İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Ret, İnkâr ve Acı Gerçekler

Nurettin Değirmenci
Ret, inkâr ve asimilasyon politikalarına AK Parti iktidarının son verdiğini ifade eden Erdoğan, “Kendi tarihleriyle yüzleşmeyenler gelecek hakkında bir söz söyleyemezler, kendi tarihini sorgulamayanlar başkalarını eleştiremez, sorgulayamazlar” şeklinde konuştu.

*********************************
“Adaletsizliği yapanlar, yapılanlardan daha sefildir.” Eflatun. “ABD eski Başkanı Reagan’ın danışmanı Feın, Beyaz Saray araştırma yaptı, Ermenilerin 2 milyon Müslüman Osmanlıyı katlettiği ortaya çıktı, Ermeniler kendi arşivlerini açmıyor, çünkü bu gerçeğin ortaya çıkmasını istemiyorlar…” Doç. Dr. İlkay Orhan-Gazi Üniversitesi Eczacılık Meslek Bilimleri Bölümü öğretim üyesi
Ret, inkâr ve asimilasyon politikalarına AK Parti iktidarının son verdiğini ifade eden Erdoğan, “Kendi tarihleriyle yüzleşmeyenler gelecek hakkında bir söz söyleyemezler, kendi tarihini sorgulamayanlar başkalarını eleştiremez, sorgulayamazlar” şeklinde konuştu.
Alman Meclisi 23 Kasım 2011
“Yaşamın trajedisi ölüm değil, yaşarken içimizde ölmesine izin verdiklerimizdir!”  Norman Cousins
Elimde İngilizce ve Türkçe altı eser var; çoğunun yazarı Amerikalı. Bunlar, özet olarak, “Birinci Dünya Savaşında Ermeniler yok edildiler” diyorlar. Yazarlardan bazıları olayın görgü tanıkları, bazıları görgü tanıklarından edindikleri bilgileri okuyucuları ile paylaşıyorlar. Yazarlara göre, İttihat ve Terakki yöneticileri barbarca cinayet işlettiler ve 100000-1,500000 Ermeni öldürüldü.  
Reagan’ın danışmanı gerçekten yazıldığı gibi bir iddiada bulunuyorsa; iddiaya göre, “Ermeniler barbardır.” Sonucuna ulaşıyor.
Ancak Ermenilerin çocukları, yaşlıları, özürlüleri, kadınları… Cinayetlere bulaşmamışlardır herhalde. Bunu Fein’e sormak gerekir. 
Anadolu’da yaşayan bir insan olarak, İttihat ve Terakki Örgütünün yaptıklarını ret ediyor, barbarlığı kabul etmiyor, kimsenin benim adıma soyut olarak başkasını barbar olarak suçlamasını istemiyorum.
Hiç kimse Müslümanlar, Türkler, Kürtler, Ermeniler… Adına konuşamaz. Herkes kendi adına konuşabilir. Niçin?
+Yasaların üstünlüğü,
+Suçun ve günahın ferdiliği,
+Yargıç kararı olmadan kimsenin suçlu sayılamayacağı temel ilkeleri gereği, herkes ancak kendi adına ya da yetkiliyse bağlı olduğu örgüt adına konuşabilir.
Öğretim görevlisi İlkay Orhan İttihat ve Terakki Örgütü ya da onun uzantıları olan partilerin üyesi olabilir; İttihat ve Terakki Örgütü düşüncelerini ve uygulamalarını savunabilir ama Türkler, Kürtler, Müslümanlar adına konuşamaz ve topyekûn Ermenileri suçlayamaz. Herhalde cinayetleri işleyen örgütler vardır; biliyorsa, elindeki belgelere göre, o örgütleri açıklar ve kendi adına onları suçlayabilir.
Osmanlı Devleti (Eğer, I. Dünya Savaşı süresinde devlet kabul edilirse), hem Müslümanları, hem de masum Ermenileri korumak zorundaydı. Neden koruyamadı? Ermenilerin toprakları ve servetlerine kimler kondu? Ermenilerin kutsal mekânları neden tahrip ve yok edildi?
Görevin satılmasına ihanet, ihaneti yapana hain denir. Geri toplumlarda ihanet bir zincir oluşturur. İhanet zincirini tutanlar, dost diye bağrına bastığı insanlara rahatlıkla arkadan vurabilirler.
Türkiye’de temel sorun:
Türkçülük doktrininin yasalardan üstün kabul edilmesidir. Örnek:
 Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Türkiye’nin hukuk sisteminden kaynaklanan ve Türkiye aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) açılmış davaların bir hastalık işareti olduğuna işaret etti. “Genellikle bu davaların hepsi bir hastalık işaretidir, bunu açıkça söylüyorum ve bizim hukuk sistemimizin de siyasetimizin de insan hakları konusunda tavizsiz bir uygulamaya girmesi lazım” dedi.
Adalet Bakanı Ergin ile birlikte kendilerine hep, “Neden en fazla dosya Türkiye’den gidiyor” sorusunun sorulduğunu kaydeden Davutoğlu, geçen yıl 5000 olan dosya sayısının bu yıl 7000’e ulaştığının altını çizdi.
Türkçülük doktrini yasalardan üstün kabul edildiği için:
1-Kürt, Ermeni, Rum, Süryani… Düşmanlığı körükleniyor. 
2-Ret, inkâr önlenemiyor, acı gerçekler saklanıyor, yalan ve ikiyüzlülük belleklere kök salıyor. Kısaca: başta yöneticiler ve öğretim görevlileri olmak üzere vatandaşlar felçli belleğe sahip oluyorlar.
Almanlar, resimde görüldüğü gibi, Nazilerin yaptıklarından utanç duyuyorlar. Almanlar bu davranışları ile küçülüyorlar mı?
Bizler neden gerçekleri kabul edip insan olmuyoruz?
Gerçeklerden uzaklaşan, başta onur ve erdem olmak üzere evrensel insani değerlerden uzaklaşır.
Ret, inkâr nasıl önlenir?
+Ülkede özgür bireylerin çoğalması ilk koşuldur. Özgür bireyler olmadan; birileri diğerleri adına ötmeye, yaygara yapmaya devam eder.
+Belleklere temel insani ilkeler kök salmadan, dinler, doktrinler yasalardan üstün kabul edilir.
Sonuçta: Kul-kuyruklardan oluşan, yalanla kendini aldatan, gerçeklerden korkan bir toplum ortaya çıkar. Unutmayalım:
“Ulusların, dinlerin, doktrinlerin üstünde insanlık vardır.” Goethe 
 degirmencinurettin@gmail.com
Nurettin Değirmenci
  Elk. Yük. Müh.
23.11.2011

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: