İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Osmanlı-Almanya yakınlaşmasının sebebi Ermeni meselesi miydi?

Necdet Sevil

Osmanlı Devleti’nin 1914 yılı içerisinde Almanya’ya yanaşmasında, Ermeni meselesi’nin ulaştığı nokta önemli rol oynamıştır Savaştan önce Ermeni Meselesi’ni kendi çıkarları doğrultusunda kullanan büyük devletler, savaş başladığında da Ermenileri kullanarak kendi çıkarlarına alet etmek arzusundaydılar. Nitekim Rus Çarı, Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’na girmesinden bir ay kadar önce bir bildiri yayınlayarak Osmanlı Ermenilerini ayaklanmaya davet etmişti.

Osmanlı Devleti’nin 1914 yılı içerisinde Almanya’ya yanaşmasında, Ermeni meselesi’nin ulaştığı nokta önemli rol oynamıştır.
Necdet Sevil / Tarih Dosyası / Dünya Bülteni
Birinci Dünya Savaşı’nın başladığı esnada, 300 yıllık bir gerilemenin ağır etkileri altında bulunan Osmanlı Devleti, bütün olumsuzluklara rağmen hâlâ dünyanın sayılı devletleri arasında yer almaktaydı. Geniş yüzölçümü, yer altı ve yer üstü kaynaklarının zenginliği ve oldukça mühim iki suyolunu birleştiren Boğazları ile Batılı devletler açısından bir cazibe merkeziydi.
Bu sırada Osmanlı Devleti’nin yönetimi, mutlak olarak İttihat ve Terakki Fırkası tarafından idare edilmekteydi. Partinin başındaki Enver Paşa’ya göre; Almanya, bu savaştan galip çıkacaktı ve Osmanlı Devleti kaybettiği toprakları, Almanya’nın yanında savaşarak geri alabilecekti. Dolayısıyla, bu fırsatın kaçırılmaması gerekiyordu. Enver Paşa’nın öne sürdüğü bu tezler ve devletin içinde bulunduğu siyasi yalnızlık doğrultusunda, Almanya ile gizli görüşmeler yapıldı. Yapılan gizli görüşmeler neticesinde de, Osmanlı Devleti bir takım şartlar çerçevesinde Almanya’nın yanında savaşa katılmayı kabul etti. Elbette Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’na iştirak etmesi ve özellikle bu savaşta Almanya’nın başını çektiği İttifak Bloğu içinde yer almasında birçok faktör etkili olmuştur. Fakat, Osmanlı Devleti’nin 1914 yılı içerisinde Almanya’ya yanaşması ve Almanya’nın yanında savaşa gözü kapalı olarak girmesinde, Ermeni Meselesi’nin ulaştığı hayati gelişmenin de önemli derecede rol oynadığı gerçeği unutulmamalıdır.
Savaştan önce Ermeni Meselesi’ni kendi çıkarları doğrultusunda kullanan büyük devletler, savaş başladığında da Ermenileri kullanarak kendi çıkarlarına alet etmek arzusundaydılar. Nitekim Rus Çarı, Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’na girmesinden bir ay kadar önce bir bildiri yayınlayarak Osmanlı Ermenilerini ayaklanmaya davet etmişti. Ermeni komiteleri de, Osmanlı Devleti’nin savaşa girip galip gelmesi halinde karışıklıklar, yangınlar çıkarıp katliamlar yapmayı ve böylece Rusya’nın zaferini sağlayarak bağımsız Ermenistan’ı kurmayı karalaştırmışlardı. Oysa Ermenilerin, ilk gönüllü taburlarının Rus Ordusu’nda çarpıştıkları günden bu yana Rusların kendilerini bile bile aldattıklarını anlamak için pek çok fırsatları olmuştu. Tabi bu meselenin öncülüğünü yapan Rusya’nın haricinde, Üçlü İtilaf Bloğu içerisinde yer alan diğer devletlerin de bu meselede masum oldukları söylenemez.
İngiliz Lordlar Kamarası’nda dile getirilen Ermenistan’ın Türk boyunduruluğundan kurtarılması fikrine, hükümetleri de iştirak etmişti. Ayrıca, Ermeni gönüllüler teşkil heyeti adına Çar’ın çağrısına cevap veren Abram Torabyan, daima kendi davarlını destekleyen Fransa’ya duydukları derin minneti ifade etmişti. Paris’te çıkan Hınçak Gazetesi’nin Aralık 1914 sayısında yayınlanan bir bildiride; Sosyal Demokrat Hınçak Komitesi’nin Toros Dağları’ndan, Ermenistan ufuklarından Osmanlı istibdadını kanlı bir şekilde yok etmeyi üstlenerek savaş alanına çıktığı, maddi ve manevi tüm güçleriyle Üçlü İtilafın, özellikle Rusya’nın Ermenistan’da, Kilikya’da, Kafkasya ve Azerbaycan’da zafer kazanmaları için çalışacakları belirtilmişti. Bunlara ilaveten, ABD’de Providance’da neşrolunan Ermenice Bahak Gazetesi’nin 24 Aralık 1917 günlü sayısında, her nerede Rus Ordusu yaklaşırsa Ermenilerin silaha sarılıp ayaklandıkları, ilerleyen Rus ordularına her türlü yardımı yaptıkları haberleri yayınlanıyordu. 
Netice olarak, Ermeni Meselesi’nin farklı boyutlara taşınmasında yer alan bu devletlerin çıkarları, Osmanlı Devleti tarafından takip edilmekteydi ve Osmanlı Devleti, bu devletlere karşı menfi düşünceler beslemekteydi. Bu menfi düşüncelerde, bu devletlere güvenilemeyeceği fikrini kuvvetlendirmekteydi. Bu yüzden Osmanlı Devleti’nin Almanya safında savaşa katılmasında, büyük devletlerin Ermeni Meselesi hakkındaki politikaları önemli rol oynamıştı demek mümkündür.
Kaynaklar:
Ali Fuat Örenç, Yakınçağ Tarihine Giriş (1789-1918) –Ders Notları-, İstanbul 2011.
http://www.dunyabulteni.net/?aType=haber&ArticleID=169573

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: