İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

HAÇIN BULUNUŞ YORTUSU

Bu yortu tarihte haçla ilgili meydana gelen ilk olayın anılmasıdır.

İmparator Konstantianos ve annesi Helen hristiyan inancını kabul ettikten sonra hristiyanlığın gelişimi için yoğun bir şekilde çalışmaya başlarlar.

İmparatoriçe Helen Kudüs’e bir inanç ziyaretine gider.
Aklında kutsal yerleri ziyaret etmekten öte, Rabbimiz Hisus Krisdos’un kutsal haçını bulmak vardır.
Kudüs’te yaptığı araştırmalar sonucunda haçın yerini bilen Yehuda adında bir adam bulur.
Yehuda haçın yeri olarak Kudüs dışındaki bir çöplüğü gösterir.
Rab haçtan indirildikten sonra Rabbin ve iki haydudun haçları Helen’in Kudüs’e gelmesinden yaklaşık 300 yıl önce bu çöplüğe atılmışlardır.

Kraliçe Helen çöplüğün kazılmasını buyurur. Büyük bir işçi topluluğu çalışmaya başlar. İşlerin yavaş ilerlediğini gören Kraliçe Helen hazine sandığını getirip içindeki altınları çöplerin içine atmaya başlar, altınları bulmak isteyen işçiler daha büyük bir gayretle çalışmaya başlarlar.

Sonunda 3 haç bulunur. Rabbe ait olan haçı anlamak için oradan geçmekte olan bir cenaze alayını durdururlar.

Götürülen, yeni ölmüş genç bir delikanlının bedenidir. Delikanlının cansız bedenini sırayla haçların üzerine koyarlar. İlk haçta hiçbir şey olmaz, cansız beden ikinci haçın üzerinde hafifçe kımıldar, 3. haçın üzerinde dirilir.

Böylece Rabbin haçı ortaya çıkarılmış olur.

Haç Kudüs’teki ana kiliseye götürülür ve dünyadaki bütün kiliseler günümüze kadar bu olayı kutlamaya devam eder.


İmparatoriçe Helen sadece inanmakla kalmadı, inancını eyleme çevirdi. Öte yandan Haçın bulunuşu bize kendi haçımızı bulmamız gerektiğini hatırlatıyor.

Rab İsa şöyle diyor “Haçını alıp ardımdan gelmeyen Bana layık değildir.” Her bir hristiyanın taşıması gereken bir haçı vardır.

Haç olmadan diriliş yoktur. Öyleyse her birimiz bize ait olan haçı bulmalı ve sevgiyle taşımalıyız.

Bu bizi sonsuz hayat yollarında yürütecektir. Helen’in örneği bizlere haçımızı nasıl bulacağımızı da göstermektedir.

O, büyük bir hazineyi haçı bulmak için harcadı. Eğer biz de haçımızı bulmak istiyorsak fedakarlık yapmayı bilmeliyiz.

Herkes farklı şeyler için fedakarlıklar yapar. Eğer geçici olan bu hayat için fedakarlıklar yapıyorsak, kalıcı olan sonsuz hayat için ne kadar daha büyük fedakarlıklar yapmalıyız.

Helen’in örneği bizlere aynı zamanda alçakgönüllülüğü öğretir.

O, haçı bulmak için çöplerin içine bile girdi, imparatoriçelik görkemini bir kenara bıraktı.

Eğer bizler de çarmıha gerileni takip etmek istiyorsak bizim sözde sahip olduğumuz yücelikleri bir kenara bırakmayı bilmek ve alçakgönüllülükle donanmak durumundayız.

(Resim İmp. Helen’in Haçı buldugu yer /Surp Harutyan Dacar/ Kudüs)

Kaynak: Lraper Sayfası 26 Ekim 2008 Peder Drtad Uzunyan yazısından alıntı

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: