İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Soykırımdan reel politiğe geçen Ermenistan

Mehmet Fatih Öztarsu* / Zaman

Fransa’nın yaklaşık üç ay boyunca gündemde tuttuğu soykırım yasa tasarısını iptal etmesi Ermenistan’da olumsuz bir şekilde karşılanmakla birlikte, bu sonucun Fransa’nın devlet olarak Türkiye’nin baskısına boyun eğmesinden kaynaklandığı dile getirilmiştir.
Ancak bunun bir kayıptan çok, iyi bir örnek olduğunu savunan Ermenistan, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin sözünde duran bir lider olduğunu da göz önünde bulundurmaktadır.

Ermeni siyasi yetkililer ve uzmanlara göre Fransa’nın attığı adım 1915 meselesiyle ilgili ilk sarsıcı etkiyi oluşturdu ve dünya kamuoyunun Holokost’u benimsediği gibi “Ermeni soykırımı”nı da insanlığa karşı işlenmiş en büyük suç olarak algılamasını sağladı. Dışişleri Bakanı Eduard Nalbandyan, Fransız halkının insan haklarından yana bir irade göstermesinin kendileri için yeterli olduğunu belirtirken, Taşnak Partisi Sözcüsü Giro Manoyan ise Fransa’nın Türkiye’nin baskı ve tehditlerine boyun eğdiğini ve kendilerinin bu konudaki çalışmaları yeniden başlatacaklarını dile getirdi.

Yalnızca 1915 değil, Sovyetler Birliği’nin çözülüşü arifesinde yaşanan Azeri-Ermeni çatışmaları yeniden gündeme getirilerek, uluslararası arenada ses duyurma çabaları da başladı. İstanbul’da düzenlenen Hocalı yürüyüşü de Ermenistan’ın bölgede yalnız bırakılması yönündeki çaba olarak anlaşılmış, bir gün sonrasında ise Erivan’da Sumgayıt yürüyüşü gerçekleştirilmiştir. Şubat 1988’de Azerbaycan’ın Sumgayıt şehrinde yaşanan çatışmalarda ölen Ermenilerle ilgili çeşitli anma programları düzenlenmiş ve Ermeni Parlamentosu oturumu açmadan önce Sumgayıt’ta ölen Ermeni vatandaşlar için saygı duruşunda bulunarak bu trajik olayın hafızalardan silinmeyeceği mesajını vermiştir. Yine çeşitli sivil toplum örgütleri Sumgayıt olaylarının “soykırım” olarak adlandırılması için gerekli çalışmaların yapılmasının önemli olduğunu, çünkü Azerbaycan’da Ermenilerin kasti olarak yok edilmeye çalışıldığını bildirmişlerdir. Hocalı katliamıyla ilgili karşı propaganda çalışmalarının başlaması ve Sumgayıt olaylarının gündeme getirilmesi yeni bir siyasi malzemenin oluşturulacağının habercisi.

İTTİFAK SEÇİMİ VE DEĞİŞEN DIŞ POLİTİKA

Fakat yine de bu son gelişmelerle birlikte özeleştirilerin arttığı Erivan’da “yabancı sözü”ne güvenmenin sakıncaları da vurgulanmaya başlandı. 1908’de Osmanlı yöneticilerine, 1920’de Sovyet yöneticilerine, 1991’de içerideki yabancılara güvenmenin bedelinin ağır olduğunu söyleyen analistler, tarihi meselelerle ilgili yaklaşımlarda da diğer devletlerin verdiği sözleri tutmamasının son derece normal karşılanması gerektiğini belirtiyorlar. Bu yüzden soykırım meselesinin ana siyaset durumundan çıkarılıp, bölgesel işbirlikleri ve Batı entegrasyonuna yönelmenin çok daha yararlı olacağını dile getiriyorlar. Zira bölgede yaşanan hızlı değişim ve gelişmeler Ermenistan’ı yakın gelecekte bir taraf seçmeye zorlayabilir. Ayrıca Serj Sarkisyan döneminde hız kazanan Batı’yla ortaklık kurma politikası Ermenistan’ın denge siyasetiyle hareket edeceğini gösteriyor.

İran’a yönelik muhtemel operasyon durumunda tarafsız kalacağını açıklayan Ermenistan, güney sınırının da kapanacak olmasından duyduğu endişe ile yeni siyasi işbirlikleri arayışını sürdürmektedir. Bu çerçevede hızlandırılan Avrupa Birliği ile ilişkiler konusu büyük önem taşıyor. Nitekim Dışişleri Bakan Yardımcısı Zohrab Mnatsakanian, AB ile yapılan işbirlikleriyle ilgili olarak devletin tüm mercilerinin yeni ortaklıklara hazır olduğunu ve geliştirilecek ilişkilerle ilgili yapılan müzakerelerin uzun sürmesinin de kendileri için kazanç olduğunu ifade etmiştir.

Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgü-tü’nün Eylül 2012’de gerçekleştireceği ortak tatbikatlar serisine Ermenistan’ın ev sahipliği yapması ve ajanslara göre Rusya’nın olası İran operasyonuna karşın bölgedeki konumunu hissettirecek şekilde Güney Kafkasya’da askeri tatbikatlar düzenleyecek olması, yaşanan hızlı gelişmelerden bazıları. Bu tartışmaların yaşandığı günlerde Ermenistan’ın NATO ile partnerlik konularında mutabakata varması ve Savunma Bakanlığı’nın Ermenistan-NATO işbirliğinin vazgeçilmez öneme sahip olduğunu belirtmesi de Ermenistan dış politikasında yaşanan hareketliliklerin dışa vurumu oluyor. Azerbaycan’ın İsrail’le sürdürdüğü stratejik işbirliği de Ermenistan’ı rahatsız eden bir diğer konu olarak tartışılıyor. Şu an değilse de, İsrail’le işbirliği mevzusu uzun vadede Ermenistan’ın gerçekleştirmek istediği en önemli konulardan birisidir.

Önümüzdeki süreçte Türkiye’ye yönelik soykırım kartı Fransa haricindeki ülkelerde sürekli olarak kullanılacak, özellikle 24 Nisan’la ilgili aktif propaganda çalışmaları da devam edecektir. Öte yandan Türkiye-Azerbaycan, Azerbaycan-İsrail ekseninde yaşanan gelişmeler AB ve NATO’yla hız kazanan flört sürecini tetiklemeye devam edecektir. Ermeni uzmanların da dile getirdiği gibi, ne Eduard Şevardnadze ne de Haydar Aliyev gibi tecrübeli politikacılara sahip olamayan Ermenistan geç de olsa eksiklikleri tamamlamaya ve Güney Kafkasya’da yeni bir dış politika konsepti oluşturmaya çalışacaktır.

*Erivan Avrupa Bölgesel Akademisi

http://zaman.com.tr/haber.do?haberno=1255585&title=soykirimdan-reel-politige-gecen-ermenistan&haberSayfa=1

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: