İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Osmanlı’nın Ünlü Ceza Hukukcusu Güçlü Kalem ve Hatip Krikor Zohrab 157 Yaşında

Krikor Zohrab (Zohrabyan), 26 Haziran 1861’de Beşiktaş’ta doğdu.  1867’de semtin Makruhyan Ermeni Okulunda, ilkokula başladı, daha sonra taşındıkları Ortaköy’deki, Tarkmançats Ermeni Okulunda devam etti. Okul sıralarında şiirler ve kompozisyonlar yazmaya başladı. Daha sonra ise Lise öğrenimini Galatasaray Lisesi’nde tamamlayarak mühendislik mimarlık bölümlerinden 1879 yılında mezun oldu. İlk yazıları ‘‘Lrakir’’de (Gazete) 1878’de yayınlandı.

1879 yılında yüksek eğitimine devam ettiği İnşaat Mühendisiliği bölümünden, İnşaat Mühendisi (Ingenieur des Ponts et Chaussées) diploması olarak mezun oldu.

1880’de Galatasaray Sultanisi Hukuk Bölümü’ne kaydoldu.

1881’de Darülfünun’un yeni açılan Mekteb-i Hukuk’una geçerek üç yıllık eğitimini 1883’de tamamladı.

1883’de, Ünlü mizah yazarı Hagop Baronyan’ın başyazarlığında, ‘‘Yergrakunt’’ (Yerküre) edebiyat dergisini çıkardı. Bu arada ‘‘Hukuk-u Ceza Müruru Kanunu’’ konulu ilk mesleki çalışması yayınlandı.

1884 yılında Edirne’ye gidip vilayet nezdindeki özel kurul önünde verdiği sınavla ‘‘birinci sınıf avukat’’ diplomasını aldı. Arpiar Arpiaryan’dan ve realizm akımından etkilendi: Eğitici, halkı bilinçlendirici yazılar yazmaya yöneldi.

1885’te ‘‘Yergrakunt’’ta ‘‘Anhedatsadz Serunt Mı’’ (Yok Olan Kuşak) adlı ilk romanı yayımlandı.

1888 yılında Klara Yazıcyan’la evlendi ve ondan dört çocuğu oldu: Dolores, Hermine, Levon ve Aram.

Arpiar Arpiaryan’ın kurduğu ‘‘Hayrenik’’ (Vatan) gazetesinde yazmaya başladı.

1894-1896 yıllarında Osmanlı İmparatorluğu sınırları içindeki baskıcı ve dayatmacı yönetim tarzı sonucunda,ülke aydınlarının çoğu  vatanlarını terk etmek zorunda kaldılar.Halk  hukuk dışı uygulamalara, hak ihlallerine uğradı,  Krikor Zohrab bir hukucu olarak haksızlığa uğrayan insanların, özellikle ülke azınlıklarının bu dava ile yakından ilgilendi ve haklarını  korumaya çalıştı..

Krikor Zohrab ,1892’de Hırant Asadur ve Dikran Gamsaragan’la   birlikte ‘‘Masis’’(Ararad Dağı) haftalık dergisini çıkardı, bir yıl yayınlanan dergi 1893′  kapandı. 1898’de Krikor Zohrab, tekrar yayın hayatına giren ‘‘Masis’’dergisinin yayın kurulunda Sibil ve Hırant Asadur ile birlikte yer alarak, ilerici, aydınlatıcı, dürüst, bir yazar olarak halktan yana bir yayın politikası izledi. Birçok öykü kaleme aldı.

Tarihi Dreyfus Davası için Fransızca bir savunma hazırlayıp, 1899’da Dreyfus’u savunan Yahudi Komitesi’ne gönderdi. Uluslararası takdir topladı, Komiteden bir teşekkür mektubu ve Dreyfus portreli altın bir madalya aldı.

Bir süre, avukatlığı engellendiği ve rejimle de barışık olmadığı için 1908’de Paris’e zoraki göçün ardından bir yıl sonra İkinci Meşrutiyet’in ilanıyla İstanbul’a yeniden döndü. Avukatlığın yanı sıra Ceza Hukuku öğretim üyeliği yaptı.

1908’de Paris’ten döner dönmez Hukuk Fakültesi’nde ceza hukuku hocalığına davet edildi. 1909’da ders notları yayınlandı.

Zohrab, 1909 yılında Adana’da Ermenilere yapılan kırımı durdurmak amacı ile çok fazla çaba sarf etti ama başaramadı.

1909 yılında ‘‘Azadamard’’da (Özgürlük Mücadelesi) yazmaya başladı. Osmanlı’nın Ceza Kanunu’nda değişiklik yapacak komitede yer aldı. Hukukçu olarak Krikor Zohrab, zamanın İstanbul’unun önde gelen avukatlarındandı. Türkçe ve Ermenicesinin yanı sıra çok iyi bildiği Fransızcası nedeniyle dönemin ticari davalarında ve azınlıkların hak ihlali davalarında aranan kişiydi.Krikor Zohrab, liberal fikirleri ve etnik gruplar arasında eşitliği savundu. Önce Ermeni cemaat meclisine üye seçildi, sonra üç kez seçim kazanarak yedi yıl üyeliğini sürdürdüğü Osmanlı Meclis-i Mebusan’ında İstanbul mebusluğu yaptı. Milletler arasında dost ve kardeşçe ilişkilerin ve toplumsal eşitliğin kökleşmesi anlayışına bağlılığıyla, bu yönde düzenlemeler yapılmasına çalıştı. Doğu vilayetlerinde can ve mal güvenliğini sağlayacak reformların önemini savundu. Güçlü bir donanma kurulması, gayrimüslimlerin de askere alınması, “gayrimeşru çocuk” kavramının terk edilmesi, kadınlar lehine yasal değişiklikler yapılması yönünde ve daha birçok konuda etkili Meclis konuşmalarıyla tanındı. Genellikle İttihat ve Terakki ile aynı paralelde oy kullandı.

1909 Adana Olayları, Türk-Ermeni ilişkileri konularında dikkatle incelenmesi gereken konuşma, tutanak ve raporları bulunmaktadır.

Onun ilk büyük romanı gençlerin psikolojik çatışmalar ve beklentileri konusunu işleyen ‘‘Kayıp Kuşak’’oldu. ‘‘Tanıdık Yüzler’’ adlı eseri, zamanın önde gelen kişiliklerin bir sunumudur.

Krikor Zohrab, gazetecilik ve edebiyat yaşamı boyunca etkili bir yazar oldu. Pek çok roman ve gazete ve dergilerde makaleler yazdı, ancak o, öyküleri ve ünlü hitabetleri ile bilinir. Nitekim, yazar olarak Zohrab  , kendi çağdaşları tarafından ‘‘Kısa Öyküler Prens’’i lakabı ile anılır. Eserlerinin çoğu ‘Ğhığcmıdanki Tsayner’ (Vicdan Sesleri, 1909), ”Gyankı İnçbes Vor E”(1911, Hayat Olduğu Gibi) ve ‘Lur Tsaver’ (Sessiz Acılar, 1911) adları altında   üç cilt olarak yayınlandı. Diğer eserleri edebi skeçler, gezi notları ve anılardır.

Zohrab, Ermeni dünyasının önemli yazarlarından ve insan halkları savunucularından biriyidi.

‘‘Eçer Uğevori mı Orakren’’ (Bir Yolcunun Güncesinden Sayfalar)’ başlığı ile yayınlanan Zohrab’ın Avrupa gezi notlarını onun yaşam felsefesini ifade etmektedir.

1911 yılında yayınlanan ‘Hayat, Olduğu Gibi’ kitap, Zohrab’ın Ermenice yazdığı kısa öykülerden oluşuyor. Öyküde, geleneksel yaşamla Avrupa tarzı yaşam arasında sıkışıp kalmış öğretmenler, din adamları seyyar satıcılar, tütün kaçakçıları gibi sıradan insanların yaşamlarından kesitlerin anlatılmaktadır. Ayrıca  bu eser, bir dönemin düşünüş biçimi, ortamı hakkında fikir vermesi bakımından da önemlidir.

14 Mayıs 1915’te İttihat ve Terakki Hükümeti’nce çıkarılan Ermeni Soykırımı uygulaması sonucu, bir gece Van mebusu Vartkes Hovhannes Serengülyan ile birlikte Diyarbakır’a askeri mahkemede yargılanmak üzere askeri eskortla önce Konya’ya, ardından Adana ve Halep’e gönderilmek üzere sürgün edildi. Daha sonra ise arkadaşı ile birlikte vahşice katledildi, faili meçhul cinayete kurban gitti.Yıllar sonra, Çeteci Ahmet’in, Kirkor Zohrabı başına taş vura vura öldürdüğü itirafı ”Yeni İstiklal” gazetesinde yayınlanmıştır

Zohrab ve Serengülyan’ın ölüm olayları, 28 Kasım 1916’da Meclisi Mebusan’da da gündeme getirilmiştir, ancak karara bağlanamamıştı.

Krikor Zohrab, Gazeteci, yazar, hukukçu, üniversite hocası ve Osmanlı Meclis-i Mebusanı’nda 3 dönem İstanbul mebusluğu (milletvekili) yapmış, 1915 de Ermeni Olayları esnasında sürgün yolunda faili meçhul cinayete kurban gitmiştir.

 

26 Haziran 2018 günü doğumunun 157. yılında Osmanlı’nın Ceza Hukukunun ünlü hukukcu, güçlü kalem, yetenekli hatip ve gerçek aydın Krikor Zohrab’ı minnet ve saygıyla anıyoruz..

 

Dr.med.Sarkis Adam

 

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: