İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Şark Meselesinin güncel provası

Orhan Dede

Dinlerarası Diyalog, Medeniyetler arası İttifak, Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) ve Arap Baharı… Hepsi Haçı geni taşıyan projeler. Hepsinin de hedefinde İslam coğrafyası var. İlk olarak Diyalog sonra da eş zamanlı olarak Medeniyetlerarası İttifak ortaya atıldı. Bu kavramlarla İslam coğrafyası BOP’a hazırlandı. Papazlar ve hahamlar iftar sofralarında boy göstermesi ve hatta iftar dualarını yapmaları bu projelerin ortaya atılmasıyla başladı. Bu süreçte İslam haram dediği halde Müslüman kadınlar Hıristiyan erkeklerle evlendirildi ve bu cinayet, “bir devrim” diye gazete manşetlerine taşındı. (Ne diyelim Allah akıl fikir versin. HYETERT)

Bir taraftan gayrimüslimler baş tacı edilirken öte yandan İslam ve değerleri aşağılanıyordu.
Bu dönemde başörtüsüne teferruat dediler.
Kelime-i Tevhit’ten “Muhammedur Resulullah” ibaresini çıkardılar.
Hıristiyan ve Yahudilerin bile cennete gireceğini iddia ettiler.
Besmele çekerek kilise açılışları yaptılar.
“Dört hak din vardır” dediler.
Mesaj verilmişti.
Hıristiyan, Yahudi ve sözde Müslümanlar aynı ortamlarda buluşup, “aynıyız” mesajları Müslümanlara verilmişti.
Kelime-i Tevhit’ten âlemlere Rahmet Hz. Muhammed’i (SAV) kabul etmeyenlerin istediği tenzilat da yapılmıştı.
Burada saymakla bitiremeyeceğimiz diyalog icraatlarıyla Müslümanların gayrimüslimlere karşı olan refleksleri iyice törpülendiğine kanaat getirdiklerinde sinsi sinsi devam eden BOP’a gelmişti.
Türk milleti artık BOP’a hazırdı.
Ve AKP sahneye çıkıyor…
BOP’un öngördüğü icraatları Türkiye’de hayata geçirmek için tam da BOP’a göre bir hükümet, çok önceden pişirilip hazırlanmıştı.
Gecikmeden servis edildi ve BOP’un figüranı AKP kuruldu.
Yahudi lobileriyle sıkı fıkı ilişkilerin oluşturduğu Atlantik ötesinden esen rüzgârla kısa zamanda ipi göğüsleyen AKP, iktidar koltuğuna hızlıca oturtuluverdi.
Türk milleti AKP’nin arkasına stepne yapılınca iş başındaki AKP, var gücüyle BOP’a hizmete başladı.
Irk işgalinde ABD’ye cesaret verildi.
Afganistan işgaline ortak olundu.
Libya’da da aynı cürüm işlendi.
İsrail’i koruyan Füze kalkanına Türkiye ev sahibi yapıldı. İlk denemesi İsrail’le birlikte yapıldı.
Ve Suriye…
Suriye’de vahşiliklerini Suriye askerinin söktükleri kalbini yiyerek dünyaya haykıran terörist isyancılar, Türkiye’nin desteğiyle bugüne kadar dayanabildiler.
Peki,  Türkiye’nin hükümet olarak uğruna her şeyi göze aldığı BOP nasıl bir projeydi?
BOP, Fas’tan Moritanya’ya Ortaasya’dan Moğolistan’a, Kafkasya ve Türkiye’den Somali’ye kadar uzanan İslam coğrafyasında yer alan ülkeleri hedef alan bir parçalanma programıdır.
BOP’un asıl hedefi ise bugün o projede maalesef taşeron olan Türkiye’dir.
BOP ile bazı İslam ülkelerini parçalayan ve kan gölüne çeviren batılılar, askeri işgallerin pahalı olmasından ötürü strateji değiştirdiler.
BOP’un makyaj tazelemiş hali olan bu yeni stratejinin kod adı Arap Baharı’ydı.
11 Aralık 2004’te Fas’ta yapılan bir toplantıda dönemin ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell, “BOP’un hedefindeki ülkelerde değişimin yaşanacağını ama dışarıdan empoze ederek değil, halk eliyle içeriden yapılacağını” ilan etti.
Bugün Arap Baharı adıyla körüklenen olayların altında bu kararlar vardır.
Türkiye BOP’ta olduğu gibi Arap Baharı’nda da eş başkandır, yani piyondur.
Üstelik bu piyon kendini şah sanacak, kadar acınası bir durumdadır.
Afrika ve Ortadoğu İslam ülkelerini sınırlarını cetvelle çizen batılılar, dün kendi belirledikleri sınırları şimdi Arap Baharı’yla yeniden çizmek istiyorlar.
Dün belirledikleri sınırları bugün kabul etmeyen Batılılar, Türk milletinin binlerce şehidiyle çizdiği sınırlarına razı olabilirler mi?
Bu sorunun cevabı hayırdır.
Anadolu’nun Türk olmasını hazmedemeyen Batılılar, Anadolu’nun Türk kalmasına asla razı olmadılar ve olmayacaklar.
“Anadolu bizim için Türklere bıkılmayacak kadar önemlidir” diyen Batılı devlet adamları da bu gerçeği dile getirmişlerdir.
Bugün Tunus, Mısır, Irak, Afganistan ve Suriye’de yapılan bir provadır.
Neyin provası?
Türkiye’nin yani Anadolu’nun Türklerden alınmasının provasıdır bu.
Bu Şark Meselesi’nin devamıdır.
Fransız Tarihçi Albert Sorel’e göre “Şark Meselesi Türkler Avrupa’ya ayak bastığında başlamıştır” demiştir.
Batılılar için Anadolu Türklerden alınıncaya kadar Şark Meselesi asla bitmeyecektir.

http://www.yenimesaj.com.tr/?artikel,12006655/sark-meselesinin-guncel-provasi/orhan-dede

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: