İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Konferans protestolarla başladı

Tartışmalı Ermeni konferansı bu sabah İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde başladı. Konferansın yapıldığı Dolapdere kampusu önünde protesto gösterileri yapılıyor.

Başlığı ‘İmparatorluğun Son Döneminde Osmanlı Ermenileri: Bilimsel Sorumluluk ve Demokrasi Sorunları’ olarak değiştirilen iki gün sürecek konferans nedeniyle üniversitenin Dolapdere yerleşkesi ve çevresinde yoğun güvenlik önlemleri alındı.

Kampus girişini kapatan polis sadece davetiyesi olanları binaya aldı. Girişte de davetiyesi olan katılımcıların isim kontrolü yapıldı.

Rektöre izleyici tepkisi

Prof. Dr. Aydın Uğur:

Konferansın açılışında bir konuşma yapan İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Aydın Uğur, “şimdiye kadar hiçbir mahkeme, kimin davet edileceği, kimin konuşmacı olacağı konusunda görüş beyan etmeyi Türkiye’de üstlenmemiştir” sözleriyle mahkeme kararını eleştirdi.

Uğur konuşmasını yaparken salonda bulunan bir kadın dinleyici, ”özerklik yetmedi mi? Şimdi bir de başımıza fikir özgürlüğü konusu mu çıkardınız?” diyerek müdahalede bulundu. Bunun üzerine Prof. Dr. Uğur, ”hanımefendinin bilimsel edebe sonuna kadar saygılı olacağını umut ediyorum” dedi.

Bu toplantı sonunda ele alınan problemlerin nihai çözüme kavuşturulamayacağını vurgulayan Prof. Dr. Uğur, ”önermeler, savlar ayıklanır, durulaştırılır. Esasen daha gelişkin üst sorular sorulmaya başlanır” dedi.

Prof. Dr. Ayşe Soysal:

Konferans konuşmacılarından Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ayşe Soysal da, bilimsel toplantılar düzenlemenin üniversitenin en temel hakkı olduğunu söyledi.

Prof. Uğur’a müdahale eden kadın izleyici bu kez Soysal’a ”teröristler ne zaman bilim adamı oldu?” dedi. Dinleyiciye yanıt vermeden konuşmasına devam eden Prof. Dr. Soysal, toplantının nerede yapıldığının değil, akademik özgürlüklerin sahiplenilmesinin önemli olduğunu kaydetti.

Prof. Dr. Tosun Terzioğlu:

Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tosun Terzioğlu da, “birçoğumuzun hayatında vardır: Bir eşiğe gelirsiniz, bu eşiği bir türlü geçemezsiniz. Sizi korkuturlar. Derler ki ‘o gördüğünüz gibi değil, çok daha yüksek, arkasında canavarlar var, ejderhalar var’. Durursunuz, beklersiniz, güç toplarsınız. Ama bu iş gözünüzde daha da büyür, daha da korkunç gelmeye başlar. Zannediyorum biz bugün bu eşiği geçtik. Hiç de o kadar zor olmadı” diyerek gelinen süreci özetledi.

İnönü yuhalandı

Toplantıya dinleyici olarak katılan ve Dolapdere yerleşkesine girişinde bir grup tarafından yuhalanan Prof. Dr. Erdal İnönü, ”fikirleri tartışmaktan hiçbir şey çıkmaz. Korkmamalı” dedi.

Göstericiler için ”insanlar duygularını gösteriyor” yorumunu yapan İnönü’ye bir grup protestocu ”Sayın İnönü, o vatan hainlerinin arasına girmeyin” diye seslendi.

Protestocular sabah saatlerinden itibaren Dolapdere kampusu önündeki yerini aldı. Bazı siyasi partiler ile sivil toplum kuruluşları üyesi yaklaşık 300 kişi, ellerindeki Türk bayrakları, çeşitli afiş ve dövizlerle sloganlar atarak konferansı protesto etti.

Konferansın ‘sipariş ve parayla yapılan ısmarlama bir toplantı’ olduğunu öne süren göstericiler, ‘amacın bilimsel tartışma olmadığı’ görüşünü savundu.

Hukukçular Birliği tepkili

Konferansın durdurulması için mahkemeye başvuran ve yürütmeyi durdurma kararı aldıran Hukukçular Birliği ise toplantının bir başka üniversitede yapılmasına tepkili.

Hukukçular Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Kemal Kerinçsiz, konferansın durdurulması için İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne dilekçe verdi.

”Şimdi bu haliyle bu toplantının yapılması mümkün değil, gayri meşru toplantı, kanunsuz bir toplantı, hukuksuz toplantı” diyen Kerinçsiz, süren bir davaya ilişkin telkin ve yönlendirmede bulunmanın da anayasal suç olduğunu söyledi.

Karar Bilgi’yi kapsamıyor

Geçtiğimiz mayıs ayında ertelenen konferans için geçtiğimiz perşembe günü İstanbul Dördüncü Bölge İdare Mahkemesi’nden yürütmeyi durdurma kararı çıktı.

Mahkemenin kararının ardından Boğaziçi ve Sabancı üniversiteleri karara uyacaklarını, ancak bilimsel özgürlük ve üniversite özerkliğini korumak için tüm yasal yollara başvuracaklarını duyurdu.

Dün toplanan Sabancı, Boğaziçi ve Bilgi üniversitelerinin düzenlediği konferansın hazırlık komitesi ise, toplantının Bilgi Üniversitesi’nde yapılması için rektörlüğe başvurduklarını açıkladı. Çok geçmeden Bilgi Üniversitesi’nden hazırlık komitesinin talebine olumlu yanıt geldi.

Konferansı düzenleyen Sabancı ile Boğaziçi üniversiteleri de Dördüncü İdare Mahkemesi’nin kararına itiraz etti.

Daha önce konferansa sert tepki gösteren Adalet Bakanı Cemil Çiçek de mahkeme kararıyla durdurulan Ermeni konferansının Bilgi Üniversitesi’nde yapılmasının hukuka uygun olduğunu söyledi.

Daha önce de ertelenmişti

‘İmparatorluğun Çöküş Döneminde Osmanlı Ermenileri’ başlıklı konferansın 24 mayısta Boğaziçi Üniversitesi’nde yapılması planlanmış, daha sonra hükümet ve muhalefet cephesinden gelen sert tepkiler nedeniyle toplantı ertelenmişti.

Konferansta resmi tez dışındaki görüşlerin savunulacak olması nedeniyle Adalet Bakanı Çiçek, toplantıyı çok sert bir biçimde eleştirmiş ve “keşke Adalet Bakanı olarak dava açma yetkimi devretmeseydim” demişti.

Toplantıyı ‘talihsizlik’ olarak niteleyen YÖK de, konferansın nitelikleri açısından bilimsel bir toplantı olamayacağı kanısına varmıştı.

Avrupa Birliği Komisyonu da akademik çevrelerin bu konuya tartışması gerektiğini belirtmişti.

Avrupa basınında çıkan bir yorumda da, “bu akademik tartışmanın aptalca sınırlandırılması, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği için bir felakettir” denilmişti.

Başbakan Erdoğan ise, toplantının ertelenmesini doğru bulmadığı belirterek, ”bırakalım herkesin ne söyleyeceğini, ne söylediğini görelim” demişti.

ERTELEME KARARINA TEPKİ

Dışişleri Bakanı Abdullah Gül:

“3 ekime giderken içerden ve dışardan bu işi engellemek için çalışanlar son gayretlerini gösteriyorlar. Bunlara yenileri de eklenirse benim için sürpriz olmaz. Kendi kendimize zarar vermekte üstümüze yok.”

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan:

“İstanbul Dördüncü İdare Mahkemesi’nin verdiği kararı tasvip etmek mümkün değil. Bu çağdaşlığa, demokrasiye ve özgürlüğe sığmaz.”

AB Komisyonu:

“Müzakereler öncesinde yapılmış bir provokasyon… AB Komisyonu Türk toplumunun geçmişini özgürce tartışmaya yönelik bu yeni girişimin yapılamamasından üzüntü duymakta.”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Özyürek:

“Doğru değildir, üniversiteler özerk kuruluşlardır. Konferansın yapılmaması, yapılması sonrasında ortaya çıkabilecek olumsuzluklardan daha fazla olmuştur. Olaya Türkiye’nin demokratikleşmesi açısından bakıyoruz.”

DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar:

“Türkiye’nin tarihi mahkeme kararlarının korumasına ihtiyacı olmayacak kadar şeffaf ve berraktır. İşlerine geldiğinde Türkiye’deki bağımsız yargıyı öne çıkaranların, işine gelmediğinde yargı kararlarını tenkit etmeleri doğru bir davranış değildir. Mesele yargıdadır, meseleyi çözecek olan da yargıdır.”

Tarih Vakfı:

“Ülkemizi önce hukuk camiasında, sonra tüm dünyada gülünç duruma düşürmesinden derin acı duyuyoruz.”

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: