İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Erdoğan’dan Fransa’ya: Tehcir başka, katliam başka bir şeydir, kimi aldatıyorsunuz?

Ermeni soykırımını anma günü düzenleyecek olan Fransa’ya tepki gösteren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 1915 olaylarıyla ilgili Türkiye’ye yönelik suçlamaların hiçbir grup ya da devlet tarafından arşiv belgeleriyle kanıtlanamadığını söyledi. Erdoğan, “Müslümanları katleden Fransa, Türkiye’ye ders veremez. Tehcir başka bir şey, katliam başka bir şeydir, kimi aldatıyorsunuz?” diye konuştu.

Beştepe’de düzenlenen ‘Arşivlerimizin Gelişimi, Vizyonu ve Tarih Araştırmalarına Katkısı Sempozyumu’nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, arşivin önemine dikkat çekti, “Arşiv, milletin ve devletin hafızasıdır. Hafızası olmayan milletler nereden geldiklerini, bugün nerede durduklarını ve nereye gideceklerini bilemezler” dedi.

Yeni yönetim sisteminde Devlet Arşivleri Başkanlığı’nı doğrudan Cumhurbaşkanlığı’na bağladıklarını söyleyen Erdoğan, “Hep yanarım Süleymaniye’deki arşivlerin haline. Dijitalleşme projeleriyle devlet belgelerinin önemli bir bölümünü bilgisayar ortamında güvence altına aldık. Bundan sonra devlet belgelerimizi ecdadımızın hassasiyetini de koruyacak ve değerlendireceğiz” ifadelerini kullandı.

Konuşmasında ilk kez Ermeni soykırımını anma günü düzenleyecek olan Fransa’ya tepki gösteren Erdoğan, şöyle devam etti:

“Ermeni meselesi ve terörle mücadele üzerinden Türkiye’ye insan hakları ve demokrasi dersi vermeye kalkışanlara baktığımızda hepsinin kanlı bir geçmişe sahip olduğunu görüyoruz. Soykırımların, katliamların, işkencelerin hiçbirisinde bizim dahlimiz bulunmadığı gibi çoğu defa bunun mağduru olduk. 25 sene önce Ruanda’da 800 bin insanı kimlerin öldürdüğü aşikardır ve failleri Fransızlardır. Kalkıp bize ders veriyor. Ne dersi veriyorsun? Cezayir’de Müslümanları katleden Fransa, Türkiye’ye ders veremez.”

‘DÜNYANIN NERESİNE GİDERSİM DİRİLİŞ ERTUĞRUL’DAN BAHSEDİYORLAR’

TRT 1 ekranlarından yayınlan Diriliş Ertuğrul dizisinin tüm dünyada gösterdiği başarıyı örnek örnek gösteren Erdoğan, “TRT’de yayınlan Diriliş Ertuğrul dizisinin tek başına Osmanlı tarihine olan ilgiyi nasıl arttırdığını herhalde en az sizler de benim kadar biliyorsunuz. Dünyanın neresine gidersem, gittiğim yerlerde bana Diriliş’ten bahsediyorlar ve o ülkelerde bunu izlediklerini anlatıyorlar. Bu örnek bize önümüzdeki dönemde tarihimizle ve münhasıran arşivlerimizle ilgili benzer çalışmalara ağırlık vermemiz gerektiğini işaret ediyor” diye konuştu.

Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şöyle:

‘HEP YANARIM SÜLEYMANİYE’DEKİ ARŞİVLERİN HALİNE’

– Arşivciliğimizin ve tarih araştırmalarının gelişmesine katkıda bulunan herkesi şükranla yad ediyorum. Yeni yönetim sisteminde Devlet Arşivleri Başkanlığı’nı doğrudan Cumhurbaşkanlığı’na bağladık.

– Arşiv, milletin ve devletin hafızasıdır. Hafızası olmayan milletler nereden geldiklerini, bugün nerede durduklarını ve nereye gideceklerini bilemezler.

– Hep yanarım Süleymaniye’deki arşivlerin haline. Bizi yeni yerin yapımına o itti. Dijitalleşme projeleriyle devlet belgelerinin önemli bir bölümünü bilgisayar ortamında güvence altına aldık. Bundan sonra devlet belgelerimizi ecdadımızın hassasiyetini de koruyacak ve değerlendireceğiz.

– Osmanlı arşivindeki 33.5 milyon belge ve 8 milyon defter görüntüsü, Cumhuriyet arşivindeki ise 19 milyon belge ve 2 milyon defter görüntüsü dijitalleştirilmiştir. Meclis ve İstihbarat dışındaki tüm kurumların arşivleri artık merkezi olarak yönetiliyor. Bundan sonra devlet belgelerimizi ecdadımızın hassasiyetinde koruyacak ve değerlendireceğiz.

– Cumhuriyetimiz kurulduktan sonra, tek parti döneminde milletimizin geçmişiyle bağlarının kopartılmasına yönelik fevkalade yanlış bir politika izlenmiştir. Osmanlı’yı reddeden, Selçuklu’yu görmezden gelen, İslam medeniyetine tümden düşman kesilen, Türk tarihini daracık bir tarihe hapsetmek isteyen kısır bir anlayış türetilmiştir. Yeni nesillerin kafasında sanki milletimizin tarihi 1919’da başlıyor. Daha öncesi bize ait değil gibi bir yaklaşım nakşedilmeye çalışılmıştır.

‘ELİMİZDEKİ ARŞİV HAZİNESİNE BİR BAŞKA ÜLKE SAHİP OLSAYDI…’

– Milletimiz o engin irfanı ile bu dayatmayı reddetmiş ve tarihine sahip çıkmıştır. Ortaya çıkan tahribatı küçümsemek mümkün değildir. Osmanlı arşivi öyle bir hazine ki 40’dan fazla devletin geçmişini içinde barındırıyor. Türkiye arşivlerinde kendisi ile birlikte dev bir coğrafyanın hafızasını saklıyor. Bizim arşivlerimizdeki kayıtlar bu bölgelerin gerçek sahiplerini tüm açıklığıyla ortaya koymaktadır. Elimizdeki arşiv belgelerinin yardımıyla hak yerini bulacaktır.

– Osmanlı Türkçesine savaş açanların amacı bugünkü alfabemizi ve Türkçemizi savunmak asla değildir. Bilakis asıl gaye, milletimizin mazisiyle olan bağlarını tümden kesmektir. Orta öğretimden başlayarak Osmanlı Türkçesini yaygınlaştırmamız kültürel açıdan büyük fayda sağlayacaktır. Elimizdeki arşiv hazinesine bir başka ülke sahip olsaydı inanın tüm dünya bizim arşivlerimizi konuşuyor olurdu.

– Sadece Osmanlı değil Cumhuriyet tarihini hakkıyla çalışmak için de Osmanlı Türkçesini bilmek elzemdir, gereklidir. Çünkü Gazi Mustafa Kemal’den İsmet İnönü’ye, Celal Bayar’dan Kenan Evren’e kadar Cumhuriyet dönemi devlet adamlarının önemli bir bülümü de notlarını Osmanlı Türkçesi ile tutmuştur.

‘ERMENİ MESELESİNİ KAŞIYAN HİÇBİR GRUP VE DEVLET, İDDİALARINI İSPAT EDEMEMİŞTİR’

– Ermeni meselesi ve terörle mücadele üzerinden Türkiye’ye insan hakları ve demokrasi dersi vermeye kalkışanlara baktığımızda hepsinin kanlı bir geçmişe sahip olduğunu görüyoruz. Soykırımların, katliamların, işkencelerin hiçbirisinde bizim dahlimiz bulunmadığı gibi çoğu defa bunun mağduru olduk.

– 25 sene önce Ruanda’da 800 bin insanı kimlerin öldürdüğü aşikardır ve failleri Fransızlardır. Kalkıp bize ders veriyor. Ne dersi veriyorsun? Cezayir’de Müslümanları katleden Fransa, Türkiye’ye ders veremez. Cezayir’de, Ruanda’da yaptığını katliamları çok iyi biliyoruz. Tehcir başka bir şey, katliam başka bir şeydir, kimi aldatıyorsunuz?

– Fransa Devlet Başkanı’na ‘Daha bu işlerde yenisin, Cezayir’de, Ruanda’da yaptığınız katliamları biliyorum’ dedim. Katliamların, soykırımların, işkencelerin ve insanlık dışı muamelelerin tamamının altını kazıdığınızda, bugün bizim karşımızda ‘Soykırım, demokrasi ve özgürlük’ diye yaygara koparanları göreceksiniz. Amacı hakikati bulmak olan herkese arşivlerimizin kapıları sonuna kadar açıktır. Bizim gizlimiz yok.

– Biz arşivlerimizi açtık. Ey Ermenistan senin de var siz de açın, üçüncü ülkelerde varsa onlar da açsın. Tarihçiler gelsin çalışsın. Sonra siyasetçiler olarak bizler konuşalım. Gerçeği bulmak isteyen herkese arşivlerimizin kapıları sonuna kadar açıktır.

– Bugüne kadar Ermeni meselesini kaşıyan hiçbir grup ve devlet, iddialarını arşiv belgeleri ile ispat edememiştir. Sözde Ermeni soykırımı iddialarıyla ortalığı bulandıranların hiçbirinin hakikat diye bir derdi olmadığını biliyoruz.


Sputnik Türkiye

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: