İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Nasıl oynanmalı oyun?

Hasan Cemal

Kazasız belasız yapılan, yapılması da birçok bakımdan iyi olan Ermeni Konferansı dolayısıyla daha çok şey yazılabilir.

Bir sürü not birikti.

Biri de Baykal’la ilgili.

CHP lideri, akademisyen kökenli. Üniversiteden siyasete gelen biri.

Aynı zamanda, programında sosyal demokrat yazan bir partiyi yıllardır yönetiyor. Ayrıca CHP 1970’lerden beri Sosyalist Enternasyonal’in üyesi…

Baykal’ın tutumunu izliyorum.

Konferansa ilişkin açıklamalarını okuyorum. Sergilemiş olduğu tutum ve de söylemi bir tuhaf.

Akademik duyarlığı yok.

Sosyal demokrasiye de uymuyor.

Akademik özgürlüğe kararlılıkla sahip çıkabilen bir sosyal demokrat lider profili çizmiyor Baykal’ın yönelişleri.

Hukuk devleti açısından da çok farklı bir tavır içinde olduğu söylenemez. Oysa, İstanbul 4. İdare Mahkemesi’nin konferansı durdurma kararı çok açık.

Nereden baksan sakıncalı.

Hukuku çiğniyor!

Bilimsel özgürlüğü hiçe sayıyor.

Kökleri üniversiteye giden, sosyal demokrat bir parti liderinin böyle bir durumda yeri göğü inletmesi gerekmez mi?

Yapmıyor Baykal bunu.

Siniyor.

Sütre gerisine çekiliyor.

Sosyal demokratça davranmıyor.

Milliyetçilik ağır basıyor.

Konferansın konusu, içeriği, katılımcıları şu ya da bu olabilir.

Beğenmeyebilirsiniz.

Ama bırakın sosyal demokratlığı, sadece demokratlık yeter, bu konferansın yapılmasını kararlılıkla savunmak için…

Kaldı ki, Türkiye’nin en önde gelen üniversitelerinden üçü bu konferansa sahip çıkıyor, rektörleriyle birlikte: Boğaziçi, Sabancı ve Bilgi üniversiteleri…

Üstelik bu konferansa katılanların düzeyi ve yetkinliği, kimse kuşku duymasın, Baykal’ın televizyondaki o üslubunu ve eleştirilerini havada bırakıyor.

İnsanın aklına takılıyor bazen:

Baykal’ın bir ideolojisi gerçekten var mı?..

Bilemiyorum.

Ancak, Ermeni Konferansı dolayısıyla benimsemiş olduğu çizgi, sosyal demokrat değil, milliyetçi bir çizgi. Baykal bu tutumuyla, Muhafazakâr AKP hükümetinin gerisine düştü demokrasi açısından…

Baykal’ın bugün mahcup bir edayla yapmak istediğini yapan daha iyiler var.

Baykal, milliyetçilik oynuyor diye, örneğin insanlar ne diye MHP’yi bırakıp CHP’ye oy versinler ki?

Neden aslı varken taklide yönelsinler ki?..

Bir başka konferans notu:

‘Fanatizm’le ilgili.

Her iki taraftaki fanatizmin aşılması, belki daha doğrusu gitgide etkisiz kılınması gerekiyor. Hem Türk hem Ermeni milliyetçiliği kanatlarında gözü kara olanlar var çünkü.

Bir tarafta, “Ermeni soykırımı yoktur, nokta! Başka şey konuşmam” diyenler… Öbür tarafta, “Ermeni soykırımı vardır, nokta! Başka şey konuşmam” diyenler…

Bu iki uç noktanın törpülenmesi şart, eğer bir yandan ‘Ermeni sorunu’nun sorun olmaktan çıkması, öte yandan Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin giderek normalleşmesi isteniyorsa…

İstanbul’daki Ermeni Konferansı, Türkiye’deki fanatizmin törpülenmesi ve demokrasi potasına sokulması açısından çok önemli bir gelişme oldu. Hiç de kolay olmayan bir ilke imza atıldı.

Bu hiç küçümsenmesin.

Türkiye’de gelinmiş olan bu noktayı, Ermeni Diasporası’nın, Ermeni aydınlarının ve Erivan’ın çok iyi değerlendirmesi lazım.

Çünkü Ermeni tarafında da, her bakımdan normalleşme isteniyorsa, Ermeni fanatizmi ve milliyetçiliğinin sorgulanabileceği özgür platformların oluşturulması lazım.

Bu çerçevede, hiç kuşkusuz, diplomatlarımızı yakın geçmişte hedef almış olan ‘ASALA terörü’nün de sorgulanması gündeme alınmalı!

Türk aydınlarının yürekli çıkışını, Ermeni aydınları, dileriz, karşılıksız bırakmazlar.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: