sekreteri siyahi George Brown etik olmayan bir karar imza attı. Aday adaylarına eşit mesafede durması gerekirken Clinton’u tercih etti ve bu yönde nüfuzunu kullandı. Parti delegelerini etkiledi. Milyonlarca dolar rüşvet döndü.

BROWN’A KUMPAS KURAN BROWN

Clinton partinin adayı oldu. Ardından ülkeye Başkan seçildi. Jerry Brown sisteme lanet okudu. Clinton, Parti genel sekreteri George Brown’u Dış Ticaret Sekreteri (Bakanı) tayin etti. Clinton Yugoslavya’ya müdahale etti. Yugoslavya’yı parçaladı. George ilk ziyaretini Almanya’ya, oradan da özel bir uçakla parçalanmış Yugoslavya’ya (Hırvatistan’a) yapmak üzere havalandı. Kaderin cilvesi mi Allah’ın sopası mı ya da ibretlik bir vakıa mı yoksa tesadüf mü bilmiyoruz ama siyahi bakan George Brown Yugoslavyalı Jerry Brown’un ülkesine havadan düştü ve paramparça oldu. Bakan George Brown ile birlikte uçakta olan üst rütbeli generaller ve CİA mensubu heyetten kimse sağ çıkamadı. Amerika’da haberi duyduğumuzda Yugoslav-Amerikalı eşimle dakikalarca sadece bakıştık. Biz aday seçimleri esnasında Kızılderili Thomas McLaughlin’i destekledik. Erken elenince Clinton’a karşı Jerry Brown’u destekledik. Her iki adayımızın elenmesinde Parti Başkanı siyahi George Brown’ın sinsice bir dahli vardı. Ancak ödül olarak aldığı bakanlığın zevk-ü sefasını sürdüremedi. Şimdi bizim Jerry’miz yeniden Kaliforniya Valisi ve emperyalizm’in projesi olan sözde “Ermeni Soykırımı” yalanını besleyecek karar tasarısını veto etti. Jerry’miz yaşlanmış ama halen dik duruşu ve karakteriyle zinde ve genç. Kutluyoruz. Katolik Yugoslav-Amerikalı Kaliforniya Hükümet Başkanı (Vali) Jerry Brown’u kutluyoruz.

ERDOĞAN BİR GECE ANSIZIN GELEBİLİR

Suri ve Rus kaynaklar Erdoğan’ın İdlib sahasında görülebilir bir işbirliği sergilediğini söylüyor. MİT ve TSK’nın mühleti 15 Ekimde sona erecek olan ağır silahların çekilmesi, hafif silahların tespiti, radikal unsurların taşınması, ılımlı muhalefetin siyasi sürece destek olması ve İdlib üzerinden Rus ve Suri askeri veya sivil bölgelerin saldırıya uğramaması yönünde üstlendiği taahhütleri yerine getirmeye başladığının altını çizdiler. Ancak sahadan çekilen veya taşınan yüzlerce militanın akıbeti ile ilgili kamuoyu ile paylaşılmış hiçbir şey yok. Aynı kaynaklara binaen buradan alınan militanların Türkiye tarafından Afrin-Crablus-Amuda-Nusaybin hattı boyunca yerleştirilecekleri ve hatta yerleştirildikleri iddiaları var.

Bu sebeple Suriye-Türkiye hududuna sıfır noktada Nusaybin bölgesine kamplar kurulduğu ve militanların bu kamplara taşındığını söylediler. PKK-YPG medyası da bu yöndeki iddiaları tedavülde tutuyor. İdlib ve diğer bölgelerden taşınan militanların TSK’nın olası Fırat’ın doğusuna yapacağı harekâtta istihdam edileceklermiş. Hudut bölgesinden uzaklaştırılan PKK-YPG yerine bu militanlar ve aileleri yerleştirilecekmiş. Afrin benzeri bir süreç buraya da tatbik edilecekmiş. YPG-PKK’nın bu operasyona karşı ABD, Fransa ve Suudi hanedanlığından kesin destek istemişlermiş. Bu iddialar doğruysa, Suriye ordusunun Fırat’ın batısında ama özellikle Suriye-Irak sınırındaki Deyr El-Zor vilayetinde başlattığı operasyonlara denk gelmesi manidar ve önemli kılıyor. Zira alttan Suriye ordusunun üstten TSK’nın başlatacağı bir operasyon YPG-PKK ve arkasındaki güç ABD-Fransa’yı tost makinesi gibi baskılar, ezer. ABD’nin Deyr El-Zor bölgesinden DAEŞ militanları Suriye-Türkiye hududuna taşıdığı iddiaları TSK ve SSK’daki hareketlilik ile ilgili olabilir.

ABD-DAEŞ MÜNASEBETLERİ

Suriye ordusunun Deyr El-Zor ve Fırat’ın Doğusuna sarkma operasyonları devam ediyor. Bu esnada Suri ve Rus kaynaklar ABD savaş helikopterlerin Deyr El-Zor bölgesinden onlarca DAEŞ militanını kaçırdıklarını iddia ediyor. Daha önce de ABD savaş uçakları birkaç kez bölgede DAEŞ’e karşı operasyon yapan “yanlışlıkla” Suriye ordusunu vurmuş ve onlarca askerini öldürmüştü. ABD helikopterleri tarafından bölgeden kaçırılan DAEŞ militanların Suriye-Türkiye hududuna götürüldükleri gelen bilgiler arasında. Bu militanların Fırat’ın doğusuna yapılacak olası bir TSK operasyonu esnasında kullanılacakları iddia ediliyor.


https://www.aydinlik.com.tr/firat-in-dogusuna-bir-gece-ansizin-mehmet-yuva-kose-yazilari-ekim-2018

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: