İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

R. HADDECİYAN ÖLÜMÜNÜN 1. YILDÖNÜMÜNDE ANILDI

“Marmara” ailesi ve gerçek dostları başyazarımızın mezarı başında toplandı

Cumartesi günü, merhum başyazarımız R. Haddeciyan’ın vefatının birinci yıldönümü münasebetiyle, “MARMARA” ailesi ve onun anısını yaşatan dostları Şişli Mezarlığı’nda bir araya geldi. Haddeciyan ailesinin kabri başında toplandılar. Yaklaşık yetmiş yıl boyunca hayatını, kalemini, aklını ve ruhunu bu cemaate adayan bir insanı hüzün dolu dualar ve derin bir özlemle andılar.

Ama o gün bizim için sadece sıradan bir anma ve dua günü değildi. Aynı zamanda acı bir muhasebenin de yapıldığı gün oldu.

On yıllar boyunca gazetesinin sayfalarını tüm cemaate açmış olan o başyazarın mezarı başında ancak 50-60 kişi vardı. Yetmiş yıl boyunca neredeyse her gün O, insanlarımız hakkında yazmıştı. Şarkıcı, sanatçı, öğretmen, aydın, hayırsever, cemaat insanı, okul, kilise, dernek, kurum… Hepsinin de etkinliklerinin, başarılarının, emeklerinin ya da hizmetlerinin tanıklığı bir şekilde R. Haddeciyan’ın kaleminden ya da onun yönettiği “MARMARA”nın sayfalarında yerini almıştı.

O, onların başarılarıyla sevinmiş, emeklerini kaydetmiş, hizmetlerini takdir etmişti. Birçoğunun adını O, kalemiyle cemaatin kolektif hafızasına kaydetmişti.

Heyhat, Cumartesi günü onların çoğu yoktu.

Bu yokluğu fark etmemek zordu, hele hissetmemek daha da zordu.

Belki bazıları hafta sonlarından birkaç saatlerini ayırmak istemedi. Bir başkası gelmeyi gerekli görmedi. Ya Haddeciyan’ın “MARMARA”sında etkinliklerine bu kadar geniş yer verilmiş olan cemaatimizin kurum ve kuruluşlarımızın temsilcilerine ne demeli? ÜÇ kişi hariç diğerlerinin hiç biri yoktu. Sadece ÜÇ kurum.

Bu tablo zihnimizde elbette şu kuşkuyu yarattı: Değerlerimizden bir beklentimiz kalmayınca artık onlara saygı göstermeye gerek görmüyor muyuz?

Cumartesi günkü eksikler çok şey anlatıyordu.

Hele bugün, Ermenice basın varlığının en zor dönemlerinden birini yaşarken, bu tablo çok daha ağır bir anlam kazanıyor. Ermenice gazete bazıları için artık bir ihtiyaç değil. Okumuyorlar, takip etmiyorlar, bazen sayfalarında neler olup bittiğini bile bilmiyorlar. Ve Ermenice gazeteden bir beklentileri de olmayınca, sanki onun arkasında tüm hayatını eskitmiş insana karşı da bir borç hissetmiyorlar.

Ama her şeye rağmen Cumartesi günü R. Haddeciyan yalnız değildi.

Mezarının etrafında “MARMARA” ailesi ve onu gerçekten seven, değer veren insanlar vardı. Onlar bir görevi yerine getirmek için, veya isimleri kayda geçsin diye gelmemişlerdi. Onlar gelmişti çünkü R. Haddeciyan hala onların kalbinde yaşamaya devam ediyordu.

Anma töreni sırasında Kıdemli Peder Sarkis Kuyumcuyan, Rahip Şnork Donikyan, Kıdemli Peder Goryun Fenerciyan ve Mıhitarist Birliğinden Başrahip Hagopos Çopuryan dualarıyla R. Haddeciyan’ı ve eşi Suzan Haddeciyan’ı andılar. Töreni sevgili Maral Ayvaz’ın güzel ve ruha işleyen ilahileri tamamladı. Onun sesi, ruhbanların dualarıyla birleşerek tüm anma törenine ayrı bir anlam kattı.

Cumartesi günü Haddeciyan çiftinin ruhlarının huzuru için göğe yükselen işte o 50, 60 kişilik grubun duasıydı.

Tarihe not düşelim:

Dört ruhani.

Bir tane hayırsever (azkayin parerar).

Bir tane Ermenice öğretmeni.

Cemaat kurumlarından üç temsilci.

SIFIR okul müdürü.

Ve bir de… gerçek dostlar.

Sayı azdı ama sevgi çoktu, gerçekti.

Evet, biz o mezarın etrafında çok daha büyük bir kalabalık olmasını isterdik. Yıllarca adları Haddeciyan’ın yazılarında ve “MARMARA”nın sayfalarında yer bulmuş herkesin orada olmasını arzu ederdik. Kurumlarımızın da “Unutmadık” demek için varlıklarıyla orada olmalarını beklerdik.

Öyle olmadı. Evet, bu nankörlük bizi üzdü ve hayal kırıklığına uğrattı. Ama R. Haddeciyan’ın büyüklüğünden hiçbir şey eksiltmedi.

MARMARA

https://www.normarmara.com/140926lu.html