İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Soykırım sonucu: Yeni Haçın

Anası veya babasını keybeden insana çocuklarında teselli bul diyorlar, evladını kaybedene diğer çocuklarında tesellini bul veya yeni çocuk yap diyorlar, fakat vatanını, memleketini, köyünü, şehrini, yakınlarının mezarlarını kaybedene, hatta bu mezarların tahrip edilmiş olması sebebiyle onları ziyaret edemeyen insana ne diyebilirsin?

Ermeni Soykırımından mücize ile kurtulan, dünyaya dağılan veya Doğu Ermenistan’a gelen Ermeniler en büyük kayıplarını kabullenemediler ve doğdukları şehirlerin isimleri Doğu Ermenistan topraklarında yaşatarak teselli bulmaya çalıştılar.

Sonuçta Sovyet Ermenistanın’da kurulan birçok yerleşimlere kaybedilen vatanının köy ve şehirlerinin isimleri verildi, isimlerin başında ise ‘Nor’ (Yeni) kısmı eklendi. Bu girişimler vatan kaybının acısını tamamen dindirmezse bile Aras nehrinin bu tarafına yerleşenlere ve onların nesillerine derin umutsuzluğu aşmak ve hayata devem etmek için güç bulmaya yardımcı oldu.

Dağlık Kilikya’daki eski Haçın’ın (şimdiki adıyla Saimbeyli) 8 ay boyunca sürdürdüğü nefsi müdafaadan sonra ele geçirilip yok edilmesinden tam 38 sene sonra Ermenistan’da Nor Haçın kasabası kuruldu.

Haçın (şimdiki Saimbeyli) 1914

Toros Dağları’nın eteklerinde bulunan bir Ermeni kenti olan Haçın (şimdiki adıyla Saimbeyli), Kilikya’nın kuzey kapısıydı. Zamanında Roma ve Bizans İmparatorluklarının da bir parçası olan bu kent, Kilikya Ermeni Krallığı döneminde gelişti.

Osmanlı İmparatorluğu tarafından 15. yüzyılda işgal edilen şehir, Dağlık Kilikya’da büyük ve canlı bir Ermeni yerleşim yeri olmaya devam ediyordu.

Ermeni Soykırımın’dan önce 30.000 Ermeni ve 5.000 Müslüman nüfusu olan Haçın’da iki çarşı, değirmenler, köprüler, manastırlar ve kiliseler vardı. En eskisi 11. yüzyılda inşa edilmiş Surp (Kutsal) Hakob manastırıydı.

Surp Hakob Manastırı ve yetimhanesi

Tüm manastırlar ve kiliselere bağlı okul ve kolejler vardı, bunlardan en meşhuru ise Mesropian kolejiydi. Haçın’da zanatlar çok yaygındı. Haçın’lı Ermeniler doğuştan beri zanaatkardı.

Haçın Ermenileri arasında yaygın olan zanaatlar dericilik ve ahşap işlemeciliği, elişi, manisa bezi üretimi, çorapçılık, örme, boyama, keçecilik dericilik vs.

Haçın’da hayat normal akışında akarken kentin Ermeni nüfusu önce 1896’da Hamidiye katliamlarına, daha sonra da 1909’da Jön Türklerin, başta Adana olmak üzere Kilikya’nın birçok kent ve köyünde düzenlediği katliamlara uğradı.

1915 Soykırımı sırasında ise şehirden Der Zor çöllüğünün kumlarına ölüme tehcir edilen Haçınlıların büyük kısmı çölde ölüp veya öldürülüp kumlar içinde mezarsız bırakıldı.

Birinci Dünya Savaşı’nda Türkiye’nin uğradığı yenilgi sonrası Kilikya’da Fransa Mandası kuruldu ve Soykırımdan kurtulan 8 bin Haçın’lı memleketine döndü. Ancak bu sefer de Mustafa Kemal’in ordusunun saldırılarına maruz kaldı.

Geri dönen Ermeniler tahrip edilen şehirlerini yeniden inşa ederken, Kemalistler Fransızlarla uzlaşmayı başardılar ve Fransızlar Kilikya’nın bazı yerleşim yerlerden askerlerini çekmeye başladılar. Mart 1920’de Haçın’ı 3 taraftan kuşatan Türk askerlere karşı Ermeniler öz savunma düzenleme kararı verdi.

Böylece, daha sonra Haçınlıların Ermeni tarihinin sayfalarına altın harflerle yazılacak olan mücadelesi başladı.

Haçın Öz Savunması

Avukat Karapet Çalyan’ın girişimi ile Öz Savunma Yüksek Konseyi kuruldu. Savunma Komutanı olarak Andranik Ozanyan’ın silah arkadaşı olan, subay Sargis Cebeciyan atandı, komutan yardımcısı ise Aram Terzian (Yıldırım) oldu. Dört bölük ve 60 atlıdan ibaret bir güç oluştu. 16 yaşından 50 yaşına kadar erkeklere 132 tüfek ve 200 bomba dağıtıldı, daha sonra Fransızlardan 300 tüfek daha alınarak gönöllülere verildi.

Haçın Öz Savunması katılım belgesi

Çevredeki köyleri ele geçirerek sakinlerini katleden Türkler, Haçın’a doğru hareket etti.

1 Nisan günü, Türk birlikleri, Kozanoğlu Doğan Bey’in komutanlığında saldırıya geçti, şehri neredeyse her taraftan kuşattılar.

Hasım, Hachn’ın tamamen imha edilmesi ve taşın üstüne taş bırakmamasının sadece iki saat süreceğini ve hafif bir saldırı ile 8000 Ermeniyi yok edebileceğini düşünüyordu.

Ancak şiddetli çatışmalar 12-13 Temmuz’a kadar devam etti. Bütün saldırılarında başarısız olan Türk komutanlığı Haçın halkını müzakereler yoluyla kandırmak istedi, ama yine başaramadı.

Doğan Bey’i azleden Mustafa Kemal’in emri katiydi “her ne pahasına olursa olsun kenti yok etmek”. Çünkü 8 ay boyunca bir avuç aç Ermeni’nin direnişini kıramaması Türk ordusu için ayıptı.

Türk ordusunun yeni komutanı Ali Saim Bey’in öncülüğünde yeni silahlar ve mühimmatlarla donatılan düşman birlikleri 14 Ekim’de yeni hücuma geçiyor. 15 Ekim’de Türkler, yiyeceği kalmadığı silah ve mühimmatı bittiği kenti ele geçirerek Haçın’da kalan yaklaşık 6.000 Ermeniyi çocuk, kadın, yaşlı demeden katlettiler. Yakılan ve yıkılan kentten sadece 365 Ermeni kurtulabildi.

Adana’daki Tavros Ermeni gazetesi Haçın’ın düşmesine dair acı haberi veriyor

Yeni Haçın

Haçın katliamlarından kurtulan ve Guney Amerikaya yerleşen az sayıda Ermeniler mutlaka kentin ismi Ermenistan’da yeni kurulan herhangi bir yerleşim yerine verip Haçın ismi yaşatmak istiyordu.

Ve kısa bir süre sonra Diaspora’da yaşayan bir grup Haçınlı’nın istek dilekçesi Ermenistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti Yüksek Konseyi Başkanı Arushanyan’ın masasındaydı. Mektupta Sovyet Ermenista’nın Hükümetine Kilikya’nın Haçın kenti anısına ülkede yeni bir kent kurup adı Haçın koyma ricası yer alıyordu.

4 Kasım 1958’de, Ermeni SSC’nin Yüksek Konseyi Başkanlığı’nın kararnamesiyle, Yerevan’dan (Erivan) yaklaşık 22 km uzaklığında kurulan yeni yerleşim yerine Nor Haçın (Yeni Haçın) ismi verildi, kararnamenin 2. maddesine göre yerleşim yeri kasaba olarak sınıflandırıldı.

(Yeni) Nr Haçın’ın Kuruluş Töreninden bir kare

Böylece, eski Haçın’ın küllerinden Nor (Yeni) Haçn doğuyor ve dünyanın farklı ülkelerine dağıtılmış hayatta kalan Haçınlıların yüreklerinde hemen özel yerini alıyor. Yeni Haçın’ın kurulduğu günden itibaren dünyda dağıtılan Haçın Ermenileri ile güçlü bir bağı var. Dünyanın uzak kıyılarında yaşayan eski Haçınlıların torunları da kentin dostları ve hayırseverleridir.

1973’te Nor Haçın’da Haçın öz savunmasında katledilen Ermeniler anısına bir anıt kompleksi inşa edildi. 1978 yılında kurulan Haçın Kahramanlık Mücadelesi Müzesi ise özellikle dünyaya dağıtılan Haçınlıların nesilleri için kutsal bir ziyaret mekanı haline geldi.

Haçın Kahramanlık Mücadelesi Müzesi

Müzede Dağlık Kilikya’daki Haçın kentinin tarihi, Haçınlılar’ın Soykırımdan önceki yaşamı, Haçın’ın 1920 yılındaki 8 aylık öz savunmasının hikayesi ve Nor Haçın’ın kuruluşu ile ilgili malzemeler sergileniyor.

Müzeye girip düşünceleri ile eski Haçın’a doğru hayal yolculuğu gerçekleştirip ve o zamanlardaki acıları sanki bir kez daha yaşayan ziyaretçiler müzeden çıkıp vatansever ecdadlarının ruhları için yanındaki kilisede dua ederler.

Nor Haçın’daki Surp Amenaprkiç Kilisesi

Nor Haçınlılar kendi günlük dert ve sevinçlerle birlikte yaşıyorlar, ancak her şeyden ötürü kentin hikayesini hep hatırlıyor, eski ve yeni Haçınlarla, vatan için canları veren atalarla gurur duyuyorlar. Yeni Haçınlılar yaşayıp eski Haçını yaşatıyorlar.


ERMENİ HABER AJANSI

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: