İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Lilith, Havva’dan önceki kadın

Tek tanrılı dinlerdeki yaratılış öykülerine göre insanoğlunun soyu Adem ile Havva’dan geliyor. Yalnız her üç semavi dinde de bu öykülerin zaman içinde bazı değişikliklere uğradığı, daha doğrusu, tefsir yoluyla karmaşık ya da çelişir görülen bazı ifadelere açıklık getirildiği görülüyor.

En çok yorumlanan konuların başında Adem ile Havva’nın aynı anda mı yoksa Havva’nın Adem’den sonra mı yaratıldığı sorusu geliyor.

Adem’in yaratılışı freskinden detay- Tanrı ve Adem’in elleri –

(Michelangelo)- Sistine Şapeli- Vatikan

Yorumlanan ikinci önemli konu da insan soyunun başlangıçta nasıl çoğaldığı sorunu. Mantıksal olarak Adem ile Havva’nın ilk çocuklarının üreyebilmek için kendi aralarında birleşmesi gerekiyor. Bugünkü ahlak normalarıyla bunun adı ensest. Bu da din adamlarını çeşitli yorumlar yapmaya zorluyor.

Yahudiler işte bu noktada bir çıkış yolu bulmuşlar ve Havva’dan önce insanlığa birçok çocuk veren bir kadın düşünmüşler: Lilith.

Yaratılış öyküsü Tevrat’ta iki farklı biçimde anlatılıyor. ”Yaratılış 1-26” ya göre Tanrı, altıncı gün hayvanları da yarattıktan sonra “İnsanı kendi suretimizde, kendimize benzer yaratalım. Denizdeki balıklara, gökteki kuşlara, evcil hayvanlara, sürüngenlere, yeryüzünün tümüne egemen olsun” der.

Hemen ardından ilk kadının yaratılışına değinilir. ”Yaratılış 1/27” ye göre ”Tanrı… İnsanları erkek ve dişi olarak yarattı”.

Burada ”insanlar” sözcüğü çoğul olarak kullanıldığı için Âdem’in pekâlâ Havva’dan önce de bir eşi olabileceği olasılığını düşünenler olmuştur.

İkinci anlatışta ise, önce erkeğin topraktan yaratıldığı, ardından kadının onun kaburga kemiğinden yaratıldığı ifade edilmekte. Kadın Adem’in ”yalnız kalmaması” ve”ona yardımcı olması” için yaratılmıştır.

Tevrat’ta anlatılan kadının erkeğin kaburga kemiğinden yaratıldığı ve yaratılış öyküsünün tamamı Hıristiyan dinince aynen kabul edilmiştir.

İslam’daki yaratılış öyküsü de hemen hemen aynıdır (Evren ve dünya altı günde yaratılır). Ancak ayetlerin hiçbirinde Havva’nın Adem’in kaburga kemiğinden yaratıldığı belirtilmez. Bu bilgi daha çok ”hadisleştirilmiş rivayetlerde” ve tefsirlerde görülür. Örneğin ”Maide suresi-1” tefsir edilirken ”Cenab-ı Hak, Havva’yı Hz. Adem (as)’in sol kaburga kemiğinden yarattı” denir.

Başka bir tefsirde şöyle denir:

”Böyle yorumlandığı zaman hadîslerde kastedilen şey maddî anlamda bir kemik değil, kadının yapısının nazik, kaburga kemiği gibi ince ve kırılgan olduğunu ifade eden bir mecâz olacaktır”.

Öte yandan yaratılışla ilgili ayetlerde Adem ve Havva’nın adı verilmez, ”insan, erkek, kadın, eşler ve çiftler” sözcükleri kullanılır.

İslam’da da yaratılışın malzemesi topraktır. Çoğu ayette toprak yerine çamur sözü geçer. Yine islam’da da Adem’le Havva’nın yaratılışına ilişkin farklı anlatılar görüyoruz.

Hicr suresi- 15/26’da “And olsun biz insanı kuru bir çamurdan, suretlenmiş balçıktan yarattık” denir.

Zümer suresi-6’ya göre ”insan” sözüyle Adem’in kast edildiği anlaşılıyor: ”Sizi bir kişiden yarattı, O sonra ondan da eşini meydana getirdi”.

Hucurât suresi-13’de ise ”Ey insanlar! Biz sizi bir erkek ve bir kadından yarattık…” denir.

Çocukların yaratılmasında erkeğin spermleri belirleyici olmuştur. Fatır suresi-11’de bu anlatılır: ”Sizi (önce) topraktan, sonra da nutfeden yarattı. Daha sonra sizi çiftler yaptı…” (nutfe: erkeğin menisi).

Necm Suresi- 45/46’da biraz daha detay verilir: ”Doğrusu, çiftleri; erkek ve dişiyi, yaratan O’dur. Bir damla sudan (döl yatağına) meni döküldüğü zaman”.

Kuran’da ilk çocukların nasıl çoğaldığına ilişkin bir bilgi yok. Bu konudaki yorumların çoğu ensesti reddetmeye yönelik. Örneğin bir tefsirde ”Cenâb-ı Allah, Hazret-i Âdem’in kızlarının rahminde babasız çocuklar yaratmaya kadir değil mi? Elbette kadirdir” denir. Başka tefsirlerde cinsel birleşme kabul edilir ama ”Kardeşlerin birbirleriyle evlenmesi bir zaruret haliydi. Allah’ın hikmetinden sual olunmaz! Demek ki, Allah helal etmiş!” şeklinde açıklamalar yapılır.

En yaygın görüş ise Havva’nın her batında biri kız biri erkek olmak üzere ikizler doğurduğu ve Adem’in bunları bir önceki ya da sonraki ikizlerle ”çarpraz” evlendirdiği şeklindedir. Maide suresindeki Habil-Kabil kavgası bu bağlamda yorumlanır.

Bazı Kuran yorumcuları başlangıçta başka insanların da var olabileceğini ve çocukların bunların birleşmesiyle ürediklerini savunurlar. Bunu da başlıca ”Hucurât suresi-13” teki ”Hem sizi birbirinizle tanışasınız diye topluluklar ve kabileler haline getirdik…” ifadesine dayandırırlar.

Şimdi çocukların doğumundan önceki evreye dönüp ”Büyük Günah”a ve Lilith’in sahneye çıkışına bakalım.

Her üç semai dinde de Adem ile Havva’nın cennetten kovulduğu anlatılır. Bunun nedeni Büyük Günah, yani, Allah’ın yasak ettiği ”bilginin ağacı”ndaki meyveyi yemeleridir. Yılanın ayartmasıyla yasağa uymayan Havva’dır. Ağaçtan meyveyi o koparır ve Adem’e de vererek onu da günahkâr yapar.

Havva’yı ayartanın şeytan olduğu Kuran’da (Araf-19) açıkça belirtilir. (Ancak Adem’e secde etmediği için lanetlenip kovulan şeytanın cennete yeniden nasıl girebildiği anlatılmaz).

Kutsal kitaplardan çok sonraları, Ortaçağ’da, gizli gelenekleri içeren Yahudi ”Kabbala”sında bu yılanın, kötülüğün kraliçesi Lilith olduğu belirtilir.

Kabbala’da Lilith en çekici ve en korkutucu varlık olarak tanımlanır. Çeşitli görünümlerde ortaya çıkar. Şeytanın eşi ve baştan çıkarıcı dişi bir cindir. Uzun saçlıdır, kanatları vardır ve geceleri ava çıkar (ilk cadı/vampir tasavvuru).

Adını ”gece” anlamına gelen İbranicedeki lájil, Arapçadaki lájla’dan (Leyla) alır. Karanlıkta uçabilen baykuş olarak da tasavvur edilir.

”Ben Siras’ın Alfabesi” adlı anonim bir kitapta (M.S. 900-1000’ler) Lilith’in Havva’dan çok önce yaratıldığı ve Adem’in ilk eşi olduğu anlatılır. Her ikisi de topraktan yaratılmıştır. Bu nedenle Lilith kendisini Adem (İbranicede ”toprak”) ile eşit görür ve onun altına yatmak istemez. Adem’in itaat emrini reddeder ve uçup kaybolur.

Onun bu davranışı Tanrı’nın ”çoğalın!” buyruğuna aykırıdır. Adem’in şikâyeti üzerine Tanrı Sanvi, Sansanvi ve Semangelaf adlı üç meleğe Lilith’i geri getirme görevini verir. Melekler onu Kızıl Deniz kıyılarında bulur. Lilith burada cennetten kovulmuş cinlerle yatıp kalkmış ve her gün 100 cin (lilim) doğurmuştur.

Melekler ona Adem’e geri dönmezse Tanrı’nın onun bütün çocuklarını öldüreceğini söyler. Lilith dönmeyi reddeder ve Tanrı’dan intikam almak için o da yeni doğan çocukları ve annelerini öldürmeye başlar. Ancak, üzerinde bu üç meleğin adı yazılı muska olan çocuklara dokunmayacağına söz verir. Birçok kültürde anne ve çocukları korumak için yatak odalarında hâlâ muska bulundurulması buna bağlanır.

Yunan mitolojisinde de benzeri bir öyküye rastlanır. Hera’nın kıskançlık nedeniyle çocuklarını öldürdüğü Lamia çıldırır ve geceleri yeni doğan çocukları kaçırıp yer.

Gılgamış destanında da öncülü (Lil, Lilitu) olan Lilith bilginin ağacından (elma değil, nar ağacıdır bu. Her tanesi ayrı bir bilgiyi içerir) yemediği için ölümsüzdür.

Bir yoruma göre Adem’e dönmeyi reddetmesine rağmen Havva’yı kıskandığı için ve tanrı tarafından ölümlü kılınsınlar, diye yılan kılığına girip onları yoldan çıkarmıştır.

Feministler ise ”Büyük Günah” öyküsü, ataerkil anlayışla kaleme alınmıştır, der. Lilith erkeğin otoritesine karşı baş kaldıran ilk kadındır. Eşitlik istediği için sürgüne gider!

Lilith yüzyıllar boyunca sanatçılara ilham kaynağı olmuş. Sakatlığı nedeniyle çocuk yapamayan Frida Kahlo, bazı resimlerinde Lilith’i çocuk katili kadın yüzlü yılan olarak, bazı resimlerindeyse lezbiyen sevgili olarak betimlemiştir.

Michelangelo’nun Sistine Şapeli’ndeki ”ilk günah” freskinde, gövdesi yılan olan vahşi görünümlü kadının da Lilith’i temsil ettiği söylenir.

Paris’teki Notre Dame katedralindeki Adem ile Havva heykellerinin arasında Lilith yine yarı yılan, yarı kadın olarak görünmekteydi (yangından önce).

Lilith, Goethe’nin Faust’unda da boy gösterir. Faust Lilith’i görünce Mefisto’ya onun kim olduğunu sorar. Yanıt, Adem’in ilk karısıdır. Goethe’nin bu eserinde ana tema ”baştan çıkarılma” dır. Lilith de baştan çıkarandır.

Yahudilerin Kabbala’sına göre Lilith, Kızıl Deniz kıyılarında yüzbinlerce çocuk doğurmuş. Adem ve Havva’nın ilk üç oğlu Lilith’in kızlarıyla evlenmişler.

Böylece Lilith’in insan soyunu başlangıçtaki bu ”ensest belasından” kurtardığını görüyoruz!

Ne mutlu! Onun sayesinde binlerce yıllık korkulu rüyayı görmeden rahatça uyuyabiliriz artık!

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.

© Ahval Türkçe


Ahval News

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: