İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Zirvedeki saklı tarih

03.09.2018 – 10:58

Turgay İPEK/ERZURUM, (DHA)- ERZURUM ATAK Arama Kurtarma ve Doğa Sporları Kulübü, Palandöken ve Konaklı Kayak merkezinin ortasında bulunan Eğerli Dağı’nın zirvesinde, sırt ve eteklerinde gizli kalmış 1’İnci Dünya Savaşı’na ait top yolu ve sperleri gün yüzüne çıkardı.
Erzurum’un Çanakkale’nin kapısı olduğunu ifade eden ATAK Arama Kurtarma ve Doğa Sporları Kulübü Başkanı Çetin Bayram, “Erzurum, doğudaki yıkılmayan kale olarak bilinir. Bölgemizde savaş dönemlerine ait çok büyük bir potansiyel var. Muhteşem bir görüntüye sahip olan su siperler mutlaka ziyarete açılmalıdır” dedi.
Türk ve yabancı kaynakları araştırarak bugüne kadar gizli kalan 1’inci Dünya Savaşı dönemine ait siperleri gün yüzüne çıkardıklarını söyleyen ATAK Arama Kurtarma ve Doğa Sporları Kulübü Başkanı Çetin Bayram, burada yaklaşık olarak 50 kilometreye yakın bir siper hattı bulunduğunu belirtti. Siper hattının kritik olan bölümlerine topçu bataryalarının yerleştirildiğini topoğrafik olarak çok net göründüğünü ifade eden Bayram, “Erzurum’un daha önce gün yüzüne çıkarılmayan 1’inci Dünya Savaşı dönemine ait siperlerinin ortaya çıkarmış bulunuyoruz. Bölgede yaptığımız araştırmalar neticesinde karşımıza 1’inci Dünya Savaşı döneminde esir Osmanlı askerlerine ve halka demir yolları ve dekovil hatları için yollar ve normal toprak yollar ayrıca sonrasında karşılaşabilecekleri bir Osmanlı saldırısına karşı şehri ele geçirdikten sonra bir siper hattı oluşturuyorlar. Bu siper hattı Osmanlılar tarafından yapılan siperler. Şehrin kuzeydoğusu, doğusu ve güney istikametinde. Ruslar şehri, ele geçirdikten sonra 16 Şubat 1916’da Batı’dan ve Güney’den gelebilecek Türk saldırılarına karşı şehri istihkâmlara ayırıyorlar ve bununla ilgili siperler mevziler oluşturuyorlar. Bunların en belirgin günümüze en sağlam ulaşmış olanları Palandöken ve Konaklı Kayak merkezlerinin ortasında bulunan Eğerli Dağı’nın eteklerinde ve sırtlarındadır. Burada mevcut bir top yolu ve uzunlukları yaklaşık 50 kilometreye yakın bir siper hattı bulunmaktadır. Siper hattının kritik olan bölümlerine topçu bataryalarının yerleştirildiği topoğrafik olarak görünmektedir. Bununla alakalı daha önce bilinen bir çalışma ve haber yok. Bu ilk çalışma olacak. Bununla alakalı olarak araştırmalarımız devam edecek. Bu bölge gerçekten tarihi anlamda çok kıymetli günümüze ulaşmış eserlere sahip. Bununla ilgili çeşitli çalışmalara yapmaktayız. Bölgemizde bulunan çoğunluğu yakın savaş dönemine ait ve 93 harbine ait tabyalar, şehitlikler, savaş alanları hala günümüzde hak ettiği yere ulaşmış değil” diye konuştu
400 KİLOMETRE YÜRÜDÜ
Erzurum’un Çanakkale’nin kapısı doğunun ise yıkılmayan kalesi olduğunu sözlerine ekleyen ATAK Arama Kurtarma ve Doğa Sporları Kulübü Başkanı Çetin Bayram, buraları gün yüzüne çıkarmak için yaklaşık 400 kilometre yürüdüğünü ve aracıyla da 5 bin kilometre yol kat ettiğini belirtti. Bayram konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bilindiği üzere ordular savaşlarda hayvanları ile beraberdi. Burayı alan ordular hayvanlarını hem geniş otlak, çayır ve sulak arazileriyle besler güçlenmelerini sağlardı. Böylelikle savaş malzemeleri bunlarla taşınıyordu. Süvariler bununla beraber hareket ediyordu. Bölgemizde savaş dönemlerine ait çok büyük bir potansiyel var. Ruslar, Erzurum’u 3 kez işgal etmişlerdir. 1828-29, 1877-78 ve 1916’daki son işgalleri. Bolşevik İhtilali ile beraber şehirden ayrıldıktan sonra büyük bir Ermeni mezalimi söz konusu olmuştur. Onun akabinde yine bu bölgede tarihe tanıklık eden eserler günümüze kadar ulaşmıştır. Bununla alakalı çok değerli hocalarımızın çalışmaları olmuştur. Fakat akademik çalışmanın ötesine geçilememiş. Buralar günümüzde turistik anlamında ziyaret edilebilecek tarihin canlı tanıkların en güzel örnekleri.”
‘TURİZME KAZANDIRILABİLİR’
Erzurum’un kış turizm merkezi olarak bilindiğini kaydeden Çetin Bayram, “Buraya çok ciddi bir turist akını olmaktadır. Ama yaz döneminde tarih turizmi ile akalalı tarihle ilgilenenler için burada çok önemli eserler var günümüze ulaşmış durumda. Bununla ilgili Erzurum Valiliğimizin yaptığı çalışmalar var. Şehitliklerimizin ihyasına başladık. Onun akabinde bu bölgede gördüğümüz dekovil hattı. Rusların 1916’da Erzurum’u işgal ettiklerinde kendileri ile bereber gelen ve 1917’nin sonuna kadar inşa edilen dekovil hattı günümüze kadar durmaktadır. Buralar canlandırılabilir, turizme kazandırılabilir. Erzurum’da çok ciddi bir potansiyel var. Tabyalar arasında orijinal yollar bulunmaktadır. Günümüzde insanların rahatlıkla seyahat edebileceği bir hale getirilirse eminim ki bu ecdat yadigârları hak ettiği değere kavuşacaktır.”


http://www.hurriyet.com.tr/zirvedeki-sakli-tarih-40944743

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: