İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Başbakan Erdoğan: “Ermeni Diasporası İle Aynı Yere Oturtanın Alnını Karışlarım”

Erdoğan Necip Fazıl’ın kitabında Kürt veya Ermeni ifadelerini kullanmadan “Dersim olayları”nda ölenleri din mazlumları sınıfına alarak onlara sadece insan gözü ile bakarak insani bir trajediyi aktardığını kaydetti. Erdoğan CHP Lideri Kılıçdaroğlu’un dün grup toplantısındaki konuşmasında Başbakan’a yönelik “Bu gidişle Ermeni diasporasının soykırım iddialarını da kabul edecek” sözlerine sert çıktı. Erdoğan “Bak ben bunu konuşmuyorum. Ama sen beni gelip Ermeni Diasporası ile aynı yere oturtmaya kalkıyorsun sana yazıklar olsun. Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı Tayyip Erdoğan’ı Ermeni diasporası ile aynı yere oturtacak olanın alnını karışlarım. Haddini bileceksin” diye konuştu.

***********************
AKP Genel Merkezi’nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda konuşan Başbakan Erdoğan, dün grup toplantısında söylediği üzere “Dersim olayları” ile ilgili belgeleri açıkladı. 2009 yılında TBMM Genel Kurulu’nda demokratik açılım görüşmelerinde konuşan o zamanın CHP genel Başkan Yardımcısı’nın “Dersim isyanında analar ağlamadı mı” sözlerini hatırlatarak, “Adeta tarihi bir acının küllerini kaldırdı” diyen Erdoğan “Bizim Dersimle ile olan ilgimiz yeni güncel ve siyasi polemiğe Dersim üzerinden siyasete yönelik bir ilgi asla ve asla değildir” dedi.
Konuşmasında Necip Fazıl Kısakürek’in “Son devrin din mazlumları” kitabını göstererek şunları söyledi:
“İlk baskısı 1969 yılında yapılan bu kitap yakın tarihimizde yaşanan baskı ve zulmü anlatıyor Yakın tarihimizin karanlık sayfalarına adeta bir kapı aralıyor. Resmi tarihin anlattıkları ile yetinmeyen bir nesil bu kitabı okuyarak hiç duymadığı işitmediği kendisine öğretilmeyen anlatılmayan birçok meseleyi öğrenme fırsatını buldu. Bu kitap zaman zaman yasaklandı. Toplatıldı. Gençlikten uzak tutulmak istendi. CHP ortak yönetimleri tarafından. Benim de benim neslimin de kulaktan dolma anlatılanların ötesinde Dersimle ilk tanışmamız bu eserle olmuştur. Kimsenin konuşmadığı, konuşmaya cesaret edemediği Dersim meselesi merhum Necip Fazıl’ın kalemi ile bir nesle en doğru şekilde anlatılmıştır. Üstad alevi dememiştir. Sayın Kılıçdaroğlu sen niye demiyorsun, de konuş söyle. Dersimli olduğunu söylüyorsun. Milletvekili arkadaşım Mehmet Metiner sizin aşiretinizden bahsetti. Söyle niye söylemiyorsun. Bunlardan gocunma anlat.”
-“ALNINI KARIŞLARIM”-
Erdoğan Necip Fazıl’ın kitabında Kürt veya Ermeni ifadelerini kullanmadan “Dersim olayları”nda ölenleri din mazlumları sınıfına alarak onlara sadece insan gözü ile bakarak insani bir trajediyi aktardığını kaydetti. Erdoğan CHP Lideri Kılıçdaroğlu’un dün grup toplantısındaki konuşmasında Başbakan’a yönelik “Bu gidişle Ermeni diasporasının soykırım iddialarını da kabul edecek” sözlerine sert çıktı. Erdoğan “Bak ben bunu konuşmuyorum. Ama sen beni gelip Ermeni Diasporası ile aynı yere oturtmaya kalkıyorsun sana yazıklar olsun. Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı Tayyip Erdoğan’ı Ermeni diasporası ile aynı yere oturtacak olanın alnını karışlarım. Haddini bileceksin” diye konuştu.
-DERSİM RAPORLARI HAZIRLANMIŞ-
Başbakan Erdoğan kendilerinin Dersimle tanışmasının ve Dersim’i dert edinmenin dünün veya bugünün konusu olmadığını ifade ederek “Biz öyle birileri gibi işine geleni ayyuka çıkaran işine gelmeyen karşısında da susan üzerini örtenlerden asla olmadık ve olmayız. Bu ülkenin yakın tarihine, yakın tarihindeki meselelere tam bir samimiyet içinde yaklaşıyoruz ve her şeyin aydınlatılması içi samimiyetle mücadele veriyoruz” dedi.
Dersim’e yapılan operasyonların bir isyanın bastırılması olarak zihinlerde ve vicdanlarda meşrulaştırılmaya çalışıldığına vurgu yapan Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü:
“İlk Meclis’te Dersim Mebusu olarak bizzat Atatürk tarafından davet edilen Diyap Ağa’dan hiç kimse bahsetmiyor. Dersim operasyonları sırasında asılan Seyit Rıza’nın 1915 olayları sırasında işgalci ordulara karşı savaştığından, dönemin Valisi tarafından da din ve namusuyla bize hizmet etti diyerek şereflendirildiğinden kimse bahsetmiyor. Bakın din ve namusu için.
Dersimde adım adım çerçevesi çizilmiş bahaneleri hazırlanmış bir operasyon var. Çeşitli tarihlerde Dersim Raporları hazırlanıyor. Bakın şu rapor sadece 100 adet bastırılarak, zata mahsus olarak, bu notla belli yerlere gönderilmiş bir rapordur. Sayın Kılıçdaroğlu, belge, arşiv bilmem ne bunlardan bahsetti. Bakınız, Başbakanlığın arşivi açıktır. Sayın Kılıçdaroğlu, görmek istiyorsan, inceleme yapmak istiyorsan buyurursun, görürsün, incelersin. Oranın ilkeleri ne ise o şartlar içinde bu konudaki bilgisizliğinin giderirsin.”
-“DERSİM BİR ÇIBANDIR”
Başbakan Erdoğan konuşmasında açıkladığı rapora ilişkin sayfa sayfa bilgiler aktardı. Raporda yer alan ifadeleri okuyan şunları kaydetti:
“Sayfa 199: 1926 yılında, mülkiye müfettişi Hamdi Bey’in raporuna atıf yapılıyor ve deniliyor ki: Dersim, Hükumet-i Cumhuriye için bir çibandır. Bu çiban üzerinde kat’i bir ameliye yapmak ve ihtimalatı elimeyi önlemek, selameti memleket namına farz-ı ayndır. Bu kadar bu işi önemsiyorlar. Adeta bugünün ifadesiyle ‘olmazsa olmaz’ bu anlama geliyor.
Sayfa 201’de şu ifade var: Dersim, Türkiye için cehalet, maişet darlığı, dahili ve harici tesvilat ve Kürtlük temayülatı ile bulaşmış, tehlikeli bir çıbandır. Bu çıbanın kat’i bir ameliyeye tabi tutulması lazımdır. Bunun için evvela silah toplamak, badehu, ardından ıslahat yapmak icap eder. Bu rapor, eski raporları hatırlattıktan sonra kendi çözüm önerilerini ortaya koyuyor: Nerede? Sayfa 237-246 arasında, Dersim’e yapılacak harekatın ayrıntıları, göç ettirilecek aşiretlerin listesi, bunların ne yöntemle yapılacağı anlatılıyor.
Tabii ben bu raporu açık gösterecek değilim, çıkardığım özetten okuyorum.”(ANKA/DEVAM)

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: