İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Hristiyan Demokrat Birliği’nin Müslüman adayı Almanya’da tartışma konusu

Berlin: Raida Behnam / Şarku’l Avsat

Alman vatandaşı Irak asıllı politikacı Mustafa Ammar, 2021 yılında yapılması planlanan bir sonraki parlamento seçimlerine Baden-Württemberg eyaletinin temsilcisi olarak Hristiyan Demokrat Birliği (CDU) partisinden aday olmak için hazırlığa başladığını açıkladı.

İki hafta önce, Almanya Başbakanı Angela Merkel ile partinin yemeğinde bir araya geldiğini ve ona hedeflerini anlattığını belirten Ammar, Merkel’in kendisine tam destek verdiğini ifade etti. Ammar eğer başarılı olursa, parlamentoya giren ilk Arap asıllı Müslüman milletvekili olacak.

Bu nedenle, aynı partinin Saksonya eyaletinden parlamento üyesi olan Veronika Bellmann’ın, Müslümanların Hristiyan Demokrat Parti üyesi olamayacağına dair açıklamaları tartışma çıkarmıştı. Ancak Ammar, parti içinden gelen bu tip tepkilere karşın CDU’dan ayrılmayı ya da adaylıktan geri çekilmeyi düşünmediğini kaydetti.

Şarku’l Avsat’a konuşan Ammar, “Bellmann’ın açıklamaları, partinin bakış açısını temsil etmiyor. Bu ırkçı görüşle bakıyorsa, doğru ülkede değil” ifadelerini kullandı.

Ammar, Bellman’ın açıklamalarının yaklaşan seçim kampanyası üzerindeki etkisine olumsuz yansımasından endişe duyduğunu da belirtti ve şöyle dedi: “Bu ifadeler, parti kurullarında tartışılmalı ve bu ifadelere karşı sağlam bir duruş sergilenmeli. Parti kurullarının da ırkçı tutum alması durumunda, göçmen kökenli Almanları ve Müslümanları CDU ve benim için oy kullanmaya nasıl ikna edeceğim?”
Bellmann, geçtiğimiz haftalarda Chemnitz şehrinde iki genç mültecinin bir Alman’ı öldürmesi sonrasında mültecilere karşı düzenlenen büyük gösterilere şahit olan Saksonya eyaletinin üyesi. İki gün önce yayınlanan bir ankette, bu eyaletin, ilk kez Almanya için Alternatif (AfD) partisine Hristiyan Demokrat Birliği (CDU) partisinden daha çok oy verdiği görüldü.

Veronika Bellmann, sağcı gazete “Junge Freiheit”e yaptığı açıklamada tepki toplayan şu ifadeleri kullanmıştı: “Sözlerim, dindar olmayan Müslümanlar için de geçerli. Onlar bugün laikse, yarın yine dindarlar. Böyle bir durumda, kamu hukukuna açık ve yazılı bir taahhüt vermek gerekir. Dindar bir Müslüman, Hristiyan kimliğini esas alan bir partinin üyesi olarak için nasıl çalışır? İslam, Müslümanlar için tek gerçek din değil mi? Bütün Müslümanlar, tüm dünya “İslam ülkesi” (Daru’l İslam) haline gelene kadar kutsal savaşa (Cihad’a) bağlı değil midir? Bu dinsel savaş kâfirlere, Hristiyanlara ve Yahudilere yönelik değil mi? İnançlarına göre Allah Müslüman olmayan herkesi cezalandırmakla tehdit edip kınamıyor mu? O halde CDU Yönetimi dürüstçe adını ‘Hristiyan Demokrat Birliği’ değil ‘Monoteist/Tek Tanrıcı Demokratik Birliği’ diye değiştirmesi gerekir”

CDU yönetiminden ise Bellmann’ın ifadelerini eleştiren açıklamalar yapıldı.

“Bild” gazetesine konuşan CDU Parti Genel Sekreteri Annegret Kramp-Karrenbauer şu ifadeleri kullandı: “Müslümanların Hristiyan bir partiye üye olmaları konusunda hiçbir engel görmüyorum. Benim için soru şudur: Hangi ilkelere uyuyorsunuz? Köken, din ve cinsel kimliğin bununla hiçbir ilgisi yok.” Müslümanların Hristiyan Demokrat Birliği partisine mensup olup olamayacağı sorulduğunda, Kramp-Karrenbauer, “Kesinlikle evet! Parti üyeliği, devletimizin ve partimizin temel ilkelerine bağlılıktır” yanıtını verdi. Entegrasyon Bakanı Annette Widmann-Mauz ise, Bellmann’ın sözlerini “hatalı ve partinin politikası ve parti içindeki Müslümanlara olan bağlılığıyla uyuşmuyor” diyerek eleştirdi.
Bellmann ise eleştirilere rağmen özür dilemeyi reddetti, aksine açıklamalarının arkasında olduğunu vurguladı.

Almanya İçişleri Bakanı Horst Seehofer, birkaç ay önce “İslam, Almanya’ya ait değil” diyerek büyük bir tartışmaya yol açmış ve sözlerinden dönmeyi reddetmişti. Bunun üzerine Angela Merkel, İçişleri Bakanı’nın sözlerine karşı çıkmış ve “Müslümanlar Almanya’ya aittir, böylece onların dini İslam da” demişti.

Ancak Seehofer, Merkel’in partisinin üyesi değil, CDU’nun kardeş partisi olan ve sadece Bavyera eyaletinde bulunan Hristiyan Sosyal Birliği (CSU) partisinin üyesi. On yıldır, iki parti arasında CDU’nun Bavyera’da aday göstermemesi konusunda bir anlaşma var.

Almanya’da yaklaşık 1,5 Milyonu Almanya doğumlu olmak üzere toplam 3 milyon 100 bin Türk kökenli Alman yaşıyor. Türkler, II. Dünya Savaşı sonrasında daimi olmayan işçi olarak ülkeye girmişlerdi. Son dönemde, göçmen kökenli Almanların ülkeye ne kadar aitlik hissettikleri konusundaki tartışmalar, Türk asıllı ünlü futbolcu Mesut Özil’in hissettiği ırk ayrımcılığı nedeniyle artık Almanya takımında oynayamayacağını, Almanların takım kazandığında onu kendilerinden biri olarak gördüklerini kaybettiğinde ise onu bir göçmen olarak gördüklerini söylemesi sonrasında artmıştı.

Türklerden sonra ülkedeki en büyük Müslüman nüfusu Arap ülkelerinden gelen göçmenler oluşturuyor. Almanya’da yaklaşık 1 milyon 250 bin Arap asıllı göçmen yaşıyor.


https://turkish.aawsat.com/2018/09/article55432335/hristiyan-demokrat-birligine-musluman-aday-almanyada-tartisma-konusu

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: