AK PARTİ İSTANBUL MİLLETVEKİLİ SEVAN SIVACIOĞLU: “KURUMLAR NET VE ŞEFFAF ÇALIŞMALI”
ERVAB’ın 24 Ağustos toplantısında, Patrik Hazretleri’nin konuşmasından sonra sözü AK Parti İstanbul Milletvekili Doç. Dr. Sevan Sıvacıoğlu aldı.
Patrik Hazretleri açılış konuşması ile masaya “okulların bütçelerini ortak güçle nasıl kapatırız” sorusunu koymuştu, Sıvacıoğlu’nun konuşması ise bu soruya ikinci önemli bir katman ekledi: toplum içindeki birlik ve şeffaflık meselesi.
Aynı zamanda Ankara’da son dönemde yaptığı görüşmeler hakkında bilgi verdi ve İstanbul Valiliği’nden gelen önemli bir teklifi aktardı: okulların tadilatı ve güçlendirilmesi projelerine destek.
Ancak… Konuşmasının en dikkat çekici kısmı belki de devlet desteğiyle ilgili söyledikleri değil, toplum içinde bir örgütlenme sorunu olduğunu ve ERVAB’ın ilgili komisyonlarına tam ve doğru bilgi verilmediğini açıkça söylemesiydi.
“Ankara’dan büyük destek alıyoruz ama toplum içinde örgütlenme sorunumuz var.”
Sıvacıoğlu önce kurum başkanlarına ve toplum yapılarına, okullara, öğrencilere ve ihtiyaç sahiplerine gösterdikleri destek için teşekkür etti. Konuşmasında kurumlarımızın devlet kurumlarıyla, bakanlarla, milletvekilleriyle ve bakan yardımcılarıyla yapıcı ilişkiler kurduğunu belirtti.
Doç. Dr. Sıvacıoğlu özellikle Ankara’dan gelen desteğin önemli olduğunu ve son görüşmelerde devlet düzeyinde de olumlu yaklaşım gördüklerini vurguladı. Fakat bu olumlu tablodan sonra hemen asıl meseleye geçti ve şöyle dedi: “Elbette Ankara’dan böyle büyük destek alıyoruz, ama kendi toplumumuz içinde örgütlenmeyle ilgili bir sorunumuz var.”
Bu, konuşmasında altı çizilmesi gereken bir noktaydı. Çünkü Sıvacıoğlu meseleyi sadece “devletten destek bulma” çerçevesiyle sınırlamadı. Vurguyu toplumun çalışma düzeninin üzerine de koydu.
Okulların geleceği sadece bütçe meselesi değil.
Sıvacıoğlu’na göre toplumun önündeki önemli sorunlardan biri okullarımızda öğrenci sayısının sürekli düşmesi. Toplumun genel nüfusunun da aynı paralelde azaldığını da vurguladı.
Bu tespiti önemli, çünkü okulların bugünkü maddi zorlukları sadece hayat pahalılığından kaynaklanmıyor. Öğrenci sayısının azalması, okulların gelirlerinin ve ayakta kalma koşullarının yavaş yavaş “daralması” anlamına da geliyor.
Sıvacıoğlu’nun aktardığı en önemli bilgilerden biri de İstanbul Valiliği’nin teklifiydi. Buna göre okullarını onarmak ya da güçlendirmek isteyen kurumlar bir proje sunabilir ve valilik bu çalışmalara destek vermeye hazır. Projeler ciddi masraf gerektirse de valilik, kurumlarımızdan ileride herhangi bir ücret talep etmeden devlet desteği vermeye hazır.
Milletvekili ayrıca bu konuyla ilgili Vali Davut Gül ile 28 Eylül’de bir görüşme planlandığını da belirtti.
ERVAB daha etkin bir yapı olmalı.
Sıvacıoğlu’nun konuşmasının en vurucu kısmı, tekrar cemaatin iç işlerine döndüğü bölümdü. ERVAB’ın daha etkin bir yapı olması gerektiğini söyleyerek, özellikle kurumlarımızın ERVAB’ın Mali ve Eğitim komisyonlarına daha eksiksiz ve doğru bilgi vermesini istedi. Bu noktada milletvekilimiz, toplantıdan önce Eğitim Komisyonu Başkanı’yla konuştuğunu ve mali konular tartışılırken bilgi eksikliği yaşandığını ya da raporların komisyona gecikmeli verildiğini öğrendiğini da açıkladı.
Sıvacıoğlu’nun tepkisi netti: “Bunlar gerçekten iyi şeyler değil. Net olmalıyız, şeffaf olmalıyız.”
Bu cümle belki de konuşmanın tüm ana fikrini özetleyen temel vurgusuydu. Çünkü aynı toplantıda cemaat okullarının maddi açıkları acil bir varoluş meselesi olarak ortaya konurken, bilgi eksikliği meselesi artık ikinci planda kalamaz. Maddi ihtiyaç ne kadar büyükse, topluma bilgi verme sorumluluğu da o kadar büyük.
Kurum sadece kendi kurumunu ayakta tutmak için yok.
Sıvacıoğlu’nun konuşmasında okulu olmayan vakıflara da net bir çağrı vardı. Milletvekilimiz tüm vakıfların toplumun ihtiyaç sahiplerine ve okullara destek olmasını istedi. Yani eğitim yükü sadece okulu olan kurumların sırtında kalmamalıydı. Bu öneri doğrudan Patrik Hazretleri’nin konuşmasıyla bağlantılıydı. Patrik de toplum içinde maddi imkanı daha geniş olan kurumlar olduğunu, buna karşılık okulu olan bazı kurumların ciddi açıklarla karşı karşıya olduğunu söylemişti.
Sıvacıoğlu bu fikri daha doğrudan ifade etti ve ricasını bir talep gibi dile getirdi: Yönetimi altında okulu olmayan kurumlar, toplumun eğitim sistemini ayakta tutma işine katkı vermeli.
Son olarak: Sorumluluk ve yeni nesil meselesi.
Konuşmasının son bölümünde Sıvacıoğlu kurumların idari sorumlularına değindi. Toplumların yöneticilerini belli görevleri yapmak için seçtiğini hatırlattı. Elbette bazı insanların yorulmuş ya da zamanla tükenmiş olabileceğini söyledi. Öyleyse yerlerini daha dinamik ve yeni insanlara bırakmaları gerektiğini belirtti.
Bu görüş de sadece kişisel bir görüş değil. Kurum veya toplulukları yönetmeye daha geniş perspektiften bakmakla ilgili: Aynı insanlar sorumluluğu ne kadar süre taşımalı ve insanlar kurumları yeni nesle devretmeye ne kadar hazır?
Sıvacıoğlu gençliğe de değinerek, çocuklarımızın ve gençlerimizin geleceğimiz olduğunu söyledi. Özellikle Şişli ve Taksim spor kulüplerini hatırlattı ve gençleri spora, sanata ve bilime yönlendirmek gerektiğini vurguladı.
Sonuç olarak diyebiliriz ki Doç. Dr. Sıvacıoğlu’nun konuşması, Patrik Hazretleri’nin sözleriyle birlikte ortaya iki husus koyuyor.
Birincisi: Cemaat, okulların bütçelerini dengeleme konusunda temel bir çözüm bulmak zorunda.
İkincisi: Eğer toplumun farklı kurumları arasında bilgi, kaynak ve sorumluluğun daha etkin bir koordinasyonu ve paylaşımı olmazsa bu gerçekleşemez.
İşte tam burada Sıvacıoğlu’nun “net ve şeffaf olalım” çağrısı tüm ağırlığı ile ön plana çıkıyor.
Eğer ERVAB’ın komisyonları toplumun geleceğine dair bir vizyon ya da strateji geliştirecekse, eksiksiz bilgiye sahip olmaları gerekiyor. Eğer toplum kaynaklarını okulları ayakta tutmak için birleştirecekse, hangi kurumun ne imkanı olduğunu ve hangi kurumun ne ihtiyacı olduğunu da bilmesi lazım.
Bu anlamda Sıvacıoğlu’nun sözleri, Patrik Hazretleri’nin başlattığı tartışmayı bir adım ileri taşıyor. Patrik “okulların açıklarını kapatmak için ne yapacağız?” diye sormuştu, Sıvacıoğlu da ekliyor “önce neyimiz var, neyimiz eksik ve sistemimiz nasıl çalışıyor bunu tam ve doğru şekilde bilmemiz lazım”.
MARMARA

