İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Mesrob Badriyark’ın Ardından

Kamer Toker

Çok şanslı bir nesil olduğumuzu şimdilerde çok daha iyi anlıyorum.

Düşünsenize yıl 1999 henüz 16 yaşındasınız, Kumkapı’da bulunan Türkiye Ermenileri Patrikhanesine ilk defa giriyorsunuz ve özel çalışma odasındaki bilgisayarında, internette o zamanlar çok popüler olan sohbet odalarında “spooky” takma adı ile genç insanlar ile sohbet eden, onların nabzını tutan bir Patriğiniz var.

İlk sohbetimiz internet ve teknolojinin geleceği olmuştu, sanki Kumkapı’daki Patrikhaneye değil de California’da Silikon vadisine gelmiş kadar tazelenmiş hissetmiştim. Henüz sosyal medya yokken oluşturduğu kısa mesaj ve e-posta grupları ile çevresindeki insanları yaptığı aktiviteler veya görüşmeler hakkında bilgilendirdi, kendisi adete twitter yokken kısa mesajı twitter olarak kullanırdı. Örneğin Gecenin 2’sinde Japonya’da katıldığı bir panel ile ilgili kendisinden kısa mesaj alabilirdiniz.

Global standartlarda çok yönlü bir entelektüeldi. Çok zeki ve çalışkandı, gece geç saatlere kadar çalışırdı. Birçok dile hakimdi, şahsi günlüklerini İbranice harfleri kullanarak Ermenice tutardı. Çok sayıda yerli ve yabancı akademisyen dostları vardı, dünyadaki güncel konular hakkında devamlı fikir alışverişinde bulunurdu. Türkiye’nin Avrupa Birliğine girmesi için çalışmalar yapmıştı. Ülkesini çok seven gerçek bir Vatanseverdi.   Seyahat etmeyi çok sever ve adeta profesyonel bir arkeolog gibi gittiğimiz her yerde bize muhteşem detaylar gösterir, daha önce hiç duymadığımız anekdotlar anlatırdı.

Kendisi çok iyi bir öğretmendi. Sadece Dini konularda veya Batı Ermenicesi ile ilgili verdiği derslerden söz etmiyorum. Örneğin ben henüz bir lise öğrencisiyken, kendisine eposta ile bir şey soracağım zaman, İngilizce olarak yazmamı isterdi ve cevaplar her zaman şahaneydi. Öncelikle benim yazdığım satırın gramer hatalarının altını çizer. Farklı bir renk kullanarak yazdığım cümlenin doğrusunu yazar ve son olarak da en alt satırda cevabını verirdi. Düşünebiliyor musun 16 -17 yaşındaki çocuklara gençlere bu kadar özen gösteren ve bizlere zamanını harcayan mükemmel bir Ruhani Babamız vardı.

Erken yaşta yakalandığı uzun süreli bu hastalığı ve vefatı bizi derinden üzmüştür.

Işıklar içinde uyusun.

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: