İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Dini Özgürlükler Komisyonu Anayasa Reformu Çağrısında Bulundu

ABD Uluslararası Dini Özgürlükler Komisyonu yetkilileri The Hill gazetesinde Türkiye’deki dini özgürlüklerin sınırlandırılmasını eleştiren bir yorum yayınladı… Türkiye’de dini özgürlüklerin ihlali veya bu özgürlüklerin ihlal edilmesine göz yuman laik sistemin anayasal olarak silahlı kuvvetler tarafından muhafaza edildiği belirtilen yorumda, Erdoğan ve Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) “sivil yönetimi güçlendirme yönündeki adımlarının dini özgürlükler dahil uluslararası insan hakları normlarına saygı gösterilmesine olumlu etkisi var,” deniyor. Prodromou ve Shea, AKP hükümetinin kamusal alanda “Sünniler açısından” dini ifade özgürlüğünü genişlettiğini ve Türkiye’de “Sünni İslam’ın konumunun güçlendiğini” yazıyor. Ancak yorumda, Türkiye’nin dini azınlıklarla ilgili tutumunun “hayal kırıklığı yarattığı” belirtiliyor.

*********
“Amerika, Türkiye’yi bu gecikmiş değişikliği yapmaya çağırmalıdır. Özellikle azınlıkların hakları dahil olmak üzere dini özgürlükler konusunda…” – ABD Uluslararası Dini Özgürlükler Komisyonu
ABD Uluslararası Dini Özgürlükler Komisyonu yetkilileri The Hill gazetesinde Türkiye’deki dini özgürlüklerin sınırlandırılmasını eleştiren bir yorum yayınladı. Başkan Yardımcısı Elizabeth Prodromou ve Komisyon üyesi Nina Shea tarafından kaleme alınan yorumda Türkiye’de asker-sivil ilişkilerinde mesafe alındığı, ancak temel hakların korunması alanında köklü anayasal reformun gerekli olduğu belirtiliyor.
Prodromou ve Shea’nın yazısı şöyle devam ediyor:
“Türkiye’de üst düzey komuta kademesinin istifası ve Başbakan Erdoğan’ın askerleri sivillerin kontrolü altına alacağı yönündeki haberler bu ülke için yeni bir dönemin başlangıcı olabilir. Ancak temel hakların korunması ve bir tür baskı yerine başka bir tür baskının başlamasını önlemek için kapsamlı anayasal değişiklik gerekiyor. Amerika, Türkiye’yi bu gecikmiş değişikliği yapmaya çağırmalıdır. Özellikle azınlıkların hakları dahil olmak üzere dini özgürlükler konusunda…”
Kongre’yle ilgili haber ve yorumlara yer verilen The Hill gazetesindeki yazıda, Türkiye’de Sünni Müslüman çoğunluğu engelleyici sınırlamalar olduğu gibi Rum, Ermeni, Süryani, Protestan, Yahudi ve Aleviler’e ayrımcılık yapıldığı kaydediliyor.
Türkiye’de dini özgürlüklerin ihlali veya bu özgürlüklerin ihlal edilmesine göz yuman laik sistemin anayasal olarak silahlı kuvvetler tarafından muhafaza edildiği belirtilen yorumda, Erdoğan ve Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) “sivil yönetimi güçlendirme yönündeki adımlarının dini özgürlükler dahil uluslararası insan hakları normlarına saygı gösterilmesine olumlu etkisi var,” deniyor. Prodromou ve Shea, AKP hükümetinin kamusal alanda “Sünniler açısından” dini ifade özgürlüğünü genişlettiğini ve Türkiye’de “Sünni İslam’ın konumunun güçlendiğini” yazıyor. Ancak yorumda, Türkiye’nin dini azınlıklarla ilgili tutumunun “hayal kırıklığı yarattığı” belirtiliyor.
Yazıda, hükümetin bazı alanlarda ilerleme kaydetmesine rağmen anayasal reform sürecinde dini özgürlükler konusuna fazla değinilmiyor olmasının kaygı uyandırdığı vurgulanıyor.
Yazıda, muhtemelen Ermeni soykırımı iddialarına atıfta bulunularak, Türkiye tarihinde Hıristiyanlar’a karşı atılan adımların korkunç bilançosunun bilindiği ileri sürülüyor ve bununla birlikte, yakın zamanda aşırı milliyetçilerin işlediği cinayetlere; Başbakan Tayyip Erdoğan’ın İsrail karşıtı söylemlerinin yaygınlaştırdığı Yahudi düşmanlığına dikkat çekilerek azınlıkların haklarını kısıtlayan yasal düzenlemeler eleştiriliyor.
Yazıda, Türkiye’de Hıristiyan sayısının nüfusun yüzde 0,15’ine gerilediği de vurgulanıyor.
Prodromou ve Shea, dini azınlıklara uygulanan baskıya örnek olarak eğitim; mal-mülk konusunda ise Heybeliada ruhban okulunun açılmasının engellenmesi; Fener Rum Patiği’nin ekümenik statüsünün tanınmaması ve Ermeni Partiği’nin seçimine müdahale edilmesini örnek gösteriyor. Yazıda Aleviler’e uygulanan kısıtlamalar da vurgulanıyor.
ABD Uluslararası Dini Özgürlükler Komisyonu yetkililerin yazısı şöyle devam ediyor:
“Amerika, Erdoğan’ı, 1982 yılında askerler tarafından hazırlanan anayasayı, Türkiye’nin de kabul ettiği Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi’nde yer alan dini özgürlükler ve diğer insan hakları uygulamaları doğrultusunda yeniden düzenlemeye çağırmalıdır. Sivillerin kontrolunun güçlenmesiyle Türkiye’nin önünde tüm vatandaşlarına daha fazla özgürlük tanıması yolunda açık bir fırsat var. Liderlerin anayasal reformu benimsemesinin; parlamenter dokunulmazlığı kaldırmasının; dini çeşitliğinin korunmasının ve tüm vatandaşların dini özgürlüklerinin ilerletilmesinin zamanı gelmiştir.”
Bağımsız, partiler üstü, federal bir oluşum olan ABD Uluslararası Dini Özgürlükler Komisyonu üyeleri, Başkan’a, Dışişleri Bakanı’na ve Kongre’ye uluslararası dini özgürlükler konusunda bilgi vermek ve önerilerde bulunmakla yükümlü.
http://www.voanews.com/turkish/news/usa/Dini-Ozgurlukler-Komisyonu-Anayasa-Reformu-Carsnda-Bulundu-128481333.html

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: