İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki Barış anlaşması, çatışmanın nihai çözümü için güçlü bir zemin sağlayabilir

Ermeni Siyaset analisti Edgar Vardanyan, Ermenistan ile Azerbaycan arasında barış anlaşmasının 17 maddesi üzerinde mutabakata varılmış olmasının önemli bir gelişme olduğunu, ancak Azerbaycan’ın hâlâ belirli ön koşullar öne sürdüğünü belirtti. Anlaşmanın içeriğine artık bir itirazın kalmadığını ifade eden Vardanyan, tarafların uzlaşı metnini kabul ettiğini ve bu durumun gelecekte kalıcı barışın tesis edilmesi için uygun bir zemin oluşturabileceğini söyledi.

Analiste göre, anlaşmanın temelinde tarafların birbirlerinin toprak bütünlüğünü tanıması ve karşılıklı taleplerin sona erdiği gerçeği yatıyor. Bu anlayış, ilerleyen süreçte diplomatik ilişkilerin kurulmasını ve ticari-ekonomik bağların güçlenmesini gerektiriyor. Ancak bu aşamada sağlanan mutabakatın, kalıcı ve derin bir barış anlamına gelmediğini, barışın tam anlamıyla sağlanmasının daha uzun vadeli bir süreç olduğunu vurguladı.

Vardanyan, herhangi bir anlaşmanın tek başına bir tarafın saldırgan tutumunu önleyemeyeceğini, ancak saldırıyı caydıracak bir mekanizmanın oluşturulmasının hayati önem taşıdığını belirtti. Azerbaycan’ın saldırgan bir politika izlemesi durumunda ağır bedeller ödeyeceğini bilmesi gerektiğini, barışçıl ilişkiler geliştirmesinin ise uzun vadede ülke için çok daha kazançlı olacağını fark etmesi gerektiğini ifade etti.

Azerbaycan’ın anlaşmayı neden henüz imzalamadığına dair yaptığı değerlendirmede, Bakü’nün uluslararası aktörlerden çeşitli siyasi ve ekonomik kazanımlar elde etmek için süreci bilinçli olarak uzattığını öne sürdü. Azerbaycan’ın, dış yatırımların artması, ticaret hacminin genişlemesi ve uluslararası alanda daha fazla destek görmesi gibi beklentilerle hareket ettiğini dile getirdi.

Bölgesel gelişmelere bağlı olarak Azerbaycan’ın anlaşmayı imzalamaya yönelik tutumunun değişebileceğini belirten Vardanyan, uluslararası toplumun yalnızca açıklamalar yapmakla yetinmemesi gerektiğini, somut öneriler ve baskılarla süreci hızlandırabileceğini savundu. Eğer Azerbaycan, barışa karşı direnç göstermesinin kendisi için ciddi sorunlar doğurabileceğini ve hatta yaptırımlara maruz kalabileceğini görürse, barış anlaşmasını imzalama konusunda daha istekli hale gelebileceğini belirtti.

Genel olarak, anlaşmanın imzalanması tek başına çatışmayı tamamen sona erdirmeye yetmese de, taraflar arasındaki temel anlaşmazlıkları büyük ölçüde çözdüğü için uzun vadeli bir barışın inşasında önemli bir başlangıç noktası olarak görülüyor. Ancak bu sürecin başarılı olabilmesi için tarafların güvence altına alınmış bir barış ortamı yaratmaları ve uluslararası toplumun sürece aktif şekilde destek vermesi gerektiği vurgulanıyor.


ERMENİ HABER AJANSI

Yorumlar kapatıldı.