İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Kadim Ortak, Kardeş, Dost Murat Bebiroğlu

Haluk Mesci

‘Kadim ortak, kardeş (birkaç yaş büyük abi), dost, arkadaş, meslekte ticari başarı da kazandıysam bunun en önemli sorumlusu, erken kaybettiğimiz bir insan gibi insan’ idi Murat Bebiroğlu benim için…

İkimiz de Ajans Ada’da çalışırken tanıştık. O, muhasebe ekibini yöneten kişiydi, ben de yazar. Bir ajansta hesap planı, kârlılık vb. oranları ne olmalı, belki de –aslında arkadaşlarımız olan- patronlardan daha çok ve düzenli kafa yormaya başladık. Benim İngilizce bir kitabımdan Murat için çeviriler yapmaya başladım. Konuları konuştuk, inceledik. Zaten yasalara ve usullere dikkatli, adil biri olan Murat, bir reklam ajansının muhasebesinin ve finansal yapısının nasıl işlemesi gerektiği konusuna da çok iyi hakim oldu. Daha sonra, işleyişten mutsuz olduğumuz için ayrılıp kendi ajansımızı kurduk. (Murat’ın okul arkadaşlarının finansal desteğine dayanan modelinin dünyada bir örneği daha yoktur.) Ardından da başkalarını. Bu ajansların yaşaması, parasal olarak sağlıklı şirketler olması ve bu sayede yabancı ortaklıklar kurabilmesi, hep Murat’ın o sağlam, yasalara ve usullere saygılı parasal yönetimi sayesinde olmuştur. Aynı nedenle ve onun adalet duygusuyla, ortaklıklarımızda asla parasal sürtüşme çıkmamıştır. (Bu nitelikleri, hiç kuşku yok ki, genelde insanlarla ilişkilerinde de aynen vardı ve onu unutulmaz yapan şeylerin başında geliyordu ama bunları yazacak başkaları da olacaktır nasılsa.)

Yıllarca yalvardım ‘Patron, ne olur ajans finansmanı ve muhasebe yönetimi üzerine bir kitap yaz, bunu Türkiye’de yazabilecek tek kişisin. Artık bilgisayarın da cambazı oldun ama gerekirse işin yazı vs hamallığını ben yaparım’ dedim. (Ona, kurduğumuz bütün ajanslarda Patron dedik. Bize patronluk filan tasladığından değil. Saygı duyulası parasal yönetimiyle en kötü zamanlarda bile ayakta durduğumuz, asla para nedeniyle sürtüşme yaşamadığımız için.) Nedense buna yanaşmadı hiç. Nizamnameleri yazıp bitirdikten ve yayımladıktan sonra da sürdürdüm ısrarımı ama sökmedi. Sevgili Kirkor Sahakoğlu ile bir kitap maketi hazırladık, sanki yazmış gibi. Bir teknede yapılan sürpriz doğum günü partisinde verdik eline. Güldü. Yine de yanaşmadı. (Fotoğrafı ekte görebilirsiniz.)

Doğum tarihi , çoğu eski insandaki gibi, kesin bilinmiyordu. Kişiliğinin çeşitli yanlarına bakarak, kendi babamdan ve kardeşimden de benzerlikleri değerlendirerek, mamasından dinlediklerini hesaba katarak, Kasım’da doğmuş, dolayısıyla Yay burcu olması gerektiğine hükmettim! (Dürüst, sağlıklarına zarar verecek kadar inançlı ve tutkulu, biraz da inatçı ama çok hoş insanlardır.) Şaka yollu o da benimsedi. İlan da ettik…

Keşke daha çok ve daha nice seneler kutlayabilseydik doğum günlerini. Çok sevdiği torunları, daha da büyüyüp bizzat katılsaydı o kutlamalarımıza.

Kader. Aniden, hiç gereksiz bir zamanda, hepimizi şoke ederek gitti. Ona bozulduğum tek sefer budur.

(Ah Patron. Seni, sohbetini, en az ailen kadar özlediğimi biliyorsundur. Sanırım bazen rüyamda seni görüyor olmam, bu yüzden. )

 

 

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: