<div class=”htdisc-box-2″>***HyeTert, bu kaynağın ve/veya içeriğin yanlış ve/veya yanıltıcı bilgiler ve/veya soykırım inkarcılığı, ırkçılık, ayrımcılık ya da nefret suçu içerdiği/yaydığı kanısındadır. Metni paylaşmadan önce bu uyarıları göz önüne alarak, içeriği ve/veya kaynağı güvenilir kaynaklardan kontrol ediniz.***</div>
Biz kuraklığı dert ederken, elin İtalyan’ı gölümüzün dibindeki tarihi sırrın peşine düşmüş! Kendi halindeki Sapanca’mız bir anda Vatikan’ın radarına girdi! Yazar Kamacı’nın iddiasına göre, Geç Antik Çağ’a ait olduğu söylenen batık kilisenin Vatikan tarafından yakın takibe alındığı, hatta Papa’nın adamlarının Sapanca’ya kadar saha çalışması yaptığını yetkililerinde bu konudan haberdar olduğunu iddia etti.
Soner Kiraz
Vatikan ve gizli yapılanmalar üzerine yazdığı kitaplarla tanınan gazeteci-yazar Koray Kamacı, geçtiğimiz aylarda suların çekilmesiyle Sapanca Gölü’nde ortaya çıkan tarihi yapıya ilişkin dikkat çeken iddialarda bulundu. Geç Antik Çağ’a ait bir kilise olduğu değerlendirilen batık yapının Vatikan’ın yakın takibinde olduğunu öne süren Kamacı, kardinallerin bölgeye gelerek inceleme yaptığını iddia etti.

Araştırmacı yazar Koray Kamacı, Süper Haber’deki köşe yazısında Sakarya’nın turizm merkezi Sapanca Gölü’nün derinliklerinde yatan tarihi sırları ele aldı. Sapanca Gölü’nde su seviyesinin geçtiğmiiz aylarda düşmesiyle birlikte gün yüzüne çıkan mozaikli yapının sadece arkeolojik bir kalıntı olmadığını savunan Kamacı, bölgenin erken Hristiyanlık tarihi açısından kritik bir merkez olabileceğine dikkat çekti.

SULARIN ÇEKİLMESİYLE ORTAYA ÇIKAN MOZAİKLİ YAPI
Sapanca Gölü’nde son dönemde yaşanan su çekilmeleri, yüzyıllardır su altında kalan dikdörtgen planlı bir yapıyı gün yüzüne çıkardı. Sakarya Üniversitesi Sanat Tarihi Araştırma Görevlisi Dr. Görkem Işık’ın ilk incelemelerine göre; kesme taş duvarlar, mermer parçaları ve mozaik döşemeler barındıran bu kalıntıların MS 4. ile 6. yüzyıllar arasına tarihlenen küçük bir şapel veya erken dönem kilisesi olduğu değerlendiriliyor.

Uzmanlar, yapının ani bir felaketle değil, yüzyıllar içindeki doğal göl seviyesi değişimleriyle sular altında kaldığını belirtiyor. Yapının Kurtköy çevresindeki Doğu Roma kalesiyle bağlantılı bir dini merkez olabileceği ihtimali, gölün altında daha geniş bir arkeolojik alanın ve kayıp bir yerleşimin bulunabileceği sorusunu da beraberinde getiriyor.
“VATİKAN’IN RADARINA GİRDİ, KARDİNALLER İNCELEDİ”
Ortaya çıkan bulguları Hristiyanlık tarihi ekseninde değerlendiren yazar Koray Kamacı, yazısında bu batık yapının Vatikan’ın ilgisini çektiğini ileri sürdü. Anadolu’nun erken Hristiyanlık tarihi için taşıdığı olağanüstü öneme dikkat çeken Kamacı, iddialarını şu temellere dayandırdı:
“Geç Antik Çağ, Anadolu’da Hristiyanlığın hızla yayıldığı dönemdir. Sapanca da İstanbul–İznik–Anadolu arasındaki tarihsel coğrafyanın tam merkezinde yer alır. Vatikan’ın da bu yapının peşinde olduğuna dair ilginç bilgiler var. Sapanca’yı ziyaret eden ve göle bizzat gidip çalışma yapan kardinallerin varlığı önemlidir. Bu yönüyle İznik Gölü ile Sapanca Gölü’nün aynı merkezin radarında olması dikkat çekicidir.”

Kamacı, Vatikan’ın bölgedeki ilgisinin ve yürüttüğü çalışmaların Türk Devleti tarafından da bilindiğini ve resmi makamların konuyla ilgili özel incelemeler yürüttüğünün muhakkak olduğunu belirterek yazısını tamamladı.

