İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Rektör Ağırakça: Kapatılma Yok, YÖK Emretti Ben de Yapıyorum

Ferid Demirel

Mardin Artuklu Üniversitesi Senatosu’nun Yaşayan Diller Enstitüsü’nü “tasarruf tedbirleri” gerekçesi ile kapatacağına yönelik iddiaları yalanlayan Üniversite Rektörü Prof. Dr. Ahmet Ağırakça, “Benim kararım değil. YÖK bana emretti, ben de yaptım” dedi.
Haberin Kürtçesi / İngilizcesi için tıklayın
Mardin Artuklu Üniversitesi Senatosu’nun Yaşayan Diller Enstitüsü’nü “tasarruf tedbirleri” gerekçesi ile kapatacağına yönelik iddiaları yalanlayan Üniversite Rektörü Prof. Dr. Ahmet Ağırakça, “Benim kararım değil. YÖK bana emretti, ben de yaptım” dedi.
Senato’nun 7’ye karşı 17 oyla Yaşayan Diller Enstitüsü’nü kapatacağına yönelik iddia üzerine, Mardin Üniversitesinden kaynaklar bianete, Yaşayan Diller Enstitüsü ve Fen Bilimleri Fakültesinin Sosyal Bilimler Enstitüsü çatısı altında toplanacağını, bu kararın da “tasarruf tedbirleri” gerekçesi ile alındığını açıklamıştı.
TIKLAYIN – Yaşayan Diller Enstitüsü Kapatılıyor; Gerekçe “Tasarruf Tedbiri”
Bianetin ulaştığı Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Ağırakça, enstitünün kapatılmasının söz konusu olmadığını, YÖK’ün aldığı karar çerçevesinde bütün enstitülerin tek çatı aldında toplandığını söyledi.
Rektör Ağırakça şunları söyledi:
“Kapatılma mapatılma yok. Ne kapatması ne bir şeyi. Bırak onu, Türkiye’nin hiçbir yerinde Kürt Dili ve Kültürü hem ayrı bir bölüm yüksek lisans yapıyor, bir de hem lisans hem doktora yapan Kürt dili ve edebiyatı bölümümüz var, Edebiyat Fakültesinde. Ben oraya profesör kadroları verdim. Doçent kadroları verdim. Böyle bir şey olur mu?
“Kesinlikle kapatma yok”
“Kesinlikle kapatma yok, YÖK’ün yeni programı ile sadece bizde değil, Türkiye’deki bütün üniversitelerde… İçinde Yaşayan Dillerin olduğu biz üç tane üniversiteyiz. Ama geriye 114 tane devlet üniversitesi var. En azından 80 tane vakıf üniversitesi var. 215 tane devlet ve vakıf üniversitesinde aynı şey yapılıyor. Tek çatı altında toplanıyor. Bunun ismi de Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Enstitüsü diye, yüksek lisans ve doktora yapan bir kurum oluşturuluyor. Kürt Dili ve Kültürü de bunun içinde, Arap Dili ve Kültürü de bunun içinde, Süryani dili ve kültürü de bunun içinde.
“Benim kararım değil. YÖK bana emretti, ben de yaptım. Sadece ben değil, Gazi üniversitesi de bunu yaptı, Ankaradaki bütün üniversiteler yaptı. Bilmem Ordudan tutun Uşaka kadar bir çok üniversite bunu yaptı.
“Yaşayan Diller Enstitüsü yüksek lisans yapmaya devam edecek”
“Yaşayan Diller Enstitüsü yüksek lisans, doktora yapıyor mu? Yapıyor. Yapmaya devam edecek mi? edecek. Peki bu terbiyesizlik ne, afedersiniz. Kim kapatıyor yaw? Sabahtan beri kaç gazeteci, kaç televizyon kanalı aradı, aynı size yaptığım gibi onlara da bu izahatı yaptım. Bilmiyorum ama hangileri çıktı da böyle bir açıklama yaptı, rektörden aldığımız bilgiye göre böyle bir şey yok diyen, hiç birisi de açıklama yapmıyor.
“Yarından itibaren dava açıyorum”
”Yarından itiaren bu haberi yanlış yapan bütün basın kuruluşları aleyhinde dava açacağım. Yalan haber uydurmaktan, yaymaktan ve üniversitenin rektörlüğün de haysiyeti ile oynamaktan 10ar bin lira tazminat davası açıyor ve bütün mahkemelerin de masraflarını ödeyeceğim. Hep bir dava için 10 bin lira tazminat açıp hepsini mardindeki yetim çocuklara dağıtacağım.
“Kadrolara hiçbir şey olmayacak”
“Kadrolara ne olacak. Kadrolar aynen Bosyal Bilimler Enstitüsü içerisinde ne ise, Yaşayan Diller Enstitüsü içindeki kadrolar da aynen devam edecek. Onlar da lütfen oturup çalışsınlar. Çalışmıyorlar. Altı yıldır oradayım, hala yüksek lisansını bitirecek elemanlar var, çalımışyorlar. Yan yatıp maaş alıyorlar. Kadrolarına devam edecek haram para almaya devam edecekler. Kürtçeye sözde hizmet etmek üzere oraya alındılar, hiç birisi ne tez yazıyor, ne makale yazıyor, ne çalışıyor. Yan yatıp parayı alıyorlar develetten. Devlet de onlara bir şey demiyor. Devletin bu iyi şeyini de görmüyorlar. Enteresan bir şey.
“Görev sürem bitti, Cumhurbaşkanı kalmamı istedi”
”Bu iddia değil gerçek. Benim görev martta bitti, devam ediyor. Cumhurbaşkanı benim göreve devam etmemi istedi ve devam ediyorum. Cumhurbaşkanı çok net olarak biz oraya tayin yapmayacağız, Ahmet Hoca ile devam edeceğiz diyor. Bu benim şeyim değil ki, benim böyle bir talebim de yok. Cumhurbaşkanının kendi takdiridir. Orayı yönetecek uygun bir eleman uygun görmedi, benim devam etmemi istiyor.” (FD)


bianet

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: