İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Ukraynalı Naziler: Kimler, neden bu kadar nüfuza sahipler ve niçin Batı basını onları görmezden geliyor?

Ukrayna’nın başkenti Kiev’deki kanlı darbe sırasındaki faaliyetleriyle kötü nam salmış olan Azov Taburu ‘White Pride’ (Beyaz Onur Festivali) adıyla bir festival düzenledi. Festivalde Nazilere ait sembol ve sloganlara rahatça yer vermekten kaçınılmadı. Ancak bu etkinlik, Batı medyasında en ufak bir yankı dahi uyandırmadı.

Ukrayna’nın başkenti Kiev’de ‘White Pride’ (Beyaz Onur Festivali) adıyla düzenlenen ve Nazi sembollerinin gururla sergilendiği festival, Ukrayna’da herhangi bir neo-Nazi hareketi olmadığını iddia eden Batı medyasının gündemine henüz girmiş değil.

‘Gençlik Alevi’ ismiyle bilinen söz konusu festival kapsamında dövüş sporları, atıcılık ve binicilik gibi ‘Ukrayna gelenekleri’ olduğu iddia edilen bir takım faaliyetler gerçekleştiriliyor. Söz konusu etkinliğin şimdilerde silinmiş olan internet sitesine bakıldığında ise, topluluğun iddia ettikleri gibi ‘halka sağlıklı yaşamı sevdirmekten’ daha bozuk niyetleri olduğu görülüyor.

Etkinliğin tanıtım videolarından birinde ellerinde meşaleler olan bir grup erkek, ‘haklı öfkemizin tutuşan alevi şafak sökene dek yanacak’ sözlerini içeren bir marş söylerken görülüyor.

‘BU HAÇLI SEFERİ YAHUDİLERİN YÖNETİMİNDEKİ AŞAĞI IRKLARA KARŞI SÜRDÜRÜLECEK’

Sosyal medya üzerinden paylaşılan bir etkinlik videosunda, festival alanındaki dev ekranda ‘zafer’ ve ‘onur’ gibi kelimelerin Almanca, ‘beyazların gücü’ tabirinin İngilizce karşılıklarının yer aldığı görülüyor:

“White Power”, “Hass”, “Sieg”, “Ehre” on a giant screen. That’s “Young Flame” fest thrown by far-right Azov movement on August 31st close to Kyiv, Ukraine. Such signals are also meant for – heard & understood by – white nationalists outside of Ukraine https://t.co/1LLG0hOmnK pic.twitter.com/zhIZlAvsMP — Oleksiy Kuzmenko (@kooleksiy) September 2, 2019

​Söz konusu etkinlik, Ukrayna’nın doğusundaki çatışmalar sırasında kötü nam salmış gönüllü bir alay olan Azov Taburu tarafından organize edildi. Üstelik Azov Taburu, Ukrayna Ulusal Muhafızları arasında da yer alıyor. Söz konusu taburun logosunda ise, İkinci Dünya Savaşı yıllarında İkinci SS Panzer Bölüğü’nün de kullanmakta olduğu eski germen alfabesinin ‘Wolfsangel’ harfi yer alıyor.

Far-right Azov movement’s “Young Flame” festival celebrating that movement and its take on “Ukrainian traditions” on August 31st in Kyiv, Ukraine [Park Kyyivska Rus close to Ukraine’s capital] pic.twitter.com/W6asyby6vc — Oleksiy Kuzmenko (@kooleksiy) September 2, 2019

​Taburun lideri Andriy Biletsky, daha önce yaptığı bir açıklamada, “Şu kritik anda ulusumuzun tarihi görevi dünyanın beyaz ırklarına hayatta kalmalarını sağlayacak son bir haçlı seferinde önderlik etmektir. Bu haçlı seferi, Yahudilerin yönetimindeki aşağı ırklara karşı sürdürülecektir” demişti.

BANDERA’NIN DOĞUM TARİHİ UKRAYNA’DA RESMİ TATİL İLAN EDİLDİ

Tüm bu yaşananlar, akıllara Ukrayna hükümetinin açıkça Nazi olduklarını gözler önüne seren bu gruplar karşısında bugüne dek neden harekete geçmediğini düşündürebilir.

Ancak Ukrayna’nın eski Devlet Başkanı Pyotr Poroşenko, bu koltuğa aşırı milliyetçi kitlelerin desteği ile gelmiş ve bundan ötürü de başkanlık süresince kendileriyle ters düşmemişti. Hatta daha da ileri giderek, Poroşenko’nun İkinci Dünya Savaşı yıllarında Ukraynalı Nazilere öncülük eden ve Nazilerle işbirliği yaparak onlarca Polonyalı ve Yahudi’nin ölümünden sorumlu olan Stepan Bandera’nın öğretisini benimsediği dahi söylenebilir.

Bandera’nın doğum tarihi olan 1 Ocak, bu yıl itibariyle Ukrayna’da resmi tatil ilan edildi. 2015 yılından itibaren ise Ukraynalı neo-Naziler, Kiev şehrinin merkezinde ellerinde meşalelerle yaptıkları yürüyüşlerle bu günü kutluyorlar.

Ukrayna yargısı ise hem ülkenin vatandaşlarını hem de yerli medyayı karşısına alarak, söz konusu grubun safını tutmaya devam ediyor. Öyle ki geçtiğimiz günlerde ismini beyaz üstünlükçü David Lane’in kötü şöhretli 14 kelimelik radikal sloganından alan Ukraynalı aşırı sağcı C14 topluluğundan ‘neo-Nazi’ olarak söz eden Hromadske TV isimli yayın organı, mahkeme tarafından adli para cezasına çarptırıldı.

UKRAYNA HÜKÜMETİNDEN C14’E MADDİ DESTEK

Ukrayna hükümeti ise, gençlik yaz kamplarında milliyetçi-vatansever eğitim programları hazırlamaları için C14’e maddi destek sağladı. Tüm bunlar, Ukrayna’nın ilk Yahudi kökenli başbakanı Vladimir Groysman’ın döneminde yaşandı.

Batı medyası ise, söz konusu neo-Nazi gruplarının Maidan olayları ve Doğu Ukrayna’daki iç savaşta oynadığı rolü tamamıyla görmezden geliyor. Üstelik bu duruma tepki gösteren Michael Colborne gibi gazetecilerin de sesini bastırıyor.

Daha önceleri Azov’un askere alım için karma dövüş sanatları şartı aradığına ve Kiev’de düzenlenen Nazi festivallerine katıldığına dikkat çeken Colborne, bir Yahudi gazetesi olan Forward’da şunları yazdı: “Ukrayna’nın ciddi bir aşırı sağcı sorunu var, bu durum bir Kremlin propagandasından ibaret değil. Üstelik bunu konuşmak için geç bile kaldık.”

Ancak günümüz Ukraynası’nda artık ülkenin Yahudi bir başbakanı var. Bunun yanında Vladimir Zelenskiy de Poroşenko’yu şaşırtıcı bir başarıyla mağlup ederek ülkenin başına geldi. Tüm bu değişimler ise, Kiev’in bu konudaki tutumunun bir nebze olsun değişebileceğinin düşünülmesine yol açıyor. Zira Zelenskiy koltuğunu kendisini destekleyen neo-Nazilere değil, elde ettiği kuvvetli halk desteğine borçlu. Ancak henüz ülke politikasında radikal değişiklikler yapmaya gönülsüz görünüyor ve ‘herkes için her şeyi yapacağını’ ifade eden yavan bir slogan takınmakla yetiniyor.

Tüm bu değişikliklere rağmen de Naziler ellerinde meşalelerle başkentin meydanlarında yürümeye, beyaz üstünlükçü festivaller düzenlemeye ve nefret dolu ırkçı görüşleriyle Ukrayna’yı zehirlemeye devam ediyorlar. Bu da yeni bir devlet başkanı koltukta oturmasına rağmen, Ukrayna siyasetinin aynı politikalar doğrultusunda yönetileceğini düşünüdürüyor.


Sputnik Türkiye

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: