İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Müslüman Organizasyonları Konseyi, ”Washington Beyannamesi” İçin Çalışmaları Hızlandırdı

ABD Müslüman Organizasyonları Konseyi’nin (USCMO) 4 Şubat’ta kabul ettiği Washington Beyannamesi’nde yer alan ortak kararların yürürlüğe girmesi için çalışmalar büyük bir hızla devam ediyor… Washington’da düzenlenen ve Batı dünyasının her bölgesinden 200’ü aşkın Müslüman sivil toplum liderini bir araya getiren 1. Uluslararası Batı Dünyası Müslüman Konseyleri Konferansı’nda kabul edilmişti. Tüm katılımcıların ortak onayıyla hazırlanan beyannamede, Batı dünyasındaki tüm Müslümanları kapsayacak ortak bir konsey kurulması için çalışmaların başlatılması kararı alınmış, söz konusu konseyin kurulma sürecini takip etmek için bir yönlendirme komitesi oluşturulmuştu. ( İslamofobi, İslam karşıtlığı derken Panislamizm yeniden gündeme gelecek gibi görünüyor. Hadi hayırlısı. HYETERT)

 ***
ABD Müslüman Organizasyonları Konseyi’nin (USCMO) 4 Şubat’ta kabul ettiği Washington Beyannamesi’nde yer alan ortak kararların yürürlüğe girmesi için çalışmalar büyük bir hızla devam ediyor.
Batı dünyasındaki Müslümanların sesi olma yolunda bugüne kadar atılmış en kapsayıcı adımlardan biri olan Washington Beyannamesi, 1-3 Şubat tarihleri arasında Washington’da düzenlenen ve Batı dünyasının her bölgesinden 200’ü aşkın Müslüman sivil toplum liderini bir araya getiren 1. Uluslararası Batı Dünyası Müslüman Konseyleri Konferansı’nda kabul edilmişti.
Tüm katılımcıların ortak onayıyla hazırlanan beyannamede, Batı dünyasındaki tüm Müslümanları kapsayacak ortak bir konsey kurulması için çalışmaların başlatılması kararı alınmış, söz konusu konseyin kurulma sürecini takip etmek için bir yönlendirme komitesi oluşturulmuştu.
Müslümanların yaşadıkları topluma entegrasyonuna ilişkin çok önemli çalışmalar yapması öngörülen “Batı Dünyası Müslüman Konseyleri Koordinasyon Örgütü”nün en kısa sürede kurulabilmesi için çalışmalar hız kesmeden devam ediyor.
USCMO Yönetim Kurulu Üyesi Çetin Güzel, İslamiyet’e yönelik önyargıların Müslümanlar üzerindeki etkilerini ortadan kaldırabilmek için Müslümanların birlik ve beraberlik içinde olması gerektiğini vurgulayarak, USCMO’nun daha etkin ve kapsayıcı bir “dünya organizasyonu” olması için gece gündüz çalıştıklarını vurguladı.
 
Aynı zamanda Türk-Amerikan Kültür Topluluğu’nun (TACS) da yönetim kurulunda yer alan Güzel, İslam dünyasına karşı tırmanışa geçen önyargının gelecekte Müslümanları daha zorlu koşullara sürükleyebileceğine ve bunu önlemek için Batı toplumlarında yaşayan Türklerin de aktif bir şekilde mücadele etmesinin önemine dikkati çekerek, şunları kaydetti:
“USCMO bünyesinde Arap kardeşlerimizle birlikte olmaktan büyük onur duyuyoruz. Biz Türklerin de Müslümanların ortak hareketlerinde aktif şekilde yer alması çok önemli. İslam dünyasının Türkiye’yi ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı lider olarak görmesi bizim için bambaşka bir gurur. Türk Müslümanlar olarak bu hareketin içinde olmamız çok önemliydi, bunun için şeref duyuyoruz”.
1. Uluslararası Batı Dünyası Müslüman Konseyleri Konferansı sırasında dünyanın bir çok farklı ülkesinden gelen siyasetçi, akademisyen ve sivil toplum örgütü liderleriyle çok verimli toplantıların yapıldığını vurgulayan Güzel, “Öyle anlaşıldı ki bütün gayrimüslim topraklarda Müslümanların muhatap olduğu adaletsizlikler var. Müslümanlara bakış sanki tek noktadan çıkmışçasına, çok organize, ve adalet ve insan temel hak ve hürriyetlerine ters algılar. Biz farkındayız ki İslamofobi dünyanın her yerinde aynı kaşık ile sunuluyor ve aynı tasa daldırılıyor. Dünyanın en etkin Müslüman liderleri bu mesele üzerinde ortak tavır alarak, çözüm için kolektif şekilde belirlenmiş bir akıl ve beraberliğin gücüyle mücadele edecek. Benim bu konferanstan çıkardığım sonuç budur; bu nedenden ötürü büyük memnuniyet duydum” diye konuştu.
Amerika’da ilk defa düzenlenen organizasyonda, Batı dünyasının önde gelen Müslüman entelektüelleri, İslamofobi’nin yükselişi ve Müslümanların Batı toplumuna entegrasyonunun da aralarında bulunduğu birçok hayati konuyu ele aldı.
Organizasyon sırasında yürütülen konferans ve atölye çalışmalarında, Batı’daki Müslüman toplulukları için stratejik öncelikler, aşırıcılık ve terörle etkili mücadele için yeni yollar ve 2. Dünya Savaşı’ndan beri yaşanan en büyük mülteci krizinin çözümü için stratejiler tartışıldı.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: