İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Rum Yetimhanesi Çökmek Üzere: Yıkılırsa Sorumluluk Bakanlığın

Pınar Tarcan

Büyükada Rum Yetimhanesi her zamankinden daha fazla çökme tehlikesiyle karşı karşıya. Projelerle ilgili durumu mimar Korhan Gümüş ile verdiği soru önergesini milletvekili Tuma Çelik ile konuştuk.
*Fotoğraf: Arşiv.
Haberin İngilizcesi için tıklayın
Dünyanın ikinci en büyük ahşap yapısı Büyükada Rum Yetimhanesi her zamankinden daha fazla çökme tehlikesiyle karşı karşıya.Konuyu bugün meclis gündemine taşıyan Mardin Milletvekili Tuma Çelik, bianet’e durumun aciliyetini şöyle aktardı:
“Kış koşullarına dayanamayabilir”
“Böylesine önemli bir yapının korunması Kültür ve Turizm Bakanlığı için zor olmamalı. Acilen yapının koruma altına alınması gerektiği ortada.

“Yoksa kış koşullarına dayanması oldukça zor olan bina tamamen çökecek.
“Proje geliştirilip finansman bulunmalı”
“Bakanlık, hızla harekete geçmeli” ifadelerini kullanan Çelik, yapının yıkılması durumunda sorumluluğun bakanlığa ait olacağını kaydetti.
Büyükşehir Belediyesi’nin de sorumluluğu
Çelik, sadece bakanlığın değil, proje geliştirme, finansman bulma, kaynak yaratma konusunda İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin de sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ve girişimlerde bulunulmasını vurguladı.
Korhan Gümüş: Tahribat hızlandı
Yetimhane’nin tarihi sürecini yakından takip eden mimar Korhan Gümüş ise iki uzman grup toplantısı yapıldığını Europa Nostra uzmanları ve patrikhane uzmanlarının bir araya geldiğini kaydetti.
Gümüş, bu görüşmelerde yapının içeriden bir strüktür ile desteklenmesinin gündemde olduğunu kaydetti.
Ancak konuyla ilgili finans sorunu ve projenin netleşememesi durumun ciddiyetini koruyor.
“Patrikhane büyük bir faturayla karşı karşıya”
Milletvekili Çelik ise şöyle devam etti:
“Yetimhane binası, 10 yıl boyunca Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün kontrolündeydi. Bu dönemde, Ekümenik Rum Patrikhanesi binayla ilgili tasarrufta bulunamadı.
“Hukuki mücadeleler sonrasında binanın tapusunu geri alabildiler ama bina şimdi yıkılmak üzere. Patrikhane büyük bir faturayla karşı karşıya. Neden bu on yıllık ihmal sürecinin faturasını patrikhane ödemek zorunda?
“Burada ayrıca bir yaklaşım sorunuyla karşı karşıyayız. Kültürel miras yapılarında, özellikle tehdit altındaki yapılarda Bakanlık hızla adım atmalıdır.
“Kültürel miras yapılarının korunması Bakanlığın temel görevlerindendir. Bakanlık istediği zaman dünyanın dört bir yanında Türk ve Müslüman kültürel miras yapıları için bütçe yaratıp koruma altına alabiliyor, restore ettirebiliyor.
“Bunları yapmalı ama Türkiye’deki kültürel mirasın bir parçası olan, Hristiyan kültür varlıklarının korunması için de aynı refleksi göstermek zorundadır. Bakanlığın, kültürel miras yapılarının korunmasında daha kapsayıcı bir bakışa ihtiyacı olduğu ortadadır.”

Büyükada Rum Yetimhanesi’nin tarihi

Büyükada Rum Yetimhanesi, İstanbul’un önemli mimarı Alexander Vallauri tarafından 1899 yılında, lüks bir otel ve kumarhane olarak inşa edildi.
1900’lerin başında Prens Adaları kentin kozmopolit karakterini yansıtan, İstanbul’daki değişik dini ve etnik kökenden gelen cemaatlerin tercih ettiği yazlık bir mekâna dönüşmüştü. Yetimhane o dönemi ve dönemin toplum yapısını yansıtması açısından da önemli kabul ediliyor.
1903’te Sultan II. Abdülhamid yapının orijinal işlevine izin vermemesi üzerine, yapı önde gelen bir Yunan bankerin eşi tarafından satın alınıp yetimhane olarak kullanılması şartıyla İstanbul Rum Ortodoks Patrikhanesi’ne bağışlandı.
1964’te kapanana kadar bu işlevini sürdürdü. O zamandan beri ihmal edilmiş olan yapı giderek yıprandı.
Mülkiyetine ve kullanım biçimine dair çözümsüzlükler, yapının bakımını ve konservasyonunu zora soktu, kullanılma girişimlerinin önünde engel olduve yapının durumunun iyileştirilmesi yönündeki çabaları sonuçsuz bıraktı.
1980’deki yangın ile zarar gören yapı bugün olumsuz hava şartlarına tümüyle açık durumda. Yapının denize yakın oluşu da daha da kötüleştirmekte. Çatının bazı bölümleri ve köşe dikmeleri düşmüş durumda ve bina bütünüyle çökmek üzere.

(PT)


bianet

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: