İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Kilikya Ermenileri (I)

Cezmi Yurtsever
Ermeni Katogigosluk kilise merkezi de 1190’lı yıllarda Sis/ Kozan şehri eteğindeki manastıra yerleşmişti. Kilikya Ermeni krallığının sona ermesinden sonra bile Sis Ermeni manastırı dini çalışmalarını aynı yerden sürdürdü. Sis Ermeni manastırı, Güney Anadolu Ermenilerinin hac merkezi görevini sürdürdü, yüzyıllardır. Sis manastırında bulunan kutsal eşyalar arasında İsa’nın hayatını yansıtan el yazması dini kitaplar ile zengin arşiv belgeleri, altın kazan olarak tabir edilen vaftiz işinde kullanılan üzerinde Ayasofya’ya benzer kubbe şekilleri bulunan eser vardı.

***
-Türkler ve Ermeniler Kilikya olarak da isimlendirilen Çukurova’da yüzyıllarca birlikte barış izinde dostça yaşadılar.
-1865 yılında gerçekleşen Fırkai Islahiye iskanından sonra Ermeniler bölge tarım vae ticaretinde söz sahibi olmaya başladılar.
-Merkezi Sis(Kozan) şehrinde bulunan Kilikya Ermeni Kilisesinin Tılan mezrasında 5 bin dönümlük araziyi kendi denetimine aldığı ortaya çıktı.
Ermeni Katogigosluk kilise merkezi de 1190’lı yıllarda Sis/ Kozan şehri eteğindeki manastıra yerleşmişti. Kilikya Ermeni krallığının sona ermesinden sonra bile Sis Ermeni manastırı dini çalışmalarını aynı yerden sürdürdü. Sis Ermeni manastırı, Güney Anadolu Ermenilerinin hac merkezi görevini sürdürdü, yüzyıllardır. Sis manastırında bulunan kutsal eşyalar arasında İsa’nın hayatını yansıtan el yazması dini kitaplar ile zengin arşiv belgeleri, altın kazan olarak tabir edilen vaftiz işinde kullanılan üzerinde Ayasofya’ya benzer kubbe şekilleri bulunan eser vardı. İlkbahar aylarında Sis kalesi eteklerinde yetişen çiçekler toplanır, kaynatılarak pelesenk yağı elde edilir. Altın kazanın kapağı bölge eşrafının da katılımı ile törenle açılırdı. Zengin şahıslar altın kazanın açılışında kiliseye yardım için para bağışında bulunurlardı.  Sis/ Kozanlı zengin Türkler de altın kazan kapağı açma  törenine katılarak kiliseye bağış yaparlardı. Bu olay Türk- Ermeni dostluğunu  yansıtıyordu.
OSMANLI YÖNETİMİ ALTINDA BARIŞ İÇİNDE YAŞAYANLAR
Ermeniler Osmanlı döneminde kendilerine sağlanan barış ortamı içinde ekonomik ve kültürel gelişimlerini sürdürdüler. 1500’lü yıllara ait Osmanlı Tapu-Tahrir defterlerinden anlaşıldığına göre Adana, Sis, Tarsus şehir merkezlerinde kendilerine ayrılan mahallelerde yaşayan Ermeniler  bir çeşit askerlik bedeli sayılan cizye vergi veriyor,  ayrıca haraç vergisi vermekle de yükümlü idiler. Çukurova’yı Torosdağlarna bağlayan kervan yolarının geçiş yerindeki kale hizmetlerini de genelde Ermeniler yapılıyordu. Karaisalı’nın Çakıt vadisi ile dağların birleştiği yerdeki Milvan kale’de, Gülek boğazı geçişlerinin bulunduğu tepe üzerindeki kale’de, Feke kalesinde ve de Badimon kalesinin eteğindeki Haçin’de kabalık Ermeni nüfusu vardı.
19. yüzyıl ortalarında Batı emperyalizminin Kilikyaya  yansıması öncelikle Ermenileri uyandırma, destekleme ve kendi yörüngesine çekme şeklinde  oldu. Kırım Harbi esnasında İstanbul’daki İngiltere elçilik tercümanı Pizzani vasıtasıyla yönetime başkaldıran Kozanoğullarının gücünü kırmak üzere  bölgeye asker gönderilmesi teklifine dönemin sadrazamı Mustafa Reşit Paşa karşı geldi.  19. yüzyıl başlarından itibaren Maraş yakınlarındaki Zeytun kasabası Ermenileri isyan etmeye başladı.  Ellerinde bulunduğunu iddia ettikleri hayali bir padişah fermanına dayanarak yönetime vergi vermeyeceklerini ilan ettiler.
Osmanlı’nın Reform Ordusu sayılan Fırka-i Islahiye 1865 yılında Adana vilayetine gelirken şehir merkezleri ve kalelerde yaşayan Ermenilerin muhtemel siyasi amaçlar için isyanlarını önlemek amacıyla Türkmenlerin yerleşik hayata geçmesi köy ve şehir kurmalarına önem verdi. Örneğin Sis şehrinde yaşayan Ermenilerin manastırda yaşayan Kilise bünyesinde yönetilmeleri, İstanbul ve Kafkasya/ Erivan/ Eçmiyadzin’den bir din adamı delegenin manastır yönetimine geçmesi istenmiyordu. Şayet Eçmiyadzin’den Ermeni din adamı Sis kilisesine gelirse bu olayın arkasında Rus tesirinin olacağı düşünülüyordu.  Sis manastırında görev yapan en büyük Ermeni din adamına “Katogigos” deniliyordu. 1865 Reformu esnasında yapılan araştırmalarda Sis Ermeni Manastırının yakınlardaki Tılan mezrasında Adana Ulucami vakfına ait 5.000 dönümlük araziyi ele geçirdiği öğrenildi.  Ama müdahale yapılmadı.
Devamı var

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: