İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Savaşın Samatya’ya sürdüğü azınlık yaşamları

Aziz Tekin
BasHaber – Suriye’de ki savaşın uzamasıyla birlikte birçok kişi yerinden yurdundan oldu. Bunların başında silahlı güçleri olmayan dini azınlıklar; Süryaniler, Ermeniler, Ezdiler geliyor. Hem devletin hem de radikal örgütlerin saldırısına uğrayan bu gruplar çareyi başka ülkelere kaçmakta buluyor. Bu ailelerden bir çoğu İstanbul  Samatya’da kiraladıkları evlerde savaşın bitmesini bekliyor.

Suriye’de ki savaşın dördüncü yılına girmesi hiç bir şeyin eskisi gibi olamayacağını açıkça gösteriyor. Savaşla bağlantılı olarak yaklaşık iki milyon Suriyeli başta; Türkiye, Ürdün, Irak olmak üzere birçok ülkeye sığınmacı olarak kaçmak zorunda kaldı. Suriye’de ki yöneticilerin Nusayri olmasıyla bağlantılı olarak birçok silahlı muhalif grup daha çok destek bulmak için çelişkileri mezhep savaşına çevirerek, Sünnilerden destek bulmaya başladılar. İŞİD’in Suriye’den sonra Irak’ta da suni bölgeleri alması ve Şiilara karşı cihad ilan etmesi, bu hamlelere karşı Şiilerin de silahlanması mezhep savaşını daha da körükledi. Selefi grupların en ağır saldırıları Suriye de yaşayan dini azınlıklara karşı oldu. Savaşın başlamasıyla Suriye’de yaşayan birçok dini azınlık komşu ülkelere ve Avrupa’ya sığındı. Bu dini azınlıklardan olan Süryani ve Ermeniler, Batı Kürdistan’a sığındılar ve kantonların yönetimin de görev aldılar. Kürdistan’da yerleşik olan Süryaniler radikal selefi gruplara karşı YPG saflarında savaştılar. Suriye ordusunda yer alan birçok Süryani genci savaşın başlamasıyla ordudan firar edip Türkiye üzerinden Avrupa’ya gitti.
Samatya’yı mesken edinmiş Süryaniler
Samatya’da yaşlı bir Ermeni kadının vefat etmesinden sonra çocukları annelerinden kalan eşyaları Suriye’den yeni gelen, kiraladıkları evde hiç bir şeyleri olmayan Süryani bir aileye verdiler. Eşyaları taşımayı Suriye’den gelen ve bir çoğu asker kaçağı olan Süryani gençler üstlendi. Birlikte eşyaları paketleyip sohbet ediyoruz. Bir çoğu Türkçe ve Kürdçe bilmedikleri için çoğu zaman zorlansak da jest ve mimiklerle bir birimizi ikna ediyoruz.
Mutfakta cam bardakları gazeteye sararken Suriye ordusunda rütbeli bir asker olan ama korktuğu için ismini söylemeyip sadece anlamının Süryanice Ay Tanrısı olduğunu belirten kişiye Qamişlo’da Kürdlerle Süryanilerin ilişkisini soruyorum. ‘Biz Qamişlo’da Kürdlerle iç içe yaşıyorduk, ben orada ayakkabıcılık yapıyordum babamla birlikte. Bizim bir çok çalışanımız ve müşterimiz Kürd idi. Benim bir çok çocukluk arkadaşım da Kürd idi ve Kurmanci’yi onlardan öğrendim. Savaş başladıktan sonra doğduğum yer olan Qamişlo’ya kaçtım. Oradan babamla birlikte Türkiye’ye geçtik ve İstanbul’a geldik. Babam yaşlı olduğu için çok zorlanıyor ve yurdumuzu terkettiğimiz için çok üzülüyor. Ama burada bize yardım eden Ermeni ve Süryaniler var ve onların sayesin de burada tutunabiliyoruz. Ben iki defa Avrupa’ya gitmeye çalıştım ama bir defa Atatürk Havaalanında bir defa da Sabiha Gökçen Havaalanı’nda yakalandım. Beni tekrar geri yolladılar. Şu an Samatya’da ki bir Süryani Derneği’nde 50’ye yakın kişiyle birlikte kalıyoruz’ dedi.
İbrahim’le Meryem’in mutluluğu
Kamyona yüklenen eşyalar Suriye’den yeni gelen ve Yedikule’de bir eve yerleşen aileye gidiyor. Kiralan dairede hiç bir eşya yok. Aile 4 kişiden oluşuyor. Anne ve babanın yanında 9 yaşındaki İbrahim ve 7 yaşında ki Meryem de var. Eşyaların taşınmasını mutlu gözlerle seyrediyorlar. Meryem fotoğraflarını çektiğimi farkedince bakmak istiyor ve fotoğraf makinasını elimden alıp benim fotoğraflarımı çekiyor. Süryanice bir şey söylüyor ısrarla yardımıma az Kürdçe bilen annesi yetişiyor. Eteğinin güzel çıkmadığını tekrar çekmemi istediğini söylüyormuş. Tekrar çekiyoruz. İbrahim yeni gelen satranç tahtasını yere serip taşlarla oynuyor. Eşyalar eve taşındıkça ailenin mutluluğu artıyor. Hem eşyaları yerleştirip hem de benim sorularımı az Kürdçesi ile yanıtlayan baba bir daha Qamişlo’ya geri dönüp dönemeyeceklerinden emin değil. O da bütün Süryaniler gibi bir yolunu bulup Avrupa’ya gitmek istediğini söylüyor.
Baba, ‘Savaştan önce bizim düzenli bir hayatımız vardı ama radikal grupların Suriye’ye gelmesiyle birlikte hayatımız zehir oldu. Suriye ordusu bizi silah altına almak için, radikal gruplar da bizi öldürmek için arıyordu. Bir kaç ay Kürdlerle birlikte kaldıktan sonra gizlice İstanbul’a geldik’ derken, anne belediyenin doğal gazı kesmesinden dolayı sıcak sularının olmadığını, Süryani komşularının yardımıyla ihtiyaçlarını karşıladıklarını yakınarak söylüyor.

http://basnews.com/tr/News/Details/Savasin-Samatya-ya-surdugu-azinlik-yasamlari-/24653

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: