İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

S.KRİKOR LUSAVORİÇ’İN DERİN KUYUYA(KHOR VİRAP) İNİŞİ

Roma İmparatorluğu’na vasal olan Ermeni Kralı Drtad, Kayseri’den geçtiği zaman, Ermenice ve Grekçe bilen Aziz Krikor Lusavoriç de kendisine sekreter olarak atandı. Ancak çok geçmeden Krikor’un Hristiyan olduğu ortaya çıktı.Bir bayram nedeniyle Kral Drtad tarafından Tanrıça Anahid’e sunu sunması istenildiğinde buna karşı çıkan Aziz Krikor, özellikle Kral Drtad’ın babası Kral Khosrov’un katilinin de Krikor’un babası Anak Bartev olduğu ortaya çıkınca, Aziz Krikor, Kral Drtad’ın emriyle, bugün Türkiye’yle Ermenistan sınırında bulunan ve Khor Virap olarak adlandırılan bir yer zindanına atıldı.
Burada 13-15 yıl kadar kalan Aziz Krikor, Yüce Allah’ın izniyle ışık görmeyen o yer altı zindanında sağ kaldı.
Bu arada Kral Drtad, Hristiyanlar’a karşı eziyet ve işkence dönemini başlattı. Bu dönemde, Roma’dan gelen Başrahibe Kayane ve Rahibe Hripsime ve onlarla birlikte olan diğer rahibeler, Kral Drtad tarafından şehit edildiler. 
Kral ve saraylılar bu arada lycanthrophy adı verilen bir ruh hastalığına yakalanarak, kendilerini yabani hayvan sanmaya başladılar. 
Kralın kızkardeşi Khosrovitukhd, rüyalarında ağabeyinin sadece Aziz Krikor’un dualarıyla kurtulabileceğini görünce, Ardaşad’daki yer altı zindanına adam göndererek, Aziz Krikor’un hala hayatta olduğunu hayretle görürler. 
301 yılında Ermeni Krallığı’nın başkenti olan Vağarşabad’a getirilen Aziz Krikor, dualarıyla Kral Drtad’ı ve soyluları iyileştirdi. 
Kral Drtad’a ve tüm soylulara 302 yılının başlarına kadar devamlı İncil vaaz eden Aziz Krikor, Vağarşabad’da ünlü görümünü gördü. 
Bu görümde, Rab İsa Mesih gökten Vağarşabad’a inerek, “Kilisemi burada inşa edeceksin” dedi. 
Gösterilen yere Eçmiyadzin Kilisesi bina edildi. Tüm bu olaylardan sonra, Aziz Krikor büyük ve uzun bir konvoyla Kayseri’ye gönderildi ve orada Kayseri Başepiskoposu Leontius tarafından Ermeniler için Başepiskopos takdis edildi. Aziz Krikor böylece tarihteki ilk Ermeni Katolikosu oldu
Patrik Hazretleri, sözlerine şöyle devam etti: “Bizler bugün bazen yedi haftalık Büyük Oruç dönemini bile uzun buluyoruz. Bazılarımız oruç bile tutmuyor. Herkes dilediği gibi yaşaması gerektiğinden, bunu da hoşgörüyle karşılıyoruz. Ancak, Atamız Aziz Krikor Lusavoriç, yedi hafta değil, tam 13-15 yıl kadar Ardaşad’daki yer altı zindanında kaldı. Orada Allah kendisiyle beraberdi. Ezber gibi bildiği İncil’in içeriği İman Atamız’ın tek teselli kaynağıydı. Ermeni halkının hayatında daha sonra gerçekleştirdiği putperestlikten Tek Allah’a olan inanca büyük dönüşümü başarıyla gerçekleştirebildi, çünkü uzun yıllar yer altı zindanında kaldığı zaman zarfında Allah’a olan yakınlığı İman Atamız’a o gücü verdi.”
“Bizler de eğer Paskalya’yı büyük bir coşkuyla kutlamak istiyorsak, İman Atamız gibi, hayatımızı Allah’a daha çok yakın kılalım, O’nun Kelamı’nı hayatımızın Yolu olarak belleyelim. 
Dua, oruç, Kitab-ı Mukaddes öğretileri ve inanç ziyaretleri ile manevi hayatımızı zenginleştirelim. Ve çabalarımızı gören Rabbimiz, bize o coşkuyu mutlaka tattıracaktır. Amin.”
(23 Mart 2007 tarihine Patrik II. Mesrob Hazretleri Kayseri Surp Krikor Lusavoriç Kilisesi vaazindan alıntı) Kaynak: Lraper

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: