İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Kültür Bakanı´ndan Fransa ve Ermenistan´a açık davet var

Kültür Bakanı Atilla Koç, Van’ın Akdamar Adası’ndaki tarihi kilisenin açılışına Ermenistan, Fransa ve soykırım yasasını kabul eden tüm ülkelerin ilgililerini davet edecek

DENİZ ZEYREK

ANKARA – Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç, hükümetin sonbahar sürprizini açıkladı. Van Gölü’ndeki Akdamar Adası’nda bulunan ve restore edilen tarihi Ermeni kilisesinin açılışına Ermenistan Kültür Bakanı da davet edilecek. Koç, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın yapacağı açılışa Fransa gibi soykırım yasasını kabul etmiş ülke temsilcilerinin de çağrılacağını söyledi. Müzelerin yaşadığı sorunları aşmaya çalıştıklarını anlatan Koç, Sabancı Müzesi’nin Rodin sergisine de övgüler düzdü. “Denize, bakan olduktan sonra da girmedim sanıyorum. Mayolu fotoğrafım olsa size göstermem herhalde. Bir de göbeğimle çekeceksiniz” diyen Koç, bir grup gazetecinin kültür ve turizm politikalarıyla ilgili sorularını şöyle yanıtladı:

Tarih ‘aydınlatılıyor’: Diyarbakır’da dünyanın en büyük surları var, Çin’den sonra. Onların hepsini onartıyoruz, şehri bu açıdan ayağa kaldırıyoruz. Efes’i sağlamlaştırmaya da gelecek sene başlıyoruz. Efes’in aydınlatmasını bu sene bitirdik, yakında Bergama’yı da aydınlatacağız.

Akdamar’a davet: Akdamar Kilisesi’ni ziyarete açacağız. Açılışa herkesi, bütün dünyayı davet ediyoruz. Ekim ayında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan açacak. 4 trilyon harcadık. Ben yaptığımız bu büyük hareketi dünyaya tanıtmak istiyorum. Ermenistan’la Fransa dahil tüm ülkeleri davet edeceğim.

Hani Batılı olacaktık?: Müzelerin bakımını ve teşhirini özelleştirelim diyorum. Hemen müzeleri satacaklar deniliyor. Batı böyle yapıyor. İspanya’da bir hafta önce müzeleri gezdim hep özel teşebbüse vermişler. Ondan sonra Batılı olalım deniliyor. Bizde envanter sayımı sürüyor. Üç-dört tanesinden daha da çalıntı eser çıktı. 15 tane kütüphane, 21 tane büyük müze hariç bütün müzeleri vilayetlere devrediyoruz. ‘Karun Hazinesi’ bana bağlıyken çalındı, özel idareye verilseydi belki valiler daha çok ilgilenirdi. Müze benden uzaklaşacak, ama daha fazla insana yakınlaşacak.

İyi ki Sabancı var: Sabancı Müzesi’ne en son Rodin getirildi. Getirme masrafları aşağı yukarı 1 milyon dolar. Bir o kadar da tanıtma yapıldı. Yani bu aşağı yukarı üç trilyon kadar para. Ben bu masrafı yapamam, ama iyi ki Sabancı var, iyi ki yapıyor.

Oteller telifi ödeyecek: Biz telif hakkı için 1.5 senedir çalıştık. Şimdiye kadar kimse telif hakkı vermiyordu. Sanatçılar birlik oldu. Fakat bazen ücret isterken kantarın topuzunu kaçırdılar. Türkiye’nin şartlarında da normal rakamlara indiler. Otel ve kafe sahipleri de bilecekler ki çaldıkları müziğin fiyatını ödeyecekler. Bu bir insan hakkıdır. Amerikalı besteci Samanyolu’nun müziğini yaptı. Bir tek eser sayesinde şimdi çiftliğinde rahat rahat hayat sürüyor. Gelen paralarla geçiniyor. Arif Sami Toker, dünya kadar bestesi var, ama fakirdi adam.

Bodrum’da sıkıntı var: İmar işlerini mahalli idarelerin yapması lazım. Ama Bodrum’da sıkıntı var. A parti, B parti işi değil. Çok küçük bir kasaba, Aynı sorun Belek’te de var. Burada işler yürümüyor artık. Halk Partili belediye başkanı (Mazlum Ağan) makul bir adam. Ama deniz kenarında olmaması şartıyla bazı yerlerin turizme açılması gerekiyor. Bodrum’da yatak potansiyeli 10 yaşı geçmiş. Avrupa standartı 7 yıl. Dolayısıyla Bodrum’da otellerin yenilenmesi lazım. Yatak sayısını 100 bine çıkarmak lazım.

Kitaba yasak olmaz: Ben kitabın yasaklısını kabul etmiyorum. Ben alışılmamış bir adamım. Ben sadece kendime bir tek zaman ayırırım, o da kitap okumak için.

Hacıbektaş şov yeri değil: Hacıbektaş’a emekli general (Hacıbektaş Belediye Başkanı emekli Tuğgeneral Ali Rıza Selmanpakoğlu) geldiğinden beri, sadece devletle, yani Kültür Bakanlığı’yla beraber çalışıyor. Siyasi ve kendi düşüncelerini de açıklıyor, ama törenler Halk Partisi’nin bir gösterisi şeklinde olmuyor. Hacı Bektaş Veli bir din ve tasavvuf unsurudur. Siyasi şov din istismarı olmuyor mu?

Keskin muhalif Yunancada…

Kültür Bakanlığı ‘Türk Edebiyatını Dışa Açma Projesi’ (TEDA) çerçevesinde, AKP hükümetinin ‘korkulu rüyası’ Kemal Anadol’un iki kitabı, Yunancaya çevrildi. Bakan Koç, ‘sürpriz’i Midilli Adası’nı ziyareti sırasında açıkladı ve “Romanlarımızı, hatta anamuhalefet partisi grupbaşkanvekili Kemal Anadol’un eserlerini Yunancaya çeviren Yunanistan’daki yayınevlerine destek oluyoruz” dedi. Bakanlık Anadol’un ‘Bir Ayrılık Romanı’ ve ‘Karşı Yaka Memleket’ adlı kitapların çevirilmesine destek verdi. TEDA kapsamında 2005 yılında 39 esere destek verildi.

Şehitlik için sert yanıt

Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç, Çanakkale Şehitliği’ni ücretsiz olarak onarabileceklerini söyleyerek bu iş için ihaleye çıkan Kültür ve Turizm Bakanlığı’nı eleştiren Müteahhitler Birliği’ne sert tepki gösterdi. ve müteahhitleri yalancı pehlivanlıkla suçladı. Gelibolu Kaymakamlığı’nın 108 müteahhide davet gönderdiğini, bunlardan 90’ının davete yanıt bile vermediğini, 18’ininse teşekkür ederek daveti reddettiğini anlatan Bakan Koç, “Yalancı pehlivanlar. Üzüm yerken bağcı da gıcıklık yapıyorsa

o bağcıyı da gıcıklığını ortaya koymak lazım. Yapacaksanız gelin daha çok iş var. Hem de Çanakkale’de” dedi.

‘Hasankeyf bitmiştir…’

Hasankeyf’i ‘en iyi bilen kişilerden biri’ olduğunu vurgulayan Kültür Bakanı Atilla Koç, Ilısu Barajı’nın suları altında kalacak olan 12 bin yıllık yerleşim yeri konusunda herkese meydan okudu:

“Hasankeyf benim ihtisas alanım. Zaten Hasankeyf yok. Hasankeyf bitmiş, yani tarihten silinmiş. Hiç baraj yapmasan bile 15-20 tane tarihi kalıntı var. Efes gibi bazı yerlerde, kaz kaz şehir çıkıyor ama burada öyle bir şey yok. Taş teknolojisi olmadığı için, şehri bulmamızın imkânı yok. Şehir ortadan silinmiş tuzla buz olmuş. Biz kalan birkaç parça eseri tek tek taşlarını restorasyon ve renevasyon yaparak buraya taşıma hadisesini gerçekleştireceğiz. 50 milyon dolar ayırdık. Türkiye Cumhuriyeti hiçbir şeye bu kadar rakam ayırmadı. Çok iddialı söylüyorum, ben o bölgede kaymakamlık yaptım, Siirt Valiliği yaptığım sırada da, milletvekili ve bakan olduktan sonra da Hasankeyf’i en iyi bilen bakan benim. Ve bu iş için en çok çalışan da benim. Hasankeyf 1000 yıldır orada. 35-40 yıl da Kültür Bakanlığı kurulalı geçmiş. Kim ne kadar para vermiş? Ne çalışma yapmış? Hadi meydan okumaksa bu. Böyle (kod) indirme mindirme yok. Biz bu kararı verdik.”

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: