İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Ermenistan, İslamofobi Algısını Soykırım Propagandalarında Kullanıyor”

Uğur Subaşı -Enes Duran
Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Türk-Ermeni Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Haluk Selvi,  Bu yıl özellikle Fransa’daki Charlie Hebdo baskınıyla Müslümanlar üzerinde yeni bir algının ortaya çıktığını ve bunun, Avrupa’da 10 yıldan beri gelişmekte olan İslam’a karşı siyasi düşüncelerin, halk hareketlerinin bir sonucu olarak göründüğünü kaydetti. İslamofobinin temeli Türklerin ve Türkiye Cumhuriyeti’nin hareket tarzıyla bütünleştirilmesi yönelik çabalara dikkati çeken Selvi, “Ermenistan, İslamafobi algısını soykırım propagandalarında kullanıyor. 24 Nisan’da Ermeni soykırım iddialarının farklı boyutuyla karşımıza çıkacağı anlaşılıyor” ifadesini kullandı… Selvi, Ermenilerin 1915’te yaşanan olayların soykırım olduğuna dair ellerinde kesin delil veya belge bulunmadığını ve bu yüzden uluslararası bir mahkemeye gidemediğini sözlerine ekledi. ( Hoca kusura bakmasın ama bu konuda pek bir şey bilmiyor. Uluslararası sözleşmeler geçmişe uygulanamadığı için Türkiye kabul etmedikçe bir mahkemeye gidilemez. HYETERT)

***
 Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Türk-Ermeni Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Haluk Selvi, “Ermenistan, İslamafobi algısını soykırım propagandalarında kullanıyor” dedi.
Selvi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türk-Ermeni ilişkilerinin bin yıllık bir geçmişe dayandığını ve Müslüman Türk Devletleri hakimiyetindeki Ermenilerin dini ve kültürel özgürlüklere sahip olarak yüz yıllarca refah içinde yaşadığını söyledi.
Diğer Osmanlı tebaaları gibi 19’uncu yüzyıla gelindiğinde Ermenilerin de geleceklerini tayin etme düşüncesiyle davrandığını aktaran Selvi, onların Rusya ve İngiltere başta olmak üzere büyük devletlerin desteğiyle bağımsız devlet kurma amaçlarına ulaşmak istediğini belirtti.
Sözde “soykırım” kavramının özellikle diaspora Ermenileri için “var oluş” nedeni olduğunu vurgulayan Selvi, “Diaspora Ermenileri için bir varoluş sebebi haline gelen ‘soykırıma uğrayan millet’ düşüncesi vazgeçilmez bir dayanak noktası oluşturmaktadır. Bunun inkarı ve belleklerden silinmesi Ermenilerin yaşadıkları toplum içinde erimelerine ve zamanla yok olmalarına sebep olacak bir olgu” diye konuştu.
Selvi, 1915 olaylarının 100’üncü yılında Ermeni Diasporasının tüm dünyada propaganda faaliyetlerini yoğunlaştırmaya başladığını dile getirerek, bu ülkenin ve uluslarası Ermeni örgütlerinin siyasi lobi faaliyetlerinin yanı sıra kültürel etkinlilere hız verdiğini anlattı.
Bu yıl özellikle Fransa’daki Charlie Hebdo baskınıyla Müslümanlar üzerinde yeni bir algının ortaya çıktığını ifade eden Selvi, bunun, Avrupa’da 10 yıldan beri gelişmekte olan İslam’a karşı siyasi düşüncelerin, halk hareketlerinin bir sonucu olarak göründüğünü kaydetti.
İslamofobinin temeli Türklerin ve Türkiye Cumhuriyeti’nin hareket tarzıyla bütünleştirilmesi yönelik çabalara dikkati çeken Selvi, “Ermenistan, İslamafobi algısını soykırım propagandalarında kullanıyor. 24 Nisan’da Ermeni soykırım iddialarının farklı boyutuyla karşımıza çıkacağı anlaşılıyor” ifadesini kullandı. 
“Çanakkale, Türkiye’nin müdafaa hattının ruhudur”
Haluk Selvi, Batı kaynaklı ders kitaplarının çoğunda Tükler’le İslam’ın dışlanmış bir şekilde ele alındığını ve bu durumun içinde Rum ve Ermenilerin payının çok fazla olduğunu belirterek, Avrupa’nın Türkiye’de 19’uncu yüzyılda yaşanan bağımsızlık hareketlerini ve daha sonra Milli Mücadele dönemindeki kurtuluş hareketlerini, İslam’ın kötü kılıcı olarak nitelendirdiğini dile getirdi.
Türk tarihçileri ve siyasetçilerinin elinde 1915’te yaşananların bir soykırım olmadığını gösteren sayısız delil ve belge bulunduğu bilgisini veren Selvi, Türk vatandaşlarının da bu yönde doğru bilgilendirilmesi gerektiğine işaret etti. 
Birinci Dünya Savaşı’nda yaşananların, yok edilme tehlikesiyle karşılaşan bir milletin kendisini müdafaası olduğunu söyleyen Selvi, şunları kaydetti:
“Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan da bu süreçte, siyasallaşmış olan harekette, Birinci Dünya Savaşı’nda yaşananları dünyanın görmesi için 24 Nisan’da bütün dünya liderlerini Çanakkale’ye davet etti. Çanakkale, Türkiye’nin müdafaa hattının ruhudur ve soykırım iddialarının da bir cevabıdır. Osmanlı Devleti, bağımsızlığımızın elimizden alınmak istendiği bir süreç içerisinde 1915’in mart ayında bize saldıranlara karşı içerideki iş birlikçilerinin ve siyasi kaosunun çözülmesi için Ermenileri ve iş birlikçileri savaş alanı dışına taşımak gibi bir tedbir aldı. Osmanlı Devleti, uluslararası hukuk kurallarına uyarak bu kararı aldı ve uyguladı. 1915’te kendi varlığını korumak isteyen bir Osmanlı Devleti vardı. 1915 olaylarını bu yüzden biraz Çanakkale’ye çekmek istedi bizim siyasi iktidarımız.”
Selvi, Ermenilerin 1915’te yaşanan olayların soykırım olduğuna dair ellerinde kesin delil veya belge bulunmadığını ve bu yüzden uluslararası bir mahkemeye gidemediğini sözlerine ekledi.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: