İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Soykırım ayini

Melih Aşık

Nereden çıktı bu Ermeni konferansı? Boğaziçi Üniversitesi’nden Zafer Toprak, Ertuğrul Özkök’e:

– Yılbaşında bir parti vermiştim. Halil Berktay ve Murat Belge de vardı. Konferans fikri orada doğdu, demiş.

Zafer Toprak’ı yanıltmışlar. Bu konferansın daha öncesi var.

Bu konferansların ilki 2000 yılında Michigan Üniversitesi’nde Prof. Ronald Grigor Suny’nin öncülüğünde düzenleniyor. Prof Suny, 1998’de Türkiye’de Koç Üniversitesi’nde ders vermiş. Aldığı ilhamla dönüşte Michigan Üniversitesi’nde bir konferans düzenleniyor. Konu: “Armenians and the End of the Ottoman Empire”… Yani, ” Osmanlı İmparatorluğu’nun Sonunda Ermeniler”… Düzenleme komitesinde bir Türk isim de var: Mine Göçek… Aynı isimler, 2002 yılında aynı üniversitede ilk konferansın benzerini düzenliyor. Boğaziçi’nde düzenlenmesi planlanan ama Bilgi’de yapılan son konferans bu dizinin üçüncüsü… Başlığı da ilkiyle büyük benzerlik gösteriyor: “İmparatorluğun Son Döneminde Osmanlı Ermenileri”…

Mine Göçek Hanım, ilk iki konferansta olduğu gibi son konferansın da danışma heyetinde yer alıyor.

2000 yılındaki ilk konferansa Türkiye’den Halil Berktay, Selim Deringil, Çağlar Keyder, Almanya’dan Taner Akçam, ABD üniversitelerinden Mine Göçek, Engin Akarlı, Hakan Özoğlu katılıyor…

Toplantı basın ve davetlilere kapalı yapılıyor. Bu konferansla ilgili internette iki yazı hemen göze çarpıyor… Daphne Abeel’in ve Vincent Lima’nın yazıları…

Bu yazıları Google’da yukarıdaki iki ismi yazarak bulabilirsiniz. Yazıların başlıkları şöyle:

“Türk akademisyenler soykırımı kabul etti”… Ve “Sessizlik duvarında bir başka çatlak”

Sessizlik duvarı dedikleri Türkiye’nin Ermeni iddiaları karşısındaki sessizliği…

Toplantıdan sonra Prof Suny diyor ki:

– Beklenmeyen ve olağanüstü olan… bu konularda açıkça konuşacak bir akademisyenler grubu yaratmış olmaktır. Türk akademisyenler -biri hariç- soykırım sözcüğünü sürekli tekrarladılar.

Türk katılımcılar, o günlerde hangi oyuna geldiklerini fark etmemiş olabilirler. Ama daha sonra hangi oyuna geldiklerini fark etmemelerine imkân yok. Göz göre göre, ve bilerek “Türk akademisyenler soykırımı kabul etti” mesajının dünyaya yayılmasına… Ve “Türkiye’nin sessizlik duvarında bir çatlak daha oluşturulmasına” alet oluyorlar…

İstanbul’da düzenlenen Ermeni konferansı sona erdi. Konferans gündeminin akılda kalan 2 maddesi var:

Yumurta ve domates…

Haldun Ertem

Gazeteci korkusu!

Tuncay Özkan ile Cüneyt Arcayürek, pazar günleri Kanaltürk’te Politika Durağı adlı bir sohbet programı yapıyorlar. Doğruları dile getiriyorlar. Son progama mail gönderen bir izleyici iktidara karşı acımasız davrandıklarını söyleyince Cüneyt Arcayürek, önce iktidardakilerin acımasızlıklarına dikkati çekiyor, sonra da bir fıkra anlatıyor:

Osmanlı Sadrazamı Mehmet Paşa’ya bir gün sormuşlar:

– Bu titizliğinizin sebebi nedir? Padişahtan mı korkuyorsunuz?

– Hayır, tarihten korkuyorum, demiş Paşa…

Gazeteci iki şeye karşı sorumludur… Tarihe ve okura… Arcayürek bunu anlatıyor…

Berktay’ın keşfi

Daphne Abeel’in yazdığına göre… Michigan Üniversitesi’nde 2000 yılında düzenlenen Ermeni konferansına katılan Halil Berktay demiş ki:

– Bugün Türkiye Ermenistan’ı ile ilgili kuruntular vardır. Anadolu’nun Türklerin olağan toprağı olduğu sanılır. Ama 1915’te Anadolu Türklerce bilinmezdi, bir arka bölgeydi. Türkler 1. Dünya Savaşı’ndan sonra Anadolu’yu yeniden işgal ettiler.

Amerikalı tarihçi Justin MaCarthy, Halil Berktay ve benzerleri için şu deyimi kullanıyor:

– Görüşlerine saygım var. Ama şunu da söylememe izin verin. Ermeni milliyetçisi gibi konuşuyorlar…

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: