İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Milletvekili Seçimleri Kapıdayken

Garo Kaprielyan
Basından öğrendiğimize göre, cemaatimizden sevgili dostlarımız, Melkon Karaköse, Herman Balyan ve Hagop Sarıyan milletvekilliği için aday adaylığı başvurularını yaptılar bile. Şimdi bize düşen görev, cemaat ruhu ile temsilcilerimizi Parlamentoya gönderebilmek için bu arkadaşlarımızın etrafında kenetlenmek, seçim listelerinde bulundukları sıranın ve seçilebilirlik şansına göre, parti farkı gözetmeksizin, hangisi olursa olsun, kesinlikle arkasında saf tutmak, gerekli oyu alabilmeleri için de cemaatimizin dışında da sürecek, büyük bir kampanyayı organize etmemiz.

—————-
Sevgili dostlar, hepimizin bildiği gibi 12 haziran pazar günü 70 gün sonra, ülkemizde genel seçim, yani milletvekili seçimleri yapılacak.
Tahmin edebiliyorum, sizler bu satırları okurken, bir yandan da çok merak ediyorsunuz ki, bu adama ne oldu ki milletvekili seçimlerini konu ederek yazı yazıyor.
Bakın dostlarım, ülkemizde çok hızlı değişimler oluyor, bilhassa şu son 8-10 yılda, inanılmaz değişimler yaşadık. Bir zamanlar konuşulması dahi yasak olan Kürtçe, bırakın serbestçe konuşulup yazılmasını, TRT tarafından bir de Kürtçe kanal açıldı. Peşinden Arapça yayın yapanı geliyor vs.
Bunun gibi daha önce tabu olan pek çok şey, bugün rutine girdi, herkes de bunlara kolayca adapte oluyor.
Özetlersek, Türkiye hızla değişip modernleşiyor, demokratikleşiyor. Bazılarınızın,”hadi canım, şu olmadı bu yapılmadı” gibi serzenişlerinizi duyar gibi oluyorum, ancak unutmayalım ki, demokrasiler bir günden öbürüne, hiç bir bedel ödemeden, hemen kazanılan şeyler değildir.
Bu gün gazetelerimizde beni çok gururlandıran bir haber vardı, ekonomi Prof. dr. Daron Acemyan’a, OECD de Türkiye’yi temsil etmesi önerilmişti.
Yani uluslararası bir kuruluşta ülkemizi bir Ermeni vatandaş temsil edecekti. Önerilen buydu. Zaten gazetelere manşet olmasından da belliydi ki alışılmışın dışında,88 yıllık cumhuriyet tarihimizde görülüp duyulmamış, hayal dahi edilememiş olan bir durumdu bu. Tabii ki basın da bunu bizim gibi şaşkınlıkla karşılamış, o yüzden de manşete taşımıştı.
Sevgili dostlarım, her şeyin bir ilki vardır. Türkiye Cumhuriyeti bugüne kadar, potansiyel tehlike ve “yerli yabancı” olarak görmeye alıştığı Ermenilerin,
diğer vatandaşlar gibi, ülkesine her türlü hizmeti, her türlü çalışmayı yapmaya amade, vatanını milletini seven,diğerlerinden hiç bir farkı olmayan vatandaşlar olduğunun farkına vardı sanırım.
Etrafınıza baktığınızda, Şişli Belediye Bşk.Yrd. Sayın Vazken Barın’ın, yıllardır devam eden görevini ne kadar başarılı bir şekilde yürüttüğünü,
Sn. Başkanımız Mustafa Sarıgül her fırsatta dile getirmektedir.
Yine Bakırköy Belediye Meclisi üyemiz Sn. Yervant Özuzun’un çok faydalı çalışmalarını
Sn. Başkanımız Ünal Erzen’in ağzından duyuyoruz. Demek oluyor ki, ermeni vatandaşlarımız da görev verildiğinde, en az diğer vatandaşlarımız gibi verilen görevi en iyi şekilde yerine getirmektedirler.
Şimdi 1960 yılından beri eksikliğini hissettiğimiz, Parlamentoda Ermenilerin bulunmayışına dur deme zamanıdır diye düşünüyorum. Zaten basından öğrendiğimiz kadar, cemaatimizden sevgili dostlarımız, Melkon Karaköse, Herman Balyan ve Hagop Sarıyan milletvekilliği için aday adaylığı başvurularını yaptılar bile. Şimdi bize düşen görev, cemaat ruhu ile temsilcilerimizi Parlamentoya gönderebilmek için bu arkadaşlarımızın etrafında kenetlenmek, seçim listelerinde bulundukları sıranın ve seçilebilirlik şansına göre, parti farkı gözetmeksizin, hangisi olursa olsun, kesinlikle arkasında saf tutmak, gerekli oyu alabilmeleri için de cemaatimizin dışında da sürecek, büyük bir kampanyayı organize etmemiz .Yeter ki bir veya birkaç arkadaşımızı, o şerefli makama seçtirebilelim. Parlamentomuzda bulunan bir veya fazla milletvekilinin,Türkiye Ermenistan ilişkilerinde oynayacağı rolü düşünebiliyor  musunuz.
Sıkıcı olmamak için, meramımı anlattıktan sonra, tüm dostlarıma hatırlatmak isterim ki,CHP İl Genel Meclisi Üyesi ve Adalar Belediye Başkan Danışmanı
Sn. Hagop Sarıyan, son bir kaç yıldır adamızda üstlendiği Başkan Danışmanlığı görevini,Başkandan da aldığı destek ve yetki ile neredeyse adamızın ve ada halkının tüm ihtiyaç ve sorunlarını gidermek,onların derdine derman olmak için inanılmaz bir gayret ve fedakarlık örneği sergilemiştir.
Sevgili Herman Balyan ve Melkon Karaköse’ye gelince, onları sizlere anlatmama, tanıtmama gerek olmadığını sanıyorum. Zira onların bunca yıldır yaptıkları faydalı cemaat işleri ve çalışmalarına hepimiz tanıklık edebiliriz.
Allah bu arkadaşlarımızın yar ve yardımcısı olsun, inşallah seçimden başarıyla çıkarlar ve bizler de övünebileceğimiz, Parlamentoda sesimizi duyurabilecek dostlara sahip olma şansına kavuşuruz.
sevgilerimle
30 Mart 2011 İstanbul
Garo Kaprielyan

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: