İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Vatikan güdümlü ihanet!

Arslan Bulut

Ulusalcılığa saldıranlara verdiğim cevaplardan dolayı birilerinin bize diş gıcırdattığını biliyorum. Zaten “Dinlerarası diyalog bir mason girişimidir” yazımdan sonra da bazı İnternet sitelerinde hakkımda iftiralarda bulunmuşlardı.

Ben bunlara cevap dahi vermedim. Çünkü isimleri, cisimleri uydurmaydı!

Karşımıza imzasıyla çıkabilen bir kişi de yoktu!

Yalnız, biz kimseye hakaret etmedik, iftira atmadık. Sadece bize yapılmış hakaretlere aynı ölçüde cevap verdik. Yurt dışında ve arazide olduğum için, tepkileri değerlendirecek durumda değilim, dolayısıyla kendilerine bir hatırlatmada bulunayım.. Tekrarında fayda var!

* * *

Evet, dinlerarası diyalog girişimi, hem misyonerliktir, hem de bir mason girişimidir!

Dinlerarası diyalog girişiminin hedefi, ölen Papa”nın açıklamasına göre “Kilisenin bütün insanları kiliseye döndürme amaçlı misyonunun bir parçası”dır.

1964 yılında Vatikan”da kurulan “Hıristiyan Olmayanlar Sekreteryası”nın başındaki Pietro Rossano da kendi yayın organlarında, “Diyalogdan söz ettiğimizde, açıktır ki bu faaliyeti, kilise şartları çerçevesinde misyoner ve İncil”i öğreten bir cemaat olarak yapıyoruz. Diyalog, Kilise”nin İncil”i yayma amaçlı misyonunun çerçevesi içinde yer alır” diye yazmıştı.

* * *

Türk Mason Dergisi”nin 1951 yılı Ocak ayında basılan ilk sayısında ve “Bu mecmua niçin çıkıyor?” başlıklı yazısında, aynen şöyle deniliyordu:

“Masonluğun gayesi, insan cemiyetlerinde din, politika, ekonomi ve aile gibi çeşitli sebeplerin meydana getirdiği ihtilatları ve bu ihtilatların doğurduğu farkları ortadan kaldırmaktan ibarettir.

(İhtilat, sosyal hastalık hatta “komplikasyon” anlamında kullanılmaktadır. Demek ki masonlar, din, politika, ekonomi ve aileyi her türlü sosyal hastalığın sebebi olarak görmektedir.)

Masonluk, başı ve sonu ıstırap olan bu farklar kaldırıldığı gün, insanlığın manevi birliği kurulacağı kanaatindedir.

Masonluk inanan insanlar topluluğudur. Dinlere hürmetkardır, fakat bir dini müessese değildir. Çatısı altında dini münakaşalara ne müsaade ne de müsamaha eder. Çünkü masonluk, din adamlarının çoğu, kendi hakiki ve yüksek gayelerini unutarak, insan zümreleri arasında ihtilafları çoğalttıklarını görmüştür. Tarihin misallerini verdiği bu ihtilaflar, insanlık aleminde büyük elemlere yol açmıştır.

Masonluk, saliklerinin siyasi kanaatlerine hürmetkar olmakla beraber, bir politika müessesesi de değildir. Çünkü manevi ve ahlaki kıymetlere istinad eder ve insanlığın müstakbel birliğini kurmanın bir siyaset işi olmadığını bilir. Politikayı bir birlik yolu değil, bir ayrılık vasıtası telakki eder.

Masonluk, bir iktisadi müessese de değildir. Cemiyetin muhtelif sınırları arasında bir iktisadi mücadele yaratmak, onu yekdiğerini düşman vaziyet almış taraflar halinde parçalamak masonluğun en çok nefret duyduğu hallerden biri ve belki de birincisidir.”

* * *

Şimdi bu belgeyi okuduktan ve masonluğun gayesinin, “insan cemiyetlerinde din, politika, ekonomi ve aile gibi çeşitli sebeplerin meydana getirdiği ihtilatları ve bu ihtilatların doğurduğu farkları ortadan kaldırmaktan ibaret” olduğunu anladıktan sonra, bugünkü “dinlerarası diyalog” girişimlerinin ve “tek dil, tek para, tek din ve tek pazar” demek olan küreselleşmenin nereden doğduğu konusunda herhangi bir şüpheniz kalır mı?

Son olarak “Allah birdir, Muhammed onun elçisidir” şeklindeki İslamiyet”in temel kabulünü parçalayarak ikinci kısmını ortadan kaldırmak istemeleri, bu stratejinin uygulaması değil midir?

Dinlerarası diyalog girişiminin bir mason girişimi olduğunu somut olarak teyit eden bir diğer husus da, yukarıda adı geçen Pietro Rossano ve daha birçok kardinalin P-2 Mason Locası mensubu olduğunun ortaya çıkmasıdır! Rossano, bu locaya 1968 yılında girmiştir. Sadece Rossano değil, Vatikan”ın önde gelen 66 kardinal ve piskoposu, bu locaya kayıtlı kişilerdir!

Bu adamlar hem masondur, hem Hıristiyan!

Ve bu adamlar hem masondur, hem de dinlerarası diyalog girişiminin mimarı!

Bu durumda dinlerarası diyalog girişimlerine dünyadaki bütün Hıristiyan ve Yahudi liderlerin destek vermesi, bu işin Vatikan”da kotarılması, bizimkilerin de bu misyonerliğe alet olması ne demektir?

Tarihte, Türk Milleti”ne karşı, Türk devletine karşı bundan daha büyük bir suç işlenmiş midir?

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: