İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Küçük Anadolu bulmacaları

İki tane Derevenk var. Daha meşhur olanı Kayseri kentinin Doğu kenarında, Germir ile Tavlusun arasındaki güzel vadi. Dört bir ucu Rum ve Ermeni kiliseleriyle bezenmiş bir yer. Vadi içindeki Surp Sarkis Ermeni manastırı 12. yy’dan itibaren kaydedilmiş.[1] Vank “manastır” demektir, Türkçede umumiyetle Venk olur. Soru, baş tarafı Türkçe dere mi, yoksa Ermenice der“rabb, hazret, İsa”mı? Her ikisi de olabilir. Kaynaklar bilgi vermiyor.

Germir Kayseri merkezin 6 km kadar doğusunda tarihi bir şehir. Garmir, antik telaffuzda Karmir, Ermeni kaynaklarında 4. yy’dan bu yana “Kayseri kenti” anlamında kullanılır. KarmirkԿարմիրք “Kayseri ülkesi” yani Kapadokya demektir. Türkiye’de adı Germiri, Germüri, Garmiri, Germıranıs ve benzeri olan altı yedi yer var Elazığ, Dersim, Erzincan ve Kelkit taraflarında. Bunlar “Kapadokyalı” mı demek, garmir sözcüğünün Ermenicedeki diğer manasıyla “kızıl” mı demek, bilemiyoruz.

Öbür Derevenk Şereflikoçhisar ilçesi Yazısöğüt köyü. Esasen köyün değil yandaki dramatik görünümlü kel dağın adıymış. 39°04’06.73″K  33°37’38.78″D pozisyonunda kusursuz bir manastır yeri görüyoruz. Yerinde görmeye bile gerek yok: dağ başında ıssız bir çanak, su kaynağına yakın, korunaklı, uzaktan Kızılırmak’ı görüyor ama kendisi görünmüyor. Nitekim bu noktadan çıkıp aşağıda Derevenk köyünü besleyen derenin adı neymiş? “Gafur Deresi”. Külahıma anlat, Gâvur Deresi olduğu belli.

Bu köyün 2 km güneyinde Anadolu’nun saklı incilerinden biri, Parlasan. Köyün ortasındaki dev höyüğe dikkat: Erken Tunç çağından (yani MÖ 3000’lerden) beri önemli bir yer olduğu aşikar. Roma-Bizans devrinde adı Parnassós imiş, Yunanistan’daki Parnassós dağı ve Paris’teki Montparnasse ile adaş; Türkçesi sözcüğün akkusatif halinden Parnason veya Parnasun şeklini alır. Hititçe parna- “ev” demek diye birkaç yerde yazıyor, ama Şikago Üniversitesinin büyük Hititçe sözlüğünde (Volume P, 176) parna- “kilim gibi bir tür kumaş, perde, yaygı” diye açıklanmış. Vurgulu –ssós eki Anadolu, Girit ve Yunanistan’da antik-öncesi çağdan kalan elliye yakın yer adında mevcut; muhtemelen “yer, yurt, kasaba” gibi bir anlamı olmalı.

İşte bu Parnassos/Parlasan kasabasından gelip Got’lara, yani Almanlara esir düşen bir vatandaşın evladı olan Ulfila yahut Wulfila (“Küçük-kurt”) adlı şahıs sene 350 dolayında İncil’i ilk kez Got diline çevirmiş.[2] Bu mühim bir olay, çünkü elimizde Almanca ve benzeri Germanik dillerle ilgili en eski belge bu İncil çevirisi. Şöyle bir şey:

atta unsar þu in himinam, weihnai namo þein. qimai þiudinassus þeins. wairþai wilja þeins, swe in himina jah ana airþai.

Uğraşırsanız çözersiniz: Vater unser Du in Himmel, geheiligt Name dein, komme Justness dein, werde Wille dein, so in Himmel ja an Erde

Luther’e göre: Unser Vater in dem Himmel. Dein Name werde geheiligt. Dein Reich komme. Dein Wille geschehe auf Erden wie im Himmel.

[1] Drtad Arkebiskobos Balyan, Hay Vanorayk’ [makaleler, 1883-1914], Eçmiadzin 2008.

[2] Parlasan bağlantısını Kayserili Philostorgius’un 430 tarihli Kilise Tarihi’nden öğreniyoruz. Şurada: Philostorgius Church History, ed. Philip R. Amidon (Atlanta 2007).


http://nisanyan1.blogspot.com/2018/04/kucuk-anadolu-bulmacalar.html

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: