İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Çelik’ten Lübnan Cumhurbaşkanı’na: Tipik eziklik

AK Parti Sözcüsü Çelik’ten Lübnan Cumhurbaşkanı Avn’a: Tipik ezikliğin bir örneği

AK Parti Sözcüsü Çelik, Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn’ın Osmanlı döneminde ‘devlet terörü’ uyglandığı yönündeki sözlerine tepki gösterdi. Çelik, “Osmanlı’yı işgalci sayıp, çekilmesinin ardından bölgedeki kaynakları sömürenler, orayı sömürge muamelesi yapanları Lübnan Cumhurbaşkanı ‘nüfus sahibi’ olarak yorumluyor. Bu tipik ezikliğin bir örneğidir” dedi.

AK Parti Sözcüsü Çelik, partisinin MYK toplantısı sonrası konuştu.

DUVAR – AK Parti Merkez Yürütme Kurulu toplantısı sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn’ı Osmanlı dönemine ilişkin sözleri nedeniyle kınadı ve “Orayı sömürge muamelesi yapanları Lübnan Cumhurbaşkanı ‘nüfus sahibi’ olarak yorumluyor. Bu tipik ezikliğin bir örneğidir” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki adli yıl açılış törenine katılmayan baroları ‘ideolojik yaklaşım’ göstermekle suçlayen Çelik, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 30 Ağustos’la ilgili hutbede Atatürk’ün adının anılmamasıyla ilgili tepkisi sorusuna yanıt verirken Çanakkale anmasında Diyanet Başkanı Ali Erbaş’ın yaptığı konuşmanın kaydını dinletti.

Ömer Çelik, basın toplantısında “CHP’nin bu kurumla ideolojik bir kavgası olduğu, kurum ne yaparsa yapsın ideolojik bir kavgası olduğu açıktır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk konusunda bir tartışma yoktur. Ülkemizin kurucu önderidir. Osmanlı ile Türkiye Cumhuriyeti’ni kavga ettirmeye gerek yoktur. Atatürk’e saygı konusunda Diyanet İşleri’nin de bir sorunu yoktur. Diyanet hassas bir konudur, polemik dışı tutulmalıdır. Diyanet İşleri başkanımız görevinin başındadır” diye konuştu.

‘KÜLLİYENİN KAÇAK OLMASI SÖZ KONUSU DEĞİL’

Kılıçdaroğlu’nun Beştepe’deki külliyenin kaçak olduğu iddiasına da yanıt veren Çelik şunları söyledi: “Bugün CHP’nin liderinin basiretsiz bir açıklaması oldu. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin kaçak olduğunu söylediler. Kendisinin bahsettiği tüm süreçlerin pozitif sonuçlandığını biliniyor. Meclis’te de gündeme getirdiler. Bütün ruhsatlar, karar örnekleri, tüm izinler sizlere dağıtılacak. Külliye milletin evidir. Kaçak olması söz konusu değildir. Ağır bir vizyon sorunu vardır burada. Tüm bunlar yalandır, örgütlenmiş cehaletin bir örneğidir.”

Beştepe’deki adli yıl açılış törenine katılmayanlarla ilgili ise “Tartışma konusu olması ideolojik bir yaklaşım” diyen Çelik, şöyle devam etti: “Bir takım belgelere karşı nasıl tavırlar sergilediklerini gördük. Yargı bağımsızlığı dediğimizde esas olarak en büyük sorun, bu ideolojik yaklaşım olduğunun altını çizmek isteriz.”

‘FARKLI SİLAH SİSTEMİ NATO İÇİNDE MÜMKÜN’

Sözcü Çelik, Rusya’dan S-400 füze savunma sistemleri alınması konusunda ise “YPG’yi desteklerken, hain darbe girişiminin başındaki kişinin ABD’de karakola bile çağırmayanlardan bahsediyoruz. Patriot konusunda olumsuz yanıt gelmişti. S-400’lerden bahsedince bu sanki müttefikliğe aykırı bir şeymiş gibi algılıyorlar. AB üyesi ülkelerin üç ayrı savaş jeti var. Sanki silah sistemleri arasında tam bir uyum varmış gibi gösteriyorlar. Farklı silah sistemi NATO içinde mümkün. Türkiye’nin NATO içindeki gücü ve işlevini, vazgeçilmez rolünü eleştirenlerin kendi rolünü kritik etmelerinde fayda vardır” diye konuştu.

‘İHTİYACIMIZI F-35’LERLE GİDERMEK İSTİYORUZ’

“Rusya’dan uçak alınacak mı?” sorusu üzerine de Çelik, “Patriot yerine S-400 almamızı gündeme getiriyorlar. Türkiye’nin savunma ve silah sisteminin güçlü olması müttefiklerinin lehinedir. Bizim gibi tehditlerle karşı karşıya kalsa; Almanya, Fransa, Amerika ne tür tedbir alırdı? Biz bu ihtiyacımızı F-35’lerle gidermek istiyoruz. Ama bu ihtiyacımıza blokaj olursa başka yerden karşılamak zorundayız” dedi.

ABD İLE GÜVENLİ BÖLGE

Çelik, Suriye’nin kuzeyinde ABD ile ‘güvenli bölge’ oluşturma faaliyetleriyle ilgili “PYD-YPG unsurlarının güvenli bölgeden çıkarılması ve yapılandırılması gerektiğini önemli bir şekilde takip ediyoruz” dedi. Çelik şöyle devam etti: “Sayın Cumhurbaşkanımız durumu takip edeceğini, ve Türkiye’nin talepleri yerine gelirse güvenli bölgenin kurulacağını ifade ettiler. Oyalamaya karşı Türkiye kendi hazırlıklarını yapıyor. Rusya’dan gelen açıklamada Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı terör tehdidini gördüklerini, güvenli bölgeye olan ihtiyacı ifade ediyorlar. Bizim için önemli olan Suriye’nin toprak bütünlüğüdür ve Suriye’nin kaderine Suriyelilerin karar vermesidir.”

LÜBNAN CUMHURBAŞKANI’NI KINADI

Çelik, Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn’ın Lübnan Devleti’nin kuruluşunun 100. yıl dönümü dolayısıyla yaptığı televizyon konuşmasını da gündeme getirdi: “Dün bizi üzen bir hadise oldu. Lübnan Cumhurbaşkanı tarihi gerçeklerden uzak bir açıklaması oldu. Osmanlı’nın Lübnanlılara bir devlet terörü uyguladığını söylüyor Lübnan Cumhurbaşkanı. Devlet terörü gibi bir ifade kesinlikle reddetiğimiz, protesto ettiğimiz kınadığımız bir ifadedir. Osmanlı’yı işgalci sayıp, çekilmesinin ardından bölgedeki kaynakları sömürenler, orayı sömürge muamelesi yapanları Lübnan Cumhurbaşkanı ‘nüfus sahibi’ olarak yorumluyor. Bu tipik ezikliğin bir örneğidir. Açıklamalardan bir tanesi Hıristiyan kadınlar için atılan adımlardı. Cumhurbaşkanı devlet fermanları ile Lübnan’da çok sayıda kilise inşa edildiğini bilmesi gerekir. Bilinmemesi gibi bir şey söz konusu değil. Devlet terörü kınadığımız ve protesto ettiğimiz bir ifadedir. Bahsettiği Lübnan için iyi model Osmanlı döneminde uygulanmıştır. Kötü model ise Osmanlı çekildikten sonra oraya sömürge muamelesi yapan devletler tarafından yapılmıştır. Devlet terörü diye bahsettiği döneme ait, Lübnanlı tarihçilere yapılan açıklamaları görseydik, Osmanlı’nın pozitif uygulamalarına dair bilgi sahibi olurdu. Kasıtlı ve siyasi olarak yapıldığını düşüyoruz. O zamanlar Osmanlı o topraklara geldiğinde Lübnan diye bir devlet yok.”

MİŞEL AVN NE DEMİŞTİ?

Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn, “Osmanlı boyunduruğundan kurtulma girişimlerin tümünün şiddet, cinayet ve mezhep çekişmesiyle sonuçlandığı” söylemişti. Avn, Osmanlıların özellikle 1. Dünya Savaşı yıllarında Lübnanlılara uyguladığı devlet terörünün, kıtlık ve zorla çalıştırma dahil olmak üzere yüz binlerce kurbanla sonuçlandığını, 1. Dünya Savaşı’nın sona ermesiyle Osmanlıların hezimeti ve Fransız nüfuzuyla birlikte ülke tarihinde yeni bir döneme geçildiğini ifade etmişti. Cumhurbaşkanı Avn, söz konusu gelişmelerin ardından 1920’de büyük Lübnan’a ve sonrasında bağımsızlığa kavuştuklarını dile getirmişti. (HABER MERKEZİ)


Gazete Duvar

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: