İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Tarihin döngüleri

3 Ekim’de Türkiye’yi yakından ilgilendiren bir Güneş tutulması olacak. Gökyüzündeki hareketleri yeryüzündeki olayların zaman göstergeleri olarak düşündüğümüzde Türkiye için çanların çalmaya başladığını hiç kuşkusuz söyleyebiliriz

BARIŞ İLHAN

AB müzakereleri açısından 3 Ekim Türkiye’de hemen herkesin gözlerini dikip odaklandığı bir tarih. Astrologlar da kendi uğraşıları açısından buna farklı bir önemle bakıyorlar, çünkü Mars 2 Ekim’de geri gitmeye başlayacak ve hemen ardından, 3 Ekim’de Türkiye’yi yakından ilgilendiren bir Güneş tutulması olacak. Aynı noktaları tetikleyen bir diğer Güneş tutulması da 29 Mart 2006’da yaşanacak. Daha sonra Eylül 2006’da ve Mart 2007’de de Türkiye halkını yakından ilgilendiren tutulmalar var. Gökyüzündeki hareketleri yeryüzündeki olayların zaman göstergeleri olarak düşündüğümüzde Türkiye için çanların çalmaya başladığını hiç kuşkusuz söyleyebiliriz.

Aslında çanlar 2004 yılının ilk yarısında çalmaya başlamıştı ve dakikalar işliyordu. Şimdi yine saat başı oldu. 2004 yılında Uranüs Balık burcuna girerek geçmişte Kurtuluş Savaşı’na benzer bir dönemi başlatmıştı. 1919’da Uranüs’ün Balık burcuna girişi Atatürk’ün Samsun’a ayak basışına denk geliyordu. Sonra Sevr Anlaşması, Kurtuluş Savaşı, Lozan, 1926’da Musul’un bırakılışı… Bu öyküyü hepiniz biliyorsunuz. Hayat döngülerden ibaret.

İçinde bulunduğumuz süreci gerçekten Kurtuluş Savaşı’na benzetirsek, günümüzde ll. İnönü ve Sakarya Savaşı dönemlerinde olduğumuzu, henüz orduların İzmir’e girmediğini söyleyebiliriz.

Mars’ın önemi

3 Ekim’deki Güneş tutulması Türkiye’nin Mars’ını tetikliyor. Eski savaş tanrısı, öfkenin ve saldırganlığın temsilcisi Mars Türkiye için çok önemli bir sembol. Her şeyden önce Türkiye’nin Güneş’i (kimlik, lider) dahil, Akrep burcunda bulunan birçok gezegeni yönetiyor. Tarihte eski Türklerin yöneticisi. Olumlu yönüyle bir fatih ve kahraman, gölge yönüyle vahşi, yıkıcı, yok edici insan. Yaşamda karşınıza çıkan güçlüklerle savaşmak ve dünyaya nüfuz etmek için gereken enerjiyi ve dayanıklılığı simgeliyor. Patlamalarla ortaya çıkan kontrol dışı enerji ve saldırganlık potansiyeli taşıyor. İşte şimdi bu enerji Türkiye’nin vatanını, ülke topraklarını, geçmişini ve atalarını temsil eden yerde tetikleniyor ve ülke için savaşma dürtüsüne işaret ediyor. Tetiklendiği alan ayrıca hükümete karşı olan insanları ve muhalefet partisini temsil ediyor. Dolayısıyla şimdi milliyetçiliğin artmasını, karşıt gösterileri ve muhalefet partide hareketlenmeleri veya değişimleri bekleyebiliriz. Tabii toprak bütünlüğü ve geçmişe dair üzeri örtülen konular üzerine çatışmalar da cabası. Güneş tutulmaları etkilerini en az iki yıllık bir dönemde gösteriyorlar ve bu etki tutulmadan önce de görülüyor. Ermeni Konferansı’nın doğurduğu tepkilere baktığımızda bu dönemde hiç de yapıcı başlamadığımız, özyıkıcı olduğumuz gün gibi aşikâr.

Mars Türkiye’nin haritasında meclisin, NATO, AB gibi ittifakları ve ülkenin geleceğe yönelik umut ve projelerini temsil eden alanın temsilcisi. Yani ülkenin atılganlık ve hareket enerjisini kullanış biçimi doğrudan bunları etkiliyor. Şimdi tetiklendiğine göre, bu alanlarda hem hareket hem de çatışma görülme olasılığı artıyor. Bu etkinin yanı sıra, Mars Boğa burcunda, yine aynı alanlarda, 2 Ekim-11 Aralık tarihlerinde geri gidecek. Mars’ın geri gidişi isteklerimizin önüne engeller çıkması, istediğimiz gibi hareket edememek, sabırsızlık, sinirlilik, kavgalar, patlamalar, kazalar ve yangınlar anlamına geliyor. Geri gidiş esnasında her kelimenin önüne, yeniden başlamak, yeniden yapmak, yeniden düşünmek ve yeniden anlaşmak gibi, “yeniden” kelimesini koymak zorunda kalabiliriz.

Tarihe baktığımızda Mars’ın Boğa burcunun aynı derecelerinde sadece 1926’dan geri gittiğini görüyoruz. Bu hareketin öncesinde Musul verilmiş. Mars ileri gidip 1927’de aynı noktaya geldiğinde ise Amerika ile yeniden siyasi ilişki kurulmuş.

Sonra, aynı derecelerde olmasa bile Boğa burcuna da yansıyan geri hareketi 1958 yılında görülüyor ve Irak Devrimi’ne denk geliyor. Devrim ertesi Amerika Lübnan’a, İngiltere Ürdün’e asker çıkartıyor. 1958 ayrıca Türkiye ile Yunanistan arasında Kıbrıs sorununun daha da yoğunlaştığı yıl. Geri hareket bittikten sonra 11 Şubat 1959’da Zürih Antlaşması imzalanmış ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla ilgili şartlar tespit edilmiş. Bu döngülere bakarak Türkiye’nin önünde yeni bir anlaşmanın beklediğini düşünebiliriz.

Gerçekten AB’ye doğru mu?

Her ne kadar Avrupa Birliği üzerinden “dışişlerine” odaklanılmış olsa da, Türkiye’nin toprağını, geçmişini temsil eden yerde bulunan Mars’ın bu astrolojik hareketlerle tetiklenmesi ve yine halkı ve geçmişi temsil eden Ay’ın ilerletim teknikleri ile aynı konuların burcu olan Yengeç’e geçmesi, önümüzdeki 2-2.5 yıl boyunca özellikle önce “içişlerine” odaklanılması, geçmişten kalan sorunların çözümlenmesi ve Türkiye’nin adeta biçim değiştirerek, geçmişin hortlaklarından özgürleşmesi gerektiğini gösteriyor. Ancak bunları yaptığı zaman onay ve önemsenme peşinde olmadan, güvenle kendini ortaya koyup sınırlarını belirleyebilir ve hedeflerine ilerleyebilir. Türkiye’nin Mars’ı Terazi burcunda. Savaş simgesinin barış, denge ve uyumun burcunda pek rahat olduğunu söyleyemeyiz. Bu rahatsızlık ancak barış için savaşarak ve denge yaratılarak giderilebilir.

Tetiklenen Mars toprağı, somut güvenlik yapılarını, parayı ve değer sistemlerini temsil eden Boğa’da geri gideceği için buralarda sorunlar yaşanabilir veya yeniden düzenlemeler yapılması gerekebilir. Buna borsayı, gayrimenkul değerleri, madenleri, doğal kaynakları ve tarımı da ilave edebiliriz. Ayrıca jeolojik olgulardan ve/veya havadan kaynaklanan nedenlerle konutların ve toprağın zarar görmesi, sağlık sorunları ve salgın hastalıklar söz konusu olabilir.

Özetle, olumlu potansiyelleri içinde barındıran zorlu bir döneme adım atıyoruz. Savaşçının keskin kılıcının sadece barış, işbirliği ve paylaşım için kullanılması gerekiyor. Ancak bu, boyun eğmek, taviz vermek anlamına gelmiyor. Ülkenin tüm birimlerinin eşitlik ilkesi ile dengelendiği, geçmişin hesabının temizlenerek kapatıldığı ve ileri doğru adımlar atıldığı günlere…

BARIŞ İLHAN: Astrolog

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: