İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Patrikhane’ye Bin Ermenice Meal Hediye Edildi

Bilgi Merkezi Araştırma ve Yayınevinin (B.M-AR) sahipleri Murat Rumevleklioğlu ve Murat Biçer ile çevirmen Emekli Yarbay Yavuz Aydın ile birlikte Patrik Vekili Aram Ateşyan’ı ziyaret etti. Yayınevi sahipleri Ateşyan’a, Yavuz Aydın’ın, Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Türkçe Kur’an-ı Kerim meallerinden yararlanarak hazırladığı 500’ü Doğu, 500’ü Batı lehçelerinden olmak üzere bin adet Ermenice Kur’an-ı Kerim meali hediye etti… Ermeni Patrik Vekili Aram Ateşyan, “Artık din kültürünü de paylaşmamız lazım. Madem 3 semavi din iç içe yaşadık, Türkçe bilmeyen bir Rum, bir Musevi veya bir Ermeni’nin de Kur’an-ı Kerim’i okuması lazım” dedi. (Demek ki aramızda Türkçe okumayı bilmeyen, sadece Ermenice okuyabilenler varmış.Tek eksiğimiz de tamamlanmış oldu. Umarız Ermenice Kitab-ı Mukaddes’i de okurlar. HYETERT)

***
Ermeni Patrik Vekili Aram Ateşyan, “Artık din kültürünü de paylaşmamız lazım. Madem 3 semavi din iç içe yaşadık, Türkçe bilmeyen bir Rum, bir Musevi veya bir Ermeninin de Kur’an-ı Kerim’i okuması lazım” dedi.
Bilgi Merkezi Araştırma ve Yayınevinin (B.M-AR) sahipleri Murat Rumevleklioğlu ve Murat Biçer ile çevirmen Emekli Yarbay Yavuz Aydın ile birlikte Patrik Vekili Aram Ateşyan’ı ziyaret etti.
Ziyarette yayınevi sahipleri Ateşyan’a, Yavuz Aydın’ın, Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Türkçe Kur’an-ı Kerim meallerinden yararlanarak hazırladığı 500’ü Doğu, 500’ü Batı lehçelerinden olmak üzere bin adet Ermenice Kur’an-ı Kerim meali hediye etti.
Ateşyan, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, B.M-AR’a ve çevirmen Aydın’a teşekkür etti. Asırlardan bu yana 3 semavi dinin mensuplarının iç içe ortak coğrafyada yaşadığını ve bir arada yaşarken birçok kültürel değeri paylaştıklarını dile getiren Ateşyan, sözlerine şöyle devam etti:
“Artık bu değerlerin hangisi Ermeni kültürünündür, hangisi Türk, hangisi Rum veya Musevi olduğu belirsiz. Dolma deyince hepimizin, kahve hepimizin. Ermenistan’da Ermeni kahvesi söylenir, burada Türk kahvesi olur, Yunanistan’a gidince Yunan kahvesi olur. Bu ortak değerleri paylaştığımızı gösteriyor. Ancak zamanı geldi ki din kültürünü de paylaşmamız lazım. Madem 3 semavi din iç içe yaşadık, Türkçe bilmeyen bir Rum, bir Musevi veya bir Ermeninin de Kur’an-ı Kerim’i okuması, o kültürü alması lazım. Oradaki değerli sözlerin farkına varması lazım. Hazreti Muhammed’i tanıması lazım. Aynı şekilde İncil, dünyanın her diline çevrilmiştir ve her toplum okumaktadır. İncil’in ne olduğunu, İsa Mesih’in kim olduğunu okumaktadır ama uzakta kalan Kur’an-ı Kerim olmuştur.”
Ermenilerin erişebilecekleri Ermenice Kur’an-ı Kerim mealinin olmadığını aktaran Ateşyan, “Ermenice Kur’an-ı Kerim meali eksikti. Daha çok önce Ermenice çeviri yapılmıştı ama yeterli değildi. Bunun hazırlanmasında da epeyce zorluklar ortaya çıktı. İlk çeviriyi ben de gösterdiğim arkadaşlar da beğenmedik. Deyimlerde zayıflık vardı, dini kelimeler öyle bir şey ki normal konuşmada bulamıyorsunuz, ona göre kelime bulmak gerekiyor. Bu ikinci düzeltmelerden, edite olduktan sonra inanıyorum ki daha sağlıklı bir meal ortaya çıktı. Tüm kiliselere birer örnek göndereceğim. Bütün yönetimlerde olacak. Halkımızdan da isteyenlere hediye olarak dağıtacağım” dedi.
Murat Rumevleklioğlu ise Ateşyan’a gösterdiği nezaket nedeniyle teşekkür ederek, “Hoşgörüsünden dolayı çok çok teşekkür ediyorum. İnşallah yıllardır beraber yaşayan bu iki toplum, çok daha iyi kardeşçe ve uyum içinde aynı topraklarda yüzyıllarca beraber, ortak kültürlerini paylaşarak yaşamaya devam eder” dedi.
“Kontrolü 1 yıl sürdü”
Ziyaretin ardından Murat  Rumevleklioğlu ve çevirmen Yavuz Aydın AA muhabirinin sorularını cevapladı. Rumevleklioğlu, bugüne kadar hiçbir destek almadan 4 yıllık titiz bir çalışmanın sonucunda Kur’an-ı Kerim mealini Ermeniceye kazandırdıklarını belirtti.
Çalışmanın 1 yılının kontrol aşamasıyla geçtiğini, Diyanet İşleri Başkanlığının yanı sıra dil konusunda da Yavuz Aydın dışındaki Ermeni dili uzmanlarına da meali incelettiklerini aktaran Rumevleklioğlu, “Sağolsun Diyanet İşleri Başkanlığımızdan değerli hocalarımız katkıda bulundu. Amacımız Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed’in veda hutbesindeki, ‘Arab’ın Acem’e, Acem’in Arab’a üstünlüğü yoktur. Üstünlük takvadadır’ sözlerinin ışığında bu Ermenice Kur’an-ı Kerim mealini, öncelikle kendi ülkemizdeki Ermeni vatandaşlarımıza ondan sonra da dünyadaki bütün Ermenilere dağıtmak ve tebliğ hizmetini yerine getirmekti” diye konuştu.
Daha önce 3 kez Ermenice Kur’an-ı Kerim meali yapılmasına rağmen, bugün Ermenilerin kendi dilinde bir mealin olmadığını aktaran Rumevleklioğlu, “1911 yılında, 1915 yılında ve 2007 yılında çalışmalar yapılmış. Ancak araştırmalarımın ışığında bir Ermeni vatandaşın okuyabileceği meal yok. Patrikhane’de dahi bir Ermenice meal yok. Biz şu an verdik. Amacımız dünyada oluşan İslamofobiye karşı İslam dininin güzelliğini Ermenilere anlatabilmek ve onların da kendi dillerinde Kur’an-ı Kerim’i okumasını sağlamak” diye konuştu.
Rumevleklioğlu şu ana kadar 5 bin adet Ermenice meal bastırdıklarını, hedeflerinin destek bulmaları halinde bu sayıyı 300 bine çıkarmak olduğunu sözlerine ekledi.
Çevirmen Yavuz Aydın ise “Ermeni vatandaşlarımızın kendi dillerinde Kur’an-ı Kerim meali olmadığını gördük. Onun üzerine bu çalışmayı başlattık. Asıl amacımız İslam’ın tüm dünyadaki Ermeniler tarafından, daha doğrusundan ve ana kaynağından okunması” dedi.
Çeviriyi Türkçe Kur’an-ı Kerim mealinden gerçekleştirdiğini ifade eden Aydın, sözlerini şöyle tamamladı:
“Öncelikle Kur’an-ı Kerim meallerini inceledim. Burada Elmalılı Hamdi Yazır Hocamızın yaptığı çevirinin aslına en yakın olduğu kanaatine vardım. Elmalılı Hocamızın orijinal metninden çalışmayı gerçekleştirdik. Çeviriyi yaparken de günümüz çeviri kuramları biraz yorumlama katmamızı tavsiye ediyor ancak biz bunu kutsal metin olduğu için, Allah kelamı olduğu için bundan biraz daha kaçınmaya çalıştık. Türkçe metinde ne gördüysek onu aktarmaya çalıştık.”

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: