İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Mor Gabriel’un UNESCO listesinde yer alması isteniyor

Stockholm

Türk Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan geçtiğimiz günlerde açıkladığı “Demokrasi Paketi”nde AKP’nin gasp ettiği Mor Gabriel Manastırı’na ait arazileri geri vereceklerini Süryanlere verilen bir lütüfmuş gibi sunarken,  Hıristiyan Demokrat Parti Milletvekili Robert Halef, Mor Gabriel ve Zafaran Manastırlarının güvence altına alınması için İsveç Parlamento’su nezrinde girişimde bulundu.Mor Gabriel’e ait arazilerin AKP Hükümeti tarafından gaspedilmesine karşı sürdürdüğü mücadeleyle tanınan Süryani asıllı İsveç Hıristiyan Parti Milletvekili Robert Halef, yazılı bir önerge vererek Mor Gabriel ve Zafaran Manastırlarının UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne dahil edilmesi için Parlamentonun karar almasını ve bunun gerçekleşmesi için Hükümete görev vermesini istedi.

Halef, Süryanilerin 4 bin yıldan bu yana Orta-Doğu’da yaşadıklarını ve Hıristiyanlığı ilk kabul eden halk grubu olduğunu, Süryanice-Aramcanın İsa ve değişik Hıristiyan inancında olan Ortadoks, Protestan, Katolik ve Maronitler tarafından konuşulduğunu, bölgeye gelen Moğollar, Araplar ve İslami güçlere rağmen varlığını sürdürdüğüne dikkat çekiyor.
Günümüzde Mardin, Midyat ve çevresindeki köylerde 3 bin civarında Süryaninin yaşadığını belirten Halef, hala kullanılabilecek durumda olan yüzlerce kilise ve manastırın bulunduğunu belirtikten sonra, binlerce yıl boyunca Süryanilerin kendi devletleri olmadığı için kilise ve manastırların Süryani halkının varlığını, dilini, dinini ve kültürünü koruyabilmesi için büyük rol üstlendiğini dile getiriyor.
150 bini İsveç’te olmak üzere Avrupa’da 500 bin civarında Süryani bulunduğunu, bunların Hıristiyan inançları ve Süryani etnik aidiyetlerinden dolayı ayrımcılık ve baskıyla karşı karşıya kaldıkları için göç etmek zorunda kaldıklarını belirtiyor.
Anadolu’da başpiskopos ve keşişlerin yönettiği dünyanın en eski ve önemli iki manastırı bulunduğunu, buralarda Süyanice eğitim yapıldığını, papaz ve ana dil öğretmenleri yetiştirildiğini belirten Halef, Midyat’taki Mor Gabriel Manastırının İsa’dan sonra 397 yılında, Mardin’de bulunan Zafaran Manastırının 493 yılında inşa edildiğini belirtiyor.
Dini ve kültürel tarihi önemi olan, dünyanın dört bir yanından yüzbinlerce kişinin hac amacıyla geldiği iki manastırın korunması ve muhafaza edilmesi gerektiğini belirten Halef, bunun sadece manastırların UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası Listesi’ne alınmasıyla mümkün olabileceğini söylüyor.
“Dünyada Hıristiyanlığın önemli sembolleri arasında bulunan tarihi iki manastırın UNESCO’nun listesine alınması için” İsveç’in UNESCO nezdinde girişimde bulunması istiyor.
Halef’in önergesi Parlamento Kültür Komisyonu’nda ele alındıktan sonra parlamentoda milletvekillerinin oylarına sunulacak.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: