İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Fransa İle Sorunlar Devam Ediyor

Ömer Engin Lütem

Fransız Anayasa Konseyi’nin ( Mahkemesinin) Ermeni soykırım iddialarını kabul etmeyen kişileri bir yıl hapis ve 45.000 Euro para cezasına çarptırılmasını öngören bir kanunu, ifade özgürlüğünü zedelediği gerekçesiyle Fransız Anayasasına aykırı bulması Türkiye’de memnunlukla karşılandı. Uzun süre medyada gündemin birinci sırasını oluşturan bu sorunun çözümlendiği gibi bir kanı oluştu. Oysa yakından bakıldığında ortada çözümlenmiş değil Fransız başkanlık ve parlamento seçimleri sonrasına ertelenmiş bir sorun olduğu görülmektedir… Böylelikle Fransa başkanlık seçimlerinin önde gelen iki adayı Fransız Ermenilerinin istediklerinin tümünü yerine getireceklerini vaat etmişlerdir. Bu durumda Fransız Ermenilerinin bu iki adaydan birini diğerine tercih etmeleri zordur.

Fransız Anayasa Konseyi’nin ( Mahkemesinin) Ermeni soykırım iddialarını kabul etmeyen kişileri bir yıl hapis ve 45.000 Euro para cezasına çarptırılmasını öngören bir kanunu, ifade özgürlüğünü zedelediği gerekçesiyle Fransız Anayasasına aykırı bulması Türkiye’de memnunlukla karşılandı. Uzun süre medyada gündemin birinci sırasını oluşturan bu sorunun çözümlendiği gibi bir kanı oluştu. Oysa yakından bakıldığında ortada çözümlenmiş değil Fransız başkanlık ve parlamento seçimleri sonrasına ertelenmiş bir sorun olduğu görülmektedir.
Cumhurbaşkanı Sarkozy Anayasa Konseyi kararını öğrenir öğrenmez Hükümete Ermeni soykırım iddialarını kabul etmeyenlerin cezalandırılmasını öngören yeni bir kanun tasarısı hazırlayarak parlamentoya gönderme talimatını verdi. Ancak Parlamentonun seçimler nedeniyle bir hafta gibi kısa bir zaman sonra tatile girecek olması bunun gerçekleşmesini engelledi. Başkan Sarkozy, büyük bir düş kırıklığı yaşayan Ermenileri teselli etmek için Marsilya Ermeni toplumunu ziyaret etti ve onlara bu konunun seçimlerden sonra yeniden ele alınacağını tekrarladı. Ayrıca Ermeni topluluğunun ileri gelenlerini Paris’te Başkanlık Sarayında ağırlayarak orada da kendilerine vaatte bulundu. Böylece Başkan Sarkozy ileride vazgeçmesi hayli zor bazı taahhütler altına girdi. Bu durum, Sarkozy Başkan seçildiği takdirde Türkiye’nin, sadece Ermeni sorunuyla ilgili olarak değil Avrupa Birliği üyeliği sürecinde de Fransa ile olan sorunlarının devam edeceğini göstermektedir.
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Sarkozy’nin rakibi olan ve şu anda seçilme olasılığı Sarkozy’e nazaran daha fazla bulunan Sosyalist Partisi adayı François Hollande’ın da, Ermenilere karşı, Sarkozy’den çok daha ileri, bazı vaatlerde bulunduğu görülmektedir. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz.
Hollande seçildiği takdirde, Ermeni soykırım iddialarını kabul etmeyenlerin cezalandırılmasını öngören bir kanunun çıkarılmasına çalışacağını ifade etmiş ve bunun beş yıllık cumhurbaşkanlığı süresinin herhangi bir noktasında değil, görev süresinin başında olacağını belirtmiştir. Buna göre, Hollande seçildiği takdirde Türkiye’nin 2012 yılı içinde yeni bir tasarı ile karşılaşılacağı anlaşılmaktadır.
Sosyalist Partisi Türkiye’nin AB üyeliğine karşı olmayan bir parti olarak bilinir. Gerçekten de bu parti yöneticileri, AB kriterlerine uyması halinde, Türkiye’nin adaylığına karşı olmadıklarını birçok kez ifade etmişlerdir. Ancak Hollande, son olarak 12 Mart 2012 tarihinde Fransa’daki Ermeni Kuruluşları Koordinasyon Komitesi ile yaptığı görüşmelerde, seçildiği takdirde, AB’ye üye olabilmesi için Türkiye’den Ermeni soykırımı iddialarını tanımasını isteyeceğini söyleyerek ortaya yeni bir kriter koymuştur.
François Hollande ayrıca, seçildiği takdirde, Fransa’da 2015 yılında açılmasının planlandığı anlaşılan bir Ermeni anıt müzesine devletin katkı yapmasını da kabul etmiştir.
Son olarak Hollande Karabağ’da çatışmaların yeniden başlamaması için özel bir gayret göstereceğini de belirtmiştir.
Bu haliyle François Hollande’ın Ermenilerin istediği her hususu çekincesiz kabul etmiştir.
Böylelikle Fransa başkanlık seçimlerinin önde gelen iki adayı Fransız Ermenilerinin istediklerinin tümünü yerine getireceklerini vaat etmişlerdir. Bu durumda Fransız Ermenilerinin bu iki adaydan birini diğerine tercih etmeleri zordur. O nedenle Fransız Ermenilerinin, adayların bu vaatlerine göre değil, kendi siyasi tercihlerine göre oylarını kullanmaları beklenmelidir. Bu da iki adayın Ermenilerin oylarını kazanma çabalarının ve vaatlerinin seçimlerde onlara ciddi bir yarar sağlamayacağı anlamına gelmektedir.
Buna karşılık söz konusu vaatlerin tutulduğu takdirde Fransa’nın seçimlerden sonra Türkiye ve bir ölçüde Azerbaycan ile ciddi sorunlar yaşayacağı anlaşılmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: