İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

AZADAMARD’IN ÇAYCISI DA ERMENİ GAZETECİLER DE TUTUKLANDI VE KATLEDİLDİ

AZADAMARD’IN ÇAYCISI DA ERMENİ GAZETECİLER VE 24 TEMMUZ 2 – TUTUKLANDI VE KATLEDİLDİ
Hazırlayan: Ragıp Zarakolu
11 Nisan tutuklamalarında en ağır darbeyi yiyen gazetelerden biri de, hiç kuşkusuz Azadamard idi. Polis Cağaloğlu’ndaki yazıhaneyi bastığında, bunun bu semtte her darbe sırasında tekrarlanan bir ritüel haline geleceğini nereden bilebilirdi ki
11 Nisan tutuklamalarında en ağır darbeyi yiyen gazetelerden biri de, hiç kuşkusuz Azadamard idi. Polis Cağaloğlu’ndaki yazıhaneyi bastığında, bunun bu semtte her darbe sırasında tekrarlanan bir ritüel haline geleceğini nereden bilebilirdi ki. 1915 aralığında, gazete yazıhanesi basıldığında, gözaltına alınıp, tehcir’e yollananlar arasında gazetenin çaycısı da vardı. Hampartsum Balayan Osmanlı yurttaşı olmamasına karşın, o da gazetenin yazar, editör ve muhabirleri ile birlikte aynı kaderi paylaşacaktı. Herhalde dünyada başyazarından muhabirine, dizgicisinden matbaacısına, muhabirinden çaycısına kadar en çok çalışanı kıyıma uğrayan gazete Azadamard olmuştur. Azadamard’ın her gün başyazısı aynı zamanda Türkçe olarak da çıkardı. Matbuat-ı Dahiliye Müdürü Fazlı Necip’in 2 Şubat 1910 tarihli raporu, Azadamard’ı “yandaş” (İttihat Terakki Hükümetini) destekleyen bir gazete olarak nitelendiriyor: “İttihat ve Terakki Cemiyeti ile akt-i itilaf eylemiş (antlaşma yapmış) olan Taşnaksutyun Cemiyeti’nin mürûc-u efkârıdır (yayın organı). Puzantyun gazetesinden sonra en ziyade mazhar-ı rağbet olmuş (ilgi çekmiş), sahib-i nüfuz (etkili) Ermeni gazetesidir.” Tarafsız olarak nitelenen diğer Ermeni gazeteleri ise şöyle değerlendiriliyordu: “Jamanak: Ermenice. Hıristiyanlığın ve milliyetin haiz-i nüfuz (nüfuz sahibi) olmasına çalışmakla, beraber menafi-i Osmaniyeye hâdimdir. (Osmanlı’nın menfaati için çalışır.) Aravlik ve Hıravnik: Ermenice. Adana hadisesini müteakip ve Patrik Efendi’nin istifası üzerine Hükümet-i Hazıra (şu anki hükümet) aleyhinde pek şiddetle idare-i kelam eyledikleri halde tedricen kesb-i itidal etmişlerdir (yavaş yavaş orta yola gelmişlerdir). Ceride-i Şarkiyye: Ermenice. Hurûf-u Türkçe ibare (Ermeni harfleriyle Türkçe) Anadolu’da Ermenice bilmeyen Ermenilere mahsustur. İstanbul’da hemen hiç okunmaz. “Gavros: Ermenice. Bîtaraf neşriyat ve şathiyat (mizah şiirleri) ile iştigal eder.” ‘Karşıt’ olarak nitelenenler ise: “Aravlik: Ermenice. Ermeni gazetelerinin yegane hilâfgir (muhalif) olanıdır. Neşriyatı alel-ekser (çoğunlukla) erkan-ı hükümetten bazı zevata karşı şahsî ve garazkârânedir. Garanpad: Ermenice. Yeni intişara başlamıştır. Sahibinin mesleğine nazaran hilâfgir olacağı şüphesizdir.”
Bir zamanlar “yandaş” olarak nitelenen “Azadamard” gazetesi, 24 Nisan’da en ağır kaybı veren gazete olacaktı. Bunun nedeni ise, bir zamanlar İTF’nin müttefiki olan, I. Dünya Savaşı patlak verdiğinde de Osmanlı Ermenilerine yurttaşlık görevlerini yerine getirerek askere gitmeleri çağrısı yapan EDF’ye yakın duruşu idi. Aşağıda Anadolu’lu muhabir ve yazarların kısa bir dökümünü yapmaya çalışacağız.
ANADOLULU GAZETECİ VE YAZARLAR
Aris İsraelyan (İsrael Dkhruni): 1885’te Gümüşhane’de doğdu. Boston’daki “Hayrenik” (Vatan), İstanbul’da “Azadamard” için yazdı. 1916’da Konya’da bilinmeyen koşullar altında öldü. Mezarı bilinmiyor. Hâlâ kayıp.
Mihran Tabakyan: 1878’de Adapazarı’nda doğdu. İstanbul Ermeni Basını’na ait gazetelerde yazarlık yaptı. 1915 ağustosunda Yozgat yolunda öldürüldü. Mezarı bilinmiyor. Hâlâ kayıp.
Hagop Terziyan (Hagter): 22 Ağustos 1879’da Hacın’da doğdu. İstanbul Ermeni Basını’na ait gazete ve dergilerde, Hagter, Hımayyak, Davros, Yito ve Tığtagits (Muhabir) takma adlarıyla, birçok yazılara imza attı. Adana Kıyımı’ndan kıl payı kurtuldu. “Fotoğraf Sanatı”, “Adana’daki Hayat” ve beş ciltlik “Adana Felâketi” kitaplarını yazdı. Son kitabın el yazılarına hükümet tarafından el konuldu. “Hacın’ın Lehçesi” adlı eserinin el yazıları hâlâ yayınlanmayı bekliyor. 20-24 Ağustos tarihlerinde Yozgat yakınlarında öldürüldü.
Arisdages Kasparyan: 1861’de Adana’da doğdu. 1880-1910 arasında “Manzume”, “Mecmua-ı Akhbar”, “Püzantiniyon” ve “Surhantag”da (Haberci), Türkçe ve Ermenice, toplumu ilgilendiren konularda ses getiren makaleler yazdı. “Mecmuayı Lâhikalı Kavanin”, “Cüzdanı Kavanini Osmaniye”, “Mabadı Lâhikayı Kavaniyn”, “Zeyli Lâhikayı Kavaniyn”, “Hukuk Müşaviri” ve “İlamat Torbası” önemli kitaplarındandır. Kitaplarının çoğu, ikişer defa baskı yapmıştır. Bugün hâlâ sahafların gözde kitapları arasındadır.
Bedros Kalfayan: 1868’de Harput’un (Harput) İçme ilçesinde doğdu. Rusçuk’ta “Veradzınunt” (Yeniden Doğuş) haftalık dergisini çıkardı. Daha sonraları bu gazete Paris’te “Abaka” (İstikbâl) ismiyle devam etti. Ankara yakınlarında öldü. Mezarı bilinmiyor. Hâlâ kayıp.
Hıraç (Hayk Tiryakiyan): 1871’de Trabzon’da doğdu. 1908’de Bodrum kalesinde mahpusken meşrutiyet ilanıyla serbest bırakıldı, İstanbul’a geldi . Adom Şahen’den sonra “Azadamard” gazetesi ile bazı önemli kitapları yayınladı. Ankara yakınlarında öldürüldü. Mezarı bilinmiyor. Hâlâ kayıp.
Nerses Zakaryan: 1833’te İzmit’te doğdu. “Osmanlıca Gramer” kitabı yanında “Abaka” (İstikbâl) ve “Nor Aşkharh” (Yeni Dünya) gazetelerinde de yazdı. Ankara yakınlarında öldürüldü. Mezarı bilinmiyor. Hâlâ kayıp.
Onnik Sırabyan: 1878’de Erzincan’da doğdu. Ailecek Filibe’ye yeleşti. Meşrutiyetin ilanından sonra İstanbul’a gelerek Partoğ Zoryan ile Lusağpür Yayınevi’ni (Işık Kaynağı) kurdu. Ankara yakınlarında öldürüldü.
Partoğ Zoryan (Jirayr): 1 Ocak 1879’da Tamzara’da doğdu, 18 yaşında Filibe’ye geçti. R. Zartaryan, o zamanlar “Razmig” (Mücadeleci) gazetesini çıkarırken bir süre sonra bu gazetenin yöneticiliğini yaptı. Meşrutiyet’in ilânından sonra, İstanbul’a geldi ve Onnik Sırabyan ile LusağpürYayınevi’ni kurdu. “Meğraked” (Balcı) adlı çocuk ders kitaplarını, “Yergrakordzi Paregamı” (Ziraatçının Dostu) adında, o zamanlar için çığır açacak nitelikte yararlı, profesyonel bir el kitabını yayımladı. Ankara yakınlarında öldürüldü.
Hovhannes Kılıçyan: Divrikli’dir. 37 yaşında Çakmakçılar’da kitapçı ve kırtasiye dükkanı açtı. Önemli ders kitapları serisinin yayıncısı olmuştu. Ankara yakınlarında öldürüldü.
Bedros Kürdyan (Bedig): Bardizag’lı (Adapazarı-Bahçecik) bir gençti. Türk ve Ermeni gazetelerinde sürekli yazardı. Meşrutiyet vesilesiyle yayıma başlattığı (Mücadele) Baykar gazetesini sadece bir sayı çıkarabildi. Ferdi sürgüne kelepçelerle gönderildi ve Meskene’de öldürüldü.
Prof. Garabed Soğigyan: 1874’te Harput’ta doğdu; bölgenin Amerikan Koleji’nden mezun oldu. Dilbilimci ve kimya öğretmeni olarak Yeprad (Fırat) ve Tılgadentsi okulunda çalıştı. 1890 yılında R. Zartaryan’ın arkadaşı olarak edebi çalışmalara bilfiil katıldı. Yayınlanmamış şiir kitabı vardı. Osmanlı’da ve Amerika’da yayınlanan gazetelerde Gamsar takma adıyla yazılar yazdı. 1910’da “Yeprad” (Fırat) adlı on beş günlük bir dergi yayınladı. Harput Amerikan Hastanesi’nde dövülerek öldürüldü.
Prof. Donabed Lüleciyan: 1876’da Harput’ta doğdu ; Kolej’den mezun oldu. Burada, öğretmen olarak yıllarca görev yaptıktan sonra, 1908’de Amerika’ya gitti ve Cornell ve Yale üniversitelerinden mezun oldu. Erzurum’da öldü. Longfellow’un “İvancello” adlı eserini tercüme etti. Gerisinde, henüz basılmamış, birçok eser bıraktı; Amerikan ve Osmanlı gazetelerinde, sayısız makaleler yazdı. Edebi metinlerde kullandığı takma isim Pakrat’tı.
Jirayr Hagopyan (Sarkis Nalbantyan): 1890’da Harput’ta doğdu; öğrenimini Kolej’de ve Tılgadentsi okullarında gördü. Amerika’ya geçti; gazetelerde yazmaya başladı. 1912’de Venedik’e gitti; oradan Anadolu’ya geçti; çeşitli okullarda müdürlük yaptı. İstanbul dergi ve takvimlerine yazdı. 1915’te Harput Hapishanesi’nde şehit oldu.
Mihran İspiryan: 1873’te Sivas’ta doğdu, öğrenimini Halep’teki Fransız ve Ermeni okullarında gördü; Sivas’ta Mektep-i Millet’te beş yıl Fransızca ve Ermenice öğretti. İstanbul’da yayınlanan Ermenice gazetelere Vıruyr, Espero, Narhim, Bued, Muşeğ ve Dork takma adlarıyla yazdı.
Senekerim H. Kalyoncuyan: 1882’de Suşehri’nde doğdu. Sivas Amerikan ve Merzifon Anadolu Kolejlerinden mezun oldu. Ermenice ve Tarih dersleri verdi. Ermenice gazetelerde yazdı. İngilizce’den birçok tercümeleri de vardı.
Garabed Barsamyan: Sivaslıdır, Meşrutiyet’ten sonra basımevi açtı. “Gapira” ve “Hoğtar” gazetelerini kurdu. Varujan’ın “Dırdunçk Y. Demircibaşyanin” (Yeğya Demircibaşyan’ın Şikayetleri) adlı eserini ve Anadolu’daki bazı Ermeni yazarlarının kitaplarını yayımladı. 34 yaşında öldürüldü.
Rupen Rakupyan: Mancılıklı. Amerika’da Columbia Üniversitesi’nden mezun oldu. “Goçnag” gazetesinin yönetmenliğini yaptı. 1912’den itibaren Sivas Öğretmen Okulu’nda pedagog-psikolog olarak görev yaptı. 35 yaşında öldü.
Aram Adruni: Gürünlüdür. Öğrenimini Sivas’ta tamamladıktan sonra Eğin yöresinde öğretmenlik yaptı. Daha sonra Erzincan’a geçti ve felaket yılına kadar orada kaldı. 1908’de kendi girişimiyle “Haraç” (İleri) gazetesini yayınladı.
Aram Şişeyan: Erzincanlı. Ercincan ve Sanasaryan okullarını bitirdi. Meşrutiyet ilânından sonra İstanbul’a geldi, Ermeni Ramgavar (Demokrat) Partisinin organı olan “Veradzınunt” (Yeniden Doğuş) dergisinin başyazarı oldu. 1913’te Hukuk Mektebi’nden mezun olarak, memleketine döndü.
Pilos: Bayburtludur. İşçi olarak çalışmak için Rusya’ya gitti. 1905 Devriminden sonra Türkiye’ye döndü. 1907’de Erzurum’da devrimci çalışma yürüttü. “Haraç”ta (İleri) yazdı. 33 yaşında öldü.
Arşag Tütüncüyan: 1878’de Erzincan’da doğdu. Ercincan Okulu’ndan mezun olduktan sonra Erzincan, Kemah ve Erzurum’da altı yıl öğretmenlik yaptı. 1903’ten itibaren, Osmanlı’nın Ermenice gazetelerinde A. Seruni takma adıyla yazılar yazdı.
Prof. Arakel G. Sıvaslıyan: Kayseri’nin Muncasun köyünde 1859’da doğdu. 1890-94’te, Amerikan Carlyton Üniversitesi’nin Gökbilimi ve Matematik bölümlerinde doktorasını tamamladı. Birçok bilimsel makaleleri Türk ve yabancı dergilerde yayınlandı. Tokat’a yakın, Çiftlik yöresinde 1915 ağustosunda öldürüldü.
Prof. Hovhannes Hagopyan: Ekim1862’de Muncusun’da doğdu. 1869’da ‘Merzifon Koleji’nden mezun oldu ve orada Türkçe öğretmenliği yaptı. İstanbul Devlet Hukuk Okulu’nu bitirdi. 1904’te Amerika’da Massachussette Eyalet Üniversite’de mastır yaptı. “Püzantiyon” ve “Nor Ayk” (Yeni Şafak) gazetelerinde makaleleri yayınlandı. Tokat’a yakın, Çiftlik yöresinde 1915 ağustosunda öldürüldü.
Gagik Ozanyan: 1882’de Şebinkarahisar’da doğdu. Merzifon Anatdolu Koleji’nde okudu.1903-6’da doğduğu yerin okulunda öğretmenlik yaptı. İstanbul’da çıkan Ermenice gazetelere yazdı ve Merzifon’da Hayguni adlı 15 günlük mecmuayı yayımladı. 1915 nisanında sürgüne gönderildiği kafile ile birlikte Sivas’ta katledildi.
Hovhannes Kazancıyan: 3 Nisan 1870’de Tokat’ta doğdu. 1892’de “Arevelk” (Doğu), gazetesine makaleler yazdı; Ayrıca İstanbul’un bütün diğer Ermeni gazete ve mecmualarında yazıları yayınlandı. Bu arada en kapsamlı eseri “Etiyopya’da Taşra Ermenicesi”, Viyana’da basıldı, 1908-10’da “Bugünkü Ermenice Grameri”ni 3 kitapta topladı. Bir süre de H. Şahnazar’ın çıkarttığı “Hayrenik” (Vatan) mecmuasında yazdı. 24 Nisan toplu tutuklamasından o da nasibini aldı.
Vartan Misiryan: 1887’de Divriği’ye bağlı Zımara’da doğdu. 1911’de İzmir Sultaniyesi’nde ve Mesrobyan Okulu’nda İngilizce öğretmenliğine başladı. “Aşkhadank” (Çalışma) gazetesine makaleler yazdı. Rakka’dan Der Zor’a giden yolda katledildi.
Yebisgobos Nerses Taniyelyan: 16 Mayıs 1868’de Zeytun’da doğdu; özverisi ve acılarla dolu hayatıyla hatırlanan bir din adamı oldu. ‘Zeytun isyanını tertipçilerden biri’ olarak suçlandı ve Halep’te hapsedildi; affa uğrayarak İskenderun’a sürüldü; Patrik Ormanyan’ın delaletiyle İstanbul’a getirildi. Sis’li Vatrabed nam-ı müstearıyla, İstanbul gazetelerine yazılar yazdı.
SONSÖZ
Dileriz, Basın Müzesi’nde katledilen gazeteciler bölümüne, 1915 yılında yaşamını yitiren, Ermeni kimlikli, başyazarı, editörü, muhabiri ve basın emekçisi ile tüm bu değerli insanların anısına bir köşe düzenlenir. Cağaloğlu ve Beyoğlu’nda, bu gazete, dergi, yayınevi ve kitapçıların geçmişte bulunduğu, hanların, binaların kapılarının yanına bir anı plaketi konulur. Yazarların anısına da aileleri ile yaşadıkları apartmanların ya da evlerin duvarlarına, onları saygıyla anımsatan bir şeyler yazılır. Bunun herkesin çoktan hak etmiş olduğu huzuru, biraz olsun hissettireceği ve bir utancı da her zaman diri tutacağı beklentisi ile. BİTTİ

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: