İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Bazı Ayrılıklar Vardır

Misak Vartikoğlu

Bazı ayrılıklar vardır, özlemin zamanla azalacağına, artmasını yaşadığımız. Dönünce yanınızda bulacağınızı zannedersiniz, ya da telefonunuzun ucunda. Bir değerinizi kaybetmenizin isyanı olarak kabullenemezsiniz. Şu an kapıyı açıp içeri gireceğini sizinle sevgi ile süslenmiş o güzel sohbetleri yapacağını beklersiniz.  Özlem içinizde daha da büyür, çaresizliğiniz bir kat daha artar, yüreğinizdeki sızı bir kat daha çoğalır, beklersiniz…

Bir yıl geçti sevgili dayımız Murat Bebiroğlu’nu kaybedişimizin üzerinden. Zamanın hızlı, acımızın daha da büyüdüğü bu zaman diliminde onu anarak, onu düşünerek yaşattık kalbimizde.

Kaybedişimizin ardından çok çok konuşuldu çok yazıldı çizildi. Birçok insanın ortak paydasında durduğu şey, Murat Bebiroğlu’nun iyi bir insan olmasıydı.

Düşündüm de, bir insanı iyi yapan şey nedir? Neden birilerine iyi insan sıfatını yakıştırırken diğerlerini ayrı tutarız?  Ünlü heykeltraş Rodin’in sevgilisi Camille Claudel bir tartışmalarında  “Bizler iyi heykeltıraşlarız ancak iyi insanlar değiliz” diye haykırır ünlü heykeltıraşa. Ünlü olmak, varlıklı olmak, unvan sahibi olmak değil, iyi insan olmak başka bir şeydir bizler için.

Murat Bebiroğlu’nu iyi insan yapan şey neydi?

Bence en önemli özelliği hayata karşı olan dik duruşuydu derim. Olayları akıl ve yüreğinin süzgecinden geçirerek eylemini belirlemesiydi derim. Muhtaç bir kimseye cömertlik göstermesinde yüreği, sosyal bir durumun tartışmasında aklı öne çıkarmayasıydı derim. Dostlarına, ailesine yakın akrabalarına her zaman sevgi doluydu derim. En kötü günlerde acıyı paylaşır, güzel günlerde de birlikte gülerdi derim. Adaletin terazisinin şaşmadığı bir insan olması, doğru çizgisinin dışında kalanlara sert tepki gösterirdi derim…

Vefalı ve fedakâr özellikleri ile toplumumuza karşılık beklemeksizin uzun mesai saatlerini vermişti.  Toplumumuzun sorunlarını sahiplenmek, çözüm yolları oluşturmak, toplumuzu aydınlatmak ve küçük olsa da bir katkı sağlamak için kitaplar yazdı, araştırmalar yapıtı, kültürümüzün erozyona uğramaması için tüm gayretiyle mücadele etti.  Binlerce sayfalık antlaşmaları inceledi. Lozan konusunu Türkiye’de en iyi bilenlerden biriydi.

Bütün bu çalışmaların ardından iki kitap ve yüzlerce yazıyı bizlere bıraktı. Sosyal medyada çok uzun süre tek başına sabırla, inatla ve göz nuruyla dokunmuş binlerce dokümanın arşivlenmesinde en önemli rolü üstlendi. “Hye Tert” gazetesinin çıkarılmasında ve yaşatılmasındaki katkısının sıcaklığını okurları tüm bedeninde hissetti.

Biz yakın ailesi olarak zamansız olarak büyük bir kayıp yaşadık; ancak küçük toplumumuz da büyük bir insanını yitirdi. Yerini umut ederim ki yeni  kuşaklar doldurur, sanırım bundan en çok da sevgili dayım Murat Bebiroğlu mutlu olur.

Sevgiyle Kalın

08.02.2018

 

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: