İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

O KOLTUK SİZE KABUS OLSUN!

BSN Ekrem Arpak: Yıl 1976 günlerden 16 Eylül ve mangal yürekli bir sporcunun hafızalardan çıkmayacak kahramanlığına tanıklık ediyor insanlık!

Ermeni Asıllı Sovyet yüzücü Shavarsh Karapetyan antrenman koşusunu yaparken göle uçan otobüsün içindeki yolculardan 20’sini 10 metre derinlikten kurtarır.

O KOLTUK BU KOLTUK!

Yorgun ve bitkinlikten bir dalışında insan zanettiği bir koltuğu da çıkarır.

Bu büyük kahramanlık Karapetyan’a 2. derecede zatüreye mal olur. Ayrıca cam kesikleri nedeni ile kanına bulaşan şehrin kanalizasyon atıkları onu komaya sokar.

Doktorların umudu kestiği kahraman sporcu 46 gün sonra kendine geldiğinde, ciğerleri artık eskisi gibi değildir ve bir dünya şampiyonu olduğu halde sporu bırakmak zorunda kalır.

Bu büyük kahramanlık dönemin Sovyet Sosyalist Rusya’sının kapalı ve baskın rejimi nedeni ile bilinmediği için kazazedeler kendilerini kurtaran kahramanı bilmezler!

Sonra hazırlanan bir rapor gerçeği ortaya çıkaracak ve başarılı, şampiyon ama büyük insan olan Karatetyan’a “For The Rescue Of The Drowning” madalyası verilir. UNESCO tarafından Fair Play ödülünün yanı sıra ismi yeni keşfedilen bir gezegene verilir.

Karapetyan Şubat 1985 yılında çıkan bir yangında kimsenin giremediği binaya dalar ve vücudunda oluşan ciddi yanıklara rağmen bir çok insanın hayatını kurtaracak; yine uzun süre yoğun bakımda kalacaktır!

Karapetyan’nın insan olma güdüsü ile yaptığı iki büyük kahramanlığı günümüzde söz konusu Ermeni olunca ağza alınmayacak hakaretler edenlere cevaben kaleme aldım.

Keşke diyorum: İnsan olmayı herhangi bir dil, din, ırk ile eş tutmak yerine yaptıkaları, yapmadıkları ve yaradandan ötürü değerlendirmeyi, seve bilmeyi öğrene bilseydik…

Sosyal medya da cuma, umre ve süslü dualar paylaşanların Müslüman; gerisinin öteki sayıldığı mantığa lanet olsun diyorum!

Lanet olsun Türk olmayı kafatasının kaç cm olduğu ile ölçen ırkçı zihniyetin ve o dönemin CHP’sinin bugüne uzanan nefret tohumlarına…

Ben, insanı insan olduğu için sevmeye devam edeceğim.

Ben, Karacadağlı bir Kürt olarak ülkemi, yedi coğrafyası ile sevmeye devam edeceğim.

Ben, Karadeniz Türküleri ile aşık olmaya, Ege Zeybeği ile oynamaya devam edeceğim.

Marmara olacağım, İç Anadolu, Trakya…

Lanet olsun hayatının ilkbaharında Mehmetçiği toprağa şehit , Kürt çocuklarını kurda kuşa vatan haini olarak düşüren kardeş kavgasına ve bu kavgayı körükleyenlere!

Lanet olsun 20-25 milyon Alevinin Cem Evlerini ibadet görmeyen anlayışa!

Lanet olsun bizleri sağcı/ solcu, Kürt/Türk/Arap, Dinci/Yobaz, Sarı/Beyaz/Esmer, GS/FB/BJK, Alevi/Sünni ve daha bir çok ayırımcılık donesinde mahkum ederek bölüp parçalayan anlayışa.

Lanet olsun dört mevsimi bir arada yaşadığımız ve dünyanın en zengin verimli topraklarına, yeraltı/yerüstü zenginliklerine sahip ülkemde yoksulluğu bize kader gibi öğretenlere!

Ve ben bir Türk/Arap kardeşim için canımı verecek kadar sevmeye devam edeceğim.

Ve ben Alevi kardeşimin cemevinde saf tutmaya, camii de duaya durmaya devam edeceğim…

Türk olmayacağım, Arap olmayacağım evet ama ikisine kardeş Kürdüm; öyle de kalacağım.

Bu ülke hepimizin diyerek, ülkem için ve ülkemde barış, huzur, bereket için gücüm yettiğince savaşmaya devam edeceğim.

Emin ol güzel ülkemde mücadele edilecekler ne Kürtlerdir ne Arap ne Ermeni ne Türk…

Emin olun güzel ülkemde mücadele edilecekler ne Aleviler ne Sünniler ne de bir başka mezhebin, dinin mensubu… Ne sağcı ne solculardır…

Bu ülkede mücadele edilecekler halkı sömüren ve halkı birbirine düşman eden liyakat yoksunu, tefeci, çıkarcı, torpilci, beytülmal hırzsızı, ihaleci ve siyasal islamcılığı dayatan şarlatanlardır!

O KOLTUK BU KOLTUK!

“Çok fazla dalış yapamayacağımı biliyordum, bu sebeple hata yapmamam gerektiğini de… Aşağısı çok karanlıktı ve ben hiç bir şey göremiyordum. O sırada bir yolcu yerine bir koltuk çıkar ymilimmışım! Oysa koltuk yerine bir insanı daha kurtarabilirdim. İşte o koltuk bir kabus gibi hala rüyalarıma giriyor…”

(S.Karapetyan)

Kariyerinin zirvesinde sporu bırakmasına; vücudunun yanmasına ve ciğerlerinin tükenme noktasına gelmesine sebep olan iki kahramanlığının ardından kurtaramadığı bir canın acısını yaşayan bu büyük sporcu, insanın Ermeni olmasından bana neydi?

Müslümanım diyerek şehrimin yoksul insanlarının belini büken tefecilerin, rüşvetçilerin kol gezdiği yerde!

Sahi, petrol ofisi dahil bütün gayrimenkullerini satarak dolar alan dolar fırlayınca da bozdurup vurgun yaptığı iddia edilen belediye başkanı da gördü bu şehir!

Onun mangal gibi yüreği ve düşlerine kabus gibi düşen o koltuk insanoğlunun kurtuluş reçetesi olarak tarihteki yerini alırken: Bugün cuma namazından çıkmayan bazı siyasilerin bu halka yaşattığı ise utanmazlığın koltuğu olarak duruyor meydanda!

FETÖCÜ MÜDÜRE BÜYÜK DESTEK!

Şehirde fetöcü olduğu iddia edilen müdürün görevde kalması için çırpınan milletvekiline sormak isterdim.

-Sen o müdürün kaç masum öğretmeni sohbete zorla götürüp 15 Temmuz akşamı o masumları işinden, aşından ettiği iddiasını araştırdın mı vekil efendi?

Sen o müdürün okulların etrafında çöreklendikleri iddia edilen uyuşturucu satıcıları ile okey masalarında gününü gün ettiği iddialarını araştırdın mı?

Lakabı ajabdacı olan adamın neyini savunuyorsunuz efendiler?

Daha da önemlisi sana şehrin ağabeyi gibi davranma yetkisini kim verdi vekil efendi?

Yada hadi şehrin ağabeyi olmaya soyundun madem; iftira ve kriptocu fetöcülerin kumpasları ile işinden aşından edilmiş kaç masum için mücadele ettin?

İl Milli Eğitim müdürünü görevden alma sortileri yerine Eğitim Birsen ve Halk Eğitim Evlerine dair iddiaları araştırdın mı?

Şu şehrin ağabeyi hayallerini rafa kaldır!

Sana zahmet yakınlarını işe yerleştirme operasyonlarına bir ara ver de şehrin üzerine kabus gibi çöken tefecilik hususunda bir çalışma yap da görelim…

Lafta değil, reel de halkın sorunlarına eğil mesela!

Yüreğin varsa DEDAŞ zulmüne karşı mücadele et; kimsesizlerle değil!

Mesela Urfa da sürekli skandalla anılan at yarışlarına bir el at Vekilim, canım benim…

SENDİKAYA BAK!

Bütün bir şehrin fetöcü olarak bildiği ve hakkında iddiaların ardı arkası kesilmeyen müdürün görevde kalması için adeta teyakkuza geçen sendika bu şehrin eğitim utancıdır…

Ceylanpınar ilçe milli eğitim müdürü Ahmet Kılıç bu şehrin en önemli ve başarılı ilçe müdürlerinden birisi iken; “Onu istemem, illa fetöcü müdür isterim!” demek rezilliktir.

Ve bu rezalet karşısında susmadım, susmam!

Gerekirse Cumhurbaşkanına kadar gider bu iş ve gerekirse Cumhurbaşkanlığından müfettiş atanması hususunda sosyal medya etkinliği başlatırım.

ADAY DEĞİŞMEYECEK!

Kim, kimler hangi amaçla yaratıyor bu algıyı biliyoruz..

Birazda seçim sinerjisi olmadığı üzerinden başlatılan Urfa BŞ adayı değişecek algısı boştur arkadaşlar.

Süleyman Soylu’nun 2.Fetöcü dalgası geliyor açıklamasını da dayanak göstermek birilerinin Urfa’ya ihanetidir, ayıbır…

Velhasıl O Ermeni Karapetyan’nın kabusu olan koltuk sizin de kabusunuz olsun inşALLAH diyor; hepinizi sevgi ile selamlıyorum.


https://www.haber-sanliurfa.com/yazarlar/ekrem-arpak/o-koltuk-size-kabus-olsun/30074/

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: